RÖPORTAJLAR
30 Mayıs 2012 Çarşamba

17 ay boyunca iki konuya çok üzüldüm

CHP’de İzmir İl Kongresi öncesi sorumlu gazetecilik misyonu gereği adaylarla konuşmaya devam ediyoruz. PM Üyesi Levent Eyipişiren’le başlayan aday sohbetlerinin ikinci konuğu mevcut İl Başkanı Tacettin Bayır...

17 ay boyunca iki konuya çok üzüldüm

Görevde kaldığı süre boyunca attığı pek çok adım tartışılan, kaç kez ‘gitti, gidiyor’ şeklinde söylentiler çıkmasına rağmen koltuğunu korumasını bilen Bayır, il başkanlığı yarışında iradesini ortaya koyan ilk adaydı.
Metropolde fazla olmasa da metropol dışı ilçelerdeki varlığı rakipleri tarafından da kabul gören Tacettin Bayır’la 17 ayın muhasebesini yaptık. Ve yeniden il başkanı olması halinde yapacaklarını konuştuk.
Egedesonsoz.com politika muhabiri Can Özlü’nün sorularına içtenlikle yanıt veren Bayır, yaşadığı seçim deneyiminin yanı sıra İzmir’de il başkanı olmanın zorluklarına vurgu yapıp, 2014’teki olası tehlikeye işaret ederken de ‘İzmir’in kaybı CHP’nin bitişidir’ dedi. Ama en can alıcı yanıtı 17 ay boyunca onu en çok üzen şeyin ne olduğuna dair sorumuzda verdi. ‘İki şeye çok üzüldüm. Biri geçtiğimiz günlerde Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile yaptığım görüşmenin Milletvekili Alaattin Yüksel tarafından basına servis edilmesiydi. Diğeri de canla başla çalıştığımız 12 Haziran seçimlerine beş kala Havagazı Fabrikası’nda medyanın önünde Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Milletvekili Mehmet Ali Susam arasındaki kavgaydı” dedi.
 
İŞTE CAN ÖZLÜ’NÜN SORULARI VE BAYIR’IN SAMİMİ YANITLARI:

SONSÖZ -
Sayın Başkan İzmir İl Başkanı olarak 16. ayı geride bıraktınız. Bu sürece ilişkin herkes bir şeyler söylüyor. Eleştiren de var beğenen de… Siz görevde olduğunuz 17 aylık süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
İl başkanlığı sürecinde gazetelerde ve televizyonlarda 17-18 arkadaşın ismi geçiyordu ama bunlardan birisi ben değildim. Son anda genel başkanın talebi ile MYK da benim il başkanı olmam yönünde karar alındı. Kamuoyu yoklaması ile adımın önde çıkması ile beni çağırdılar. O süreçte görevi bana verdiler. Aynı süreçte İstanbul ve Ankara il başkanları da yeni atanmıştı. Biz görev sürecimizde Ankara 5 kez İstanbul 3 kez değişti. Görevine devam eden tek il başkanı ben oldum. Başlangıçta örgütün beni tanıması ve benim örgütü tanımam konusunda bir takım sıkıntılar yaşadık. Annemden il başkanı doğmadım sonuçta. Bunların hepsini aştık. İlçe delege ve kongreler süreçleri başladı. İki kez tüzükten aldığı hakla, il delegeleri il kongresi yaptırmak için imza kampanyası yaptılar. O süreçte 159 imza topladı arkadaşlar. Ben o süreçte il başkanlığı çalışmalarımda o il delegasyonuna gerekli güveni verdim ki imza vermedi arkadaşlar. Özverili bir süreçti. Günde 15 saat çalıştık. Gitmediğimiz ilçe kalmadı. İşimizden eşimizden ve özel yaşantımızdan özveride bulunduk. Öyle de olması gerekiyordu. Görevlendirme ile geldik ve sorumluluğumuz çok fazlaydı.



HEM BORÇ ÖDEDİK HEM EĞİTİM YAPTIRDIK
AKP’nin bütün kurumları ile bakanları ile parasıyla puluyla İzmir kalesini düşürmek için İzmir’e inanılmaz derecede asılıyorlardı. Mevcut oyumuzu korumak artırmak için planlı çalışmalar yaptık. İl kongresine gidelim, kurultaya gidelim talepleri ile içeride boğuşurken, diğer taraftan AKP ile mücadelemiz devam etti. İki taraftan ateş altındaydık çünkü. Zamanla örgüt bizi tanıdı. 4 tane büyük 11 tane küçük miting yaptık. Katılımlar oldukça yoğundu. Ekonomik boyutları da var bu işlerin. Borçların dörtte üçünü ödedik. Bu süreçte hem genel giderlerini karşılayacaksınız, hem etkinlikleri yapacaksın, hem otobüsler kaldıracaksın, mitinglerde gerekli organizasyonun yapacaksınız. Çok kolay şeyler değil bunlar. Örgüt bizi burada da kucakladı. Çalışandan bir lira, orta halli esnaftan 10 lira, durumu iyi olandan 100 lira bağış topladık. İlk geldiğimizde 500 bin lirayı bulan borç vardı, yeni gelenlerle birlikte 600 bin borcun 420 bin lirasını ödedik. 170 bin civarında borcumuz kaldı. Bu süreçte genel merkezden aldığımız toplam para 150 bin liraydı. Olayın hem ticari boyutuna baktığımızda ciddi borç ödedik. Hem de siyasi boyutunda parti içi eğitimi önemseyerek 50’şer kişilik sınıflar halinde eğitimler verdik. Genel merkez parti okulunu henüz açmadan biz bunu yaptık
 
İKTİDARIN YARATTIĞI ‘CHP OY KAYBETTİ’ ALGISINI DEĞİŞTİRDİK
Benim seçim kampanyasında harcadığım paranın on katını harcadıklarını, seçim bittikten sonra basın yolu ile açıkladılar. Ulusal gazetelere tam sayfa ilanlar verdiler ve öyle bir algı yarattılar ki CHP kalesi düşmüş, CHP’nin oyları gerilemiş izlenimi verdiler. Gerçekten de bu konuda başarılı oldular kısa vadede ama biz bu algıyı değiştirmeyi başardık. Gerçek neydi peki? 2007 seçimlerinde 101 bin olan oy farkını, 2011 genel seçilerinde 174 bine çıkardık. Bunu ben yapmadım. Örgütümle birlikte yaptık. O süreci hep birlikte başardık. Ben ekip şefi olarak, örgütümün seçim bürosu açılışlarından tutun her etkinlikte, AKP’nin seçimi zaferle bitirdiklerine yönelik algıları silmekti. Öyle şeyler yaşadık ki bu süreçte. Seçim sürecinde de çok adaletli bir yarış olmadı. Benim bayraklarla süslediğim yerlerde bayraklar aşağıya indirildi ama AKP süslediğinde dokunmadı kimse. Öyle ileriye götürdüler ki, Denizcilik İşletmeleri’ne ait vapur iskelelerine bile Binali Yıldırım’ın resimlerin astılar. Alsancak Tren İstasyonu’na asılan fotoğrafı, mahkeme kararı ile indirttim. Yani bir taraftan AKP’nin iktidar olmasından kaynaklanan güçleri ile mücadele ettik. Bir taraftan parti içi demokrasiyi yerleştirmeye çalıştık. Diğer taraftan da örgütün beni tanıması- bizim örgütü tanımamız için çalıştık. İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük ili.

İZMİR’DE PATRON ÇOK
Yerel yönetimlerde iktidar olduğumuz bir il ve takdir edersiniz ki çok patron var! Milletvekilleriyle, genel başkan yardımcılarıyla, belediye başkanları ile herkes olayın içinde ve müdahil olmak istiyorlar. Haklı olarak. Durum böyle olunca bu kadar çok seslilik içinde örgütü tek sesli hale getirmek ve ortak eylem noktasına taşımak belli bir zaman alıyor. 17 aylık süreci değerlendirdiğimde; ilk iki ay acemilik, sonraki 3 ayda dengelemeye başladık ve son 1 yıldır da taşlar yerine oturdu. Örgüt beni tanıdı, ben örgütü tanıdım ve basınla ilişkilerimi de geliştirdim. Parti dışarıdan bakıldığında, kavgalı bir ev görüntüsündeydi. Ben geldiğimde bu görüntünün zararlarını örgüt ile paylaştım. Birbirimize çelme takma lüksümüz olmadığını anlattım. AKP bütün silahları ile geliyor İzmir’e. Sistemli bir şekilde Cumhuriyet ve değerlerini yok etmek isteyen AKP’ye, birlik ve beraberlik ile cevap verebileceğimizi anlattım. Eğer biz kendi içimizde böyle yakamızdan paçamızdan çekiştirirsek bu AK Partinin ekmeğine yağ sürmek demektir. İri, diri ve birlikte olursak Atatürk’ün CHP’sini iktidara taşıyabiliriz.



7 GENEL BAŞKAN GÖRDÜM KILIÇDAROĞLU GİBİSİNİ GÖRMEDİM

SONSÖZ -
Yeni CHP’ye kolay adapte oldunuz ve Kılıçdaroğlu’nun atadığı il başkanı olarak İzmir örgütünü yönetiyorsunuz. Kılıçdaroğlu ve Yeni CHP’yi başarılı buluyor musunuz?

29 yıldır hiç partiden istifa etmemiş, rütbem olsa da olmasa da kendime görev çıkartan bir insan olarak böylesine yoğun programlarda Türkiye’yi karış karış gezen bir genel başkan ilk kez görüyorum. 7 genel başkan gördüm. 8. ile çalışmak nasip oldu. Yoğun ve sistemli bir şekilde koşturan emek veren bir genel başkan duymadım da görmedim de. Çok çalışan bir insan Kemal Bey... Doğal olarak aynı çalışma temposunu bütün il başkanlarından ve örgütlerden de bekliyor. Bu da çok doğal... Özeleştiri yaparak geriye dönük baktığımızda, 40 yıldır bu parti neden iktidar olamıyor buna bakmak lazım. Ben bu partiye genç yaşta girdim. Sonra evlendim, çocuk sahibi oldum. Çocuğum büyüdü ve torun sahibi yaptı bizi. Onlara bakıyorum ve siyasetin içinde olduğunuzda sürecin nasıl hızlı aktığını fark edemiyorsunuz. Yeni CHP denilen olayın içinde parti içi demokrasi, çalışanların bir yere gelmesi, atama anlayışının kenara bırakılması gibi çok önemli adımlar var. İzmir olarak biz, delege seçimlerinden başlayarak, ilçe kongreleri, gençlik kongreleri ve kadın kongrelerini de kapsayacak şekilde parti içi demokrasiyi bütün partililerim iliklerinde hissedecekler. Zannediyorum 17 aylık süre içinde en iyi yaptığımız şey bu. Parti içinde katılımcılığı artırabilirseniz, demokratik bir şekilde insanlara temsil hakkı verirseniz başarıyı yakalarsınız.
 
İZMİR’İN KAYBI CHP’NİN BİTİŞİ OLUR
Kongrelerde kadın ve gençlik kotasını bizzat takip ettim ve uyulmayan yerlerde müdahale ettim. Karınlar ve gençler yeteri kadar temsil edilmediklerini düşündüler hep ancak alanlara çıkığımızda en önde kadınlarımız var. İzmir’de CHP, oylarını 101 binden 174 bina çıkardıysa, bunda en büyük kadın örgütlerimizindir. Bu kadın ve genç örgütlerimizi dinamik halde tutmalıyız. Yeni bir kampanya başlattık. Her kadın bir kadın üye getirecek. 90 bin kadın üye hedefliyorum. Gençlerde de aynı kampanya var. Orada da 22 bin kişilik bir ordu oluşturacağız. 3 Haziran’da vizeyi alırsam, kampanyayı hızlandıracağım. 100 bin kişilik yeni ve taze bir ordu hazır olacak. Girilmedik sokak, çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmayacağız. Türkiye’nin gözü kulağı İzmir’de… İzmir’in uğrayacağı en ufak başarısızlık, Türkiye’de CHP’nin bitişi anlamına gelir. Bu sorumluluğu bildiğim için günde 15 saat koşturuyorum. Sadece geçen hafta 3 bin kilometre yol yaptım. Bu çalışmayı bir maraton şeklinde götürmemin sebebi, sorumluluk duygusudur.

SONSÖZ - AK Parti’nin İzmir için açıkladığı 35 projenin 2014 seçimlerine yansıması olur mu sizce?
 
Resmi olarak kayda geçen bir proje yok. Bir anda bakanın ya da bir milletvekilinin ağzından çıkan projeler var. 35 proje bitince 36’ncısı olmayacak mı? Bunların pek çoğu hayali. Bizim çabalarımızla ortaya çıkan bazı projelere bile yeni yeni başlıyorlar. 35 ilçe meselesi de buna benzer şekilde ilerliyor. Herkesi 35’e adapte ediyorlar. AKP’nin İzmir’i bölme, parçalama hesaplarında, genelde iktidar olmadığı bölümleri acaba yerelde ele geçirebilir miyim düşüncesi hâkim. Tıpkı Bütünşehir projesi gibi! Bütünşehir projesine de baktığınızda, alabildiğim kadar yeri alırım düşüncesinin hâkim olduğunu görürüz. Daha önce de Büyükşehir sınırlarını 50 kilometreye çıkardılar. Bunun sonunda, ilçe belediye başkanlarımız, ellerinden yetkileri alınmış şube müdürleri haline dönüştüler. Birçok şeyin yetkisi Büyükşehir de. Ama Büyükşehir’in üstünde de bakanlar kurulu var. Orada da Büyükşehir’in yetkilerini kısıtladılar. Kağıt üzerinde, yerel yönetimlerin yetkileri var gibi görünse de geçtiğimiz günlerde yaşanan 60 yaş kartı gibi, gelen müfettiş olumsuz rapor veriyor ve uygulama iptal ediliyor. Sil baştan her şey yeniden yapılıyor. Bizim, 12 ay bekleyen projelerimiz var. İzmir’i, AKP iktidarı cezalandırmaya devam ediyor.
 
BAŞKANLARIN SORUNU BENİMLE DEĞİL BÜYÜKŞEHİR’LEYDİ

SONSÖZ -
12 Haziran Genel Seçimleri’nden sonra ilçe belediye başkanları ile il örgütü hatta Büyükşehir arasında sorun varmış gibi bir tablo ortaya çıktı. Sizin de belediye başkanlarına karşı açıklamalarınız olmuştu. O süreci biraz anlatabilir misiniz?
 
Hiçbir belediye başkanımla ciddi bir tartışmam olmadı. Hiç birisi ile karşılıklı kötü bir sözümüz yoktur. Bunun varmış gibi algılanmasının temelinde, ilçe belediye başkanlarımızın Büyükşehir ile var olan sorunlarının etkin olduğunu düşünüyorum. Kendilerini şube müdürü olarak görmeleri bunda etkili olmuş olabilir. Bir araya gelmelerinde sazınca görmüyorum. Yardımlaşmaları çok normal... Siyaseten aynı geminin içindeyiz. Ben göreve geldiğimde, seçimle gelen 30 ilçe başkanı ve 29 belediye başkanı var. Ben boşalan bir göreve getirildim. Daha sonra geldiğim için; bazı arkadaşlar beni tanımadığı için ve seçimle gelmediğim için çekince yaşamış olabilir. Beni tanıyana kadar çekimser kalmış olabilirler ama bunu aştık. Asla kırgınlık ve küslük yaşamadık.

İKİ ŞEYE ÇOK ÜZÜLDÜM: YÜKSEL’LE YAŞANAN POLEMİK VE O KAVGA

SONSÖZ
- Bu süreçte hiç keşkeniz oldu mu? Şunu da yapmasaydım ya da bunu yanlış yaptım dediğiniz bir şey mesela? Ya da bu süreçte sizin üzen, kıran şeyler neler…

Yaptığım en doğru şey şu. İlk aylarda partimizin milletvekilleri, genel başkan yardımcıları ya da belediye başkanları benimle yakınlık kurmak istedi. Bir miktar yönlendirmek istediler ama ben ilkeli onurlu ve dik durdum bu noktada. Herkese eşit uzaklıkta durdum. Kimsenin adamı olmadım. Ben sadece örgütümün adamıyım. Talimatı örgütümden alırım. Bu da sandık kurmakla olur. İl kongresini de kavgasız gürültüsüz tamamlarsam, ceketi ilikleyeceğiz ve partimiz için çalışacağız. İlk zamanlarda ufak tefek hatalarımız oldu. Medya ile ilişkilerde biraz daha dikkatli olabilirdim. Genel başkanıma 3’er ya da 6’şar aylık raporlar götürdüm. Bunu hep yaptım ama geçen günlerde yine gittiğimde, keşke olmasaydı dediğim şey yaşandı. Uzun süredir medyada ve basında milletvekilleri ve belediye başkanları uyum içinde görüntü veriyorduk. Bu süreçte, genel başkan ile aramızda olan bir konuşmanın bir milletvekili arkadaşımız tarafından basına servis edilmesi, içeride kaç dakika kalındığının tartışmaya açılması beni üzdü. Genel başkanı temsil eden bir il başkanı ile genel başkan arasında yapılan görüşme özel bir görüşmedir. Çok üzüldüm açıkçası. Çünkü ben böyle bir şeye alet olmak istemezdim. Ben kimseye, genel başkan beni aday gösterdi demedim. 117 bin arkadaşımın da aday olma hakkı var. O konuşmanın basına servis edilmesi ve o şekilde yansıtılması ben in çok üzen olaylardan biridir. Bir o var bir de seçim arifesinde meşhur Havagazı olayımız var. Partimizin oylarını nasıl daha fazla artırırız diye iyi niyetle yaptığımız bir çalışma vardı. Bizim dışımızda olan tartışmalar bizi üzüyor. Bundan sonraki süreçte, parti içinde sevgiyi egemen kılarak, iletişim problemini aşmakta kararlıyım. Çünkü bu partide en büyük problem iletişim problemi. Birbirimizle az görüşüyoruz. Birbirimizle gazete röportajları aracılığı ile anlaşmaya çalışmamalıyız. Herkes birbirine telefon kadar uzakta... Bu tip şeylere dikkat etmesi gerekir arkadaşların.


BİRİLERİNİN ADAMI OLARAK OY VERİYORSANIZ CHP’LİLİĞİNİZ TARTIŞILIR
 
SONSÖZ - Sonuçta adaylığını ilk açıklayan siz oldunuz. 3 Haziran’da şansınızı nasıl görüyorsunuz?
 
622 il delegemiz oy kullanacak. Örgütüme güvenim tam. Son hafta çalışmalarında; Menderes, Bakırçay, Yarımada ve metropoldeki ilçelerden aldığım izlenimler çok olumlu. 30 ilçenin 25’nde, delegasyondan aldığım enerji olağanüstü. Bütün yorgunluğum gitti. Gösterilen ilgi ve alaka, beğenilerini sunmaları beni çok mutlu etti. Buna rağmen, birileri delegenin özgür iradelerine müdahale ederek sonuç değişebilir diyorsanız ona yapacak bir şey yok. Ben örgütüme güveniyorum. Tıpkı imza kampanyalarında olduğu gibi... O zaman da delegasyon, benim yaptığım kongrelerden gelen delegasyon değildi. Onlar bile belirli bir sağduyu ile imza vermedi. CHP’deki il delegesi olma sıfatını yakalamış arkadaşlarımın, birileri tarafından yönlendirilebileceğini düşünmüyorum. CHP’li olmak, adamcılıktan, taklitçilikten, şablonculuktan uzak durmayı gerektirir. Birilerinin adamı olarak, oyunuzu aklınızdan geçen adama vermiyorsanız CHP’liliğiniz tartışılmalıdır.
 
EYİPİŞİREN İŞİ NEDENİYLE İSTANBUL’A GİTTİ

SONSÖZ - PM Üyesi Levent Eyipişiren’in adaylığına dönük tartışmalar yaşandı. İthal aday olduğu söylendi. Siz bu ithama katılıyor musunuz? Ve de kongrede Aziz Kocaoğlu’nun doğrudan müdahil olacağına inanıyor musunuz?

O arkadaşımı (Levent Eyipişiren) çok önceden tanırım. Ekonomik durumu ve işi ile ilgili İstanbul’a giden bir arkadaşımız. PM üyesi ve Genel Başkan Yardımcımızın danışmanı. Sadece başarılar dileyebilirim. Kendinde o gücü ve kuvveti görüyorsa aday olacaktır ama son sözü il delegeleri söyleyecek. Genel merkezde adaylığım ile ilgili bir sorun yok. Herkesle görüşüyorum. Siz tabi ki genel başkanın birini işaret edip etmeyeceği ile ilgili beklenti içindesiniz. Genel başkanın son demeçlerine bakarsanız bunu görürsünüz aslında. ‘Tacettin Bayır’ı ben görevlendirdim’ demiş. Benim il delegelerim çok zekidir. Bunu çözerler. İl başkanlığı hem maddi hem manevi olarak 7/24 mesai gerektirir. Biliyorsunuz ki, günde yüzlerce insan geliyor. Onları dinleyeceksiniz, sorunlarını çözeceksiniz. İnsanların sizden beklentileri var. 3 gün yokum, sonra gel deme lüksünüz yok. Bundan sonraki çalışmalarımız bir plan içinde olacak. Köy projelerini geliştireceğiz. Sivil toplum örgütlerine, kooperatiflere, meslek odalarına sadece seçim arifesinde gitmemeliyiz. CHP içinde oylarımız zaten belirli ve tavan yapmış durumda. Hedef kitlesini değiştirmeli ve geliştirmeliyiz. Böyle yaparsak, seçim arifesinde gittiğimizde eleştirilmenin önüne geçeriz. 17 aylık süreçte evimi bile bir otel gibi kullandım. Bu yüzden CHP il başkanlığı çok meşakkatli bir iş. Aziz Bey’in de adaylar arasında net ve açık şekilde taraf olacağını düşünmüyorum.

 
İzmir örgütünde yeni ve beyaz bir sayfa açacağız
 
Muhalif olanı değil kavga edeni affetmem
YORUMLAR
Toplam 31 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
ERZEN ER 12 Ağustos 2012 Pazar 13:55

chp'li belediye başkanı döneminde kooperatifler Bornova erzene mahallesine yüzlerce RUHSATSIZ kaçak konut yaptırdı,mağdur edilen insanlar bu konutlarda 20 yıldır oturuyor.Bu konu sizi hiç üzmedimi.chp nezaman Cumhuriyetin Haksızlıklar Partisi oldu.

Yorumu oyla      11      3  
vatandaş 7 Ağustos 2012 Salı 14:58

il başkanı olarak ne yaptın çıkmış konuşuyorsun bucada,bayraklıda,konakta,okadar işten atılmalar oldu siz ne yaptınız,her zaman muhalefet kalmaya mecbursunuz parti olarak çünkü kendinize çalışıyorsunuz.

Yorumu oyla      11      2  
bekir balcı 24 Temmuz 2012 Salı 19:40

atanmayla yada seçimle chp nin gelişimine katkı koyan gelmiş geçmiş tüm yönetici arkadaşlara katkılarından dolayı teşekkür ediyorum önemli olan bence başarıları ileriye taşıma aşamasında yeni arkadaşlarımıza tecrübeleriyle tekrar katkı koymalarıdır chp geleneği bize bunu öğretmiştir biliyorum ki tacettin beyde böyle düşünüyordur unutmayalım biz chp liyiz

Yorumu oyla      10      2  
tacettin bayır 30 Haziran 2012 Cumartesi 01:16

Değerli zafer ve faruk arkadaşım yorumlarımız ve takdirleriniz için çok teşekkür ederim.30 yıla yakın siyaset yaşamımda bir yerlere gelmek için değil partimi iktidar yapmak için çalıştım,dolayısıyla benim bir görevde olup olmamam değil görevini layıkıyla yapacak arkadaşlarımın olması ve partimi iktidara taşımasını ve şahsımda katkı koymaymakta tereddüt etmeyeceğimin bilinmesini isterim.sağlıcakla kalın.

Yorumu oyla      16      3  
ZAFER POYRAZ 18 Haziran 2012 Pazartesi 22:55

GENEL MERKEZ ATAMASI İLE GELMİŞ OLDUĞUNUZ İZMİR İL BAŞKANLIĞI GÖREVİNDE BULUNDUĞUNUZ 17 AY İÇİNDE ATATÜRKÇÜLÜĞÜN CUMHURİYETİMİZİN VE CUMHURİYET HALK PARTİMİZİN ÇAĞDAŞ İNSANLAR TOPLULUĞUNUN BAŞKENTİ OLAN EGENİN İNCİSİ DÜNYADA DA ŞEHİRLERİN BİRİNCİSİ OLAN İZMİRDE PARTİMİZ ADINA İYİ NİYETLİ OLARAK YAPTIĞINIZ BÜTÜN ÇALIŞMALARINIZ İÇİN BÜTÜN CHP LİLER VE BÜYÜK AİLEM TÜRKİYEDE Kİ YURTSEVER YURTTAŞLARIMIZ ADINA ÇOK TEŞEKKÜRLER EDER EN DERİN SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM.!

Yorumu oyla      19      4  
faruk 18 Haziran 2012 Pazartesi 22:45

bizde senin kadar tertemiz siyasetçi insan adam gibi adam dürüst çalışkan başarılı insanlığı başarıları saymakla bitmeyen gerçek cumhuriyet halk partili herkesimin ankaradan izmire halkın gönlünde taht kuran insan pek görmedim çok güzel görevlere geleceğinden eminiz halkçı temiz yürekli insan zaten kongrede rakiplerin herkes söylüyor seni övüyorlar sonuna kadar arkandayız iyiki varsın güzel insan hepsi seni örnek alsınlar insanlık görsünler allah senin gibi insanları başımızdan eksik etmesin inş

Yorumu oyla      18      2  
31 Mayıs 2012 Perşembe 21:04

izmirde chp nin her kademesi ilçeleri ili beledyeleri alevileşiyor yazık izmire ali engin gelirse oy vermem artık chp ye oylar MHP ye uludere beni zaten bitirtiyor chp ye karşı bune uludere sevgisi kim onlar yahu benim askerimi niye savunmuyorsunuz onlar mayına basmıyorda benim askerim basıyor rehberiniz sezgin tanrıkulu olduğu sürece izmirden oylar MHP ye kayar burda sadece aleviler yaşamıyor bu ne alevi sevgisi

Yorumu oyla      20      7  
gönül dostu 31 Mayıs 2012 Perşembe 09:07

üzgünüm bakın tacettin bey hatalarınız nasıl insanları parçalamış.ödemişte mevcut yönetim kazansın diye yaptıkların insanların yarısınıda sana düşman etmiş orda seçimi belediyeyi nasıl alıcaz bu senin eserin o yüzden umarım bırakırsınız

Yorumu oyla      17      14  
ödemişliye 31 Mayıs 2012 Perşembe 09:02

valla bizde ödemişli öz muhalifleriz ama ali engini istiyoruz.ali rıza bodur nerde biz orda....

Yorumu oyla      12      14  
erkan tek 31 Mayıs 2012 Perşembe 08:43

sıkışınca ankaranın eteğine tutunma kaybedeceksin,çünkü hakettin

Yorumu oyla      14      17  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İzmir örgütünde yeni ve beyaz bir sayfa açacağız
İzmir’in iktidarı olan CHP, 3 Haziran’da çok önemli bir yarışa sahne olacak. ...
Kara kutu değil, CHP’nin en genç il başkanıyım
O CHP örgütünün son günlerde adını en sık duyduğu hakkında en çok konuştuğu, ...
Cenazem kalabalık olsun yeter!
Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol göreve geldiği günden bu ...
 
'İzmir'de sağlık çıtasını yükselttik'
Medical Park İzmir Genel Müdürü Veysi Kubba, İzmir’de sağlıkta devrim ...
'Bizi artık Atatürk bile kurtaramaz!'
Berhan Şimşek İstanbul İl Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonraki ...
Erkek ıslah evi açmayı düşünüyorum
Karabağlar Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan 3 yıl sonra, ilk kapsamlı ...
 
İzmir pasta fırınından ekmek çıkartıyor!
Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı (ESİAD) Bülent Akgerman, ...
Yönetmeye değil halkı örgütlemeye geldim
Egedesonsöz ekibi Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Gönül Soyoğul ve Can Özlü’nün ...
Hedef, her 4 kişiden 3’ünün oyunu almak
Belediye başkanlarının 3’üncü yılı 29 Mart’ta dolarken, Egedesonsöz ekibi ...
 
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Yazar, kendi çaresizliğini yazamaz
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
CHP’nin geleceği
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Tabuları yıkmanın putları kırmanın zamanıdır
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Seni leylekler getirdi yavrum!
Kemal ARI
Kemal ARI
Akla ziyan işler
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Trafik kurallarına uymak çok mu zor?
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Büyükler küçükleri yutacak!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Yüzyılların Kapanmayan Yarası: Sömürgecilik ve Irkçılık
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Şaşırmak
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Ayasofya siyasetin neresinde?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva