Yaklaşan büyük tehlikeye karşı bütün devlet kurumları; Dışişleri, MİT, JİTEM, Milli Savunma Bakanlığı, Encümen-i Daniş ve TSK uyuyor fakat biz Egedesonsöz yazarları vatan nöbetindeyiz! Kamuoyuna duyrulur’… ’¶
DİKKAT: YUNANİSTAN YIKILIYOR!
Ben bu ’“gavur’” milletini iyi tanırım. Ne zaman ne yapacağını çok iyi bilirim bunların. Uzun zaman teşrik-i mesaide(1) bulundum zira. Ne yer ne içerler, nasıl davranırlar, ürküntüleri ve beklentileri nelerdir, çok iyi tetkik ettim yıllarca’…

Bir nevi bu konuda doktor-u hazik(2) oldum da denilebilir. Tespitlerim su götürmez, iddialıyım; kantarım şaşmaz hani! Dedim ya iyi tanırım bu ’“gavur’” milletini’… Hem kadınını hem erkeğini’…
Turizm sektörü mirim, dünya insanlarını tanımamda çok faydalı oldu. Beş yıl geçirdim. Dolu dolu beş koca yıl. Halen de kenarından köşesinden iştigal etmekteyim ya, yine de eskisi kadar değil.
Şimdi bakmayın siz bunların dayılanmalarına’… Korkağın daniskasıdır bunlar. Sivrisinekten, fareden, kakalaktan, akrepten, yılandan ve örümcekten bile öyle çok korkarlar ki, o kadar olur. Oysa bizim hayatımızın birer parçasıdır bu hayvancıklar. Hollywood sinemasının konuyla ilgili bir düzüne film çektiğini hatırlarsanız doğru söylediğimi siz de tasdiklersiniz’…
Dedim ya bu ecnebi halkı hele bir korkmaya görsün; tırsmaya görsün, çil yavrusu gibi dağılır, kaçar’… Görseniz kaçarken tabanlarının halini, o kaba yerlerine vuracağım diye nerdeyse bileklerinden çıkar!
Benden söylemesi, kim bu ’“cavırı’” dağıtmak istiyor, korkutsun yeter. AB muhalifleri de bu sözümü iyi anlasın! Yüzlerce yıl Türkler Kurt Adam olacak diye koktukları için toz duman olup gittiler de bizimkiler anlayamadı bu gerçeği...
İşte o yüzden ben olur diyorum, bunun üzerine de başka söz söylemiyorum. Hem tarih bu, tekerrür eder durur, ’“gavur’” bu, korktu mu, kudurur!
Olur, neden olmasın?... Daha önce olduydu, bu sefer de olur!
Bu işte yine Türkiye tarihi misyonunu yerine getirip kucak açan tarafta olacaktır diye düşünüyorum. Tarih boyunca böyle olmuş çünkü’… Korkan, başı sıkışan soluğu Türk’’ün güçlü kollarında almıştır. Yine öyle olur, yine öyle’… Atarlar kendilerini Türk’’ün kollarına!
Tanırım dedim ya bu ecnebi milletini, o sebeple böyle düşünüyorum’…

BÜYÜK TEHLİKEYİ AÇIKLIYORUM!

Ağalar, paşalar; anneler babalar!... Gün bugündür, gün civanım, her biri ateş parçası, bugünümüzün temeli, geleceğimizin teminatı Gençlerimizi, erkek evlatlarımızı; gardaşlarımızı koruma vaktidir.
Yüzyılın tehlikesi gelmiş kapımıza dayanmıştır. Yapmamız gereken ülke olarak sımsıkı birbirimize kenetlenmek ve hiç ayrılmamaktır.
Bu necip millet tarih boyunca birçok badireler atlatmış ve birçok sıkıntılar çekmiştir. Lakin her zorluğa göğüs germesini bilmiş ve dimdik ayakta kalmayı başarabilmiştir.
İşte o milli direncimizi göstermemiz gereken günleri yine yaşamak üzereyiz. Sözlerimi iyi dinleyin, işitin!...
Bundan yıllar önce Komünist SSCB Zulüm Devleti yıkıldı da neler oldu, Bir hatırlayalım’… Açlıktan, sahipsizlikten ve yoksulluktan ’“korkan’” Rus insanı neler yaptı?...
Korkan, sahipsiz kalan ’“Rus Dilberleri,’” ilkönce Karadeniz sahillerimize çıkarma yaptı!’… Şehir merkezlerimize girdiler, birer birer bölgedeki evleri zapt ettiler ve gençlerimizin imanını kıvraklıklarıyla çaldılar!
Civanım delikanlılarımız, yiğit orta yaşlarımız ve hatta yaşlı başlı olanlarımız hep bunların oyununa kandı. Ahlak, sosyal bünye ve aile direği sarsıldı!
Her korkan ve kendine korunak arayan Rus dilberi attı kendini Türk’’ün güçlü kollarına!... Ve hesap ortada; dağılan binlerce yuva, açıkta kalan binlerce dul ve öksüz bırakılan bebelerimiz!
İşte şimdi daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız! Yunanistan batıyor; dağılacak! Tıpkı SSCB’’nin dağılması gibi bu defa mezhepdaşları Yunanistan çöküyor! Bütün dünya bu çöküşü izlerken biz, tarihte olduğu gibi yine bazı kötü durumlar yaşayabiliriz!
Dikkatli olup, milli birlik ve beraberliğimize sımsıkı tutunup ’“gençlerimiz korumamız iktiza etmektedir!’…
Bu millet nice Katarina, Nataşa, Tanya ve Daşha belasını atlattı, ben inanıyorum ki, şimdi de ülkesinde korkudan kaçacak, kollarına sığınacak Türk arayan Adara, Helen ve Kalika belasını da atlatacaktır!
Belki bu defa Çin prensesleri gibi tatlı sözle, yumuşak ipekle gelmeyecekler, belki de Komünist SSCB’’nin ahlaksızlığını topraklarımıza taşımayacaklardır ama tehlike yine de çok büyüktür!

Çünkü Yunanlılar bizi eskiden tanır,(!) beş yüz sene haremimizde kaldılar! Bunun için büyük bir iştiyakla saldıracaklardır! Edirne’’den Muğla’’ya oradan Hatay’’a hatta Yavru Vatan Kıbrıs’’a kadar bütün satıh iyi kollanmalıdır.
Gençlerimiz muhafaza ve müdafaa edilmelidir. Aile yapımız, sosyal bünyemiz ve ahlaki değerlerimiz Yunan ’“putanalarına’”(3) terk edilemez!

Geleceklerdir! İlkönce İzmir sahilinden karaya vuracaklardır Eleniler, Marikalar ve Karenalar’… Kendilerini namları dünyaya yayılmış, yakışıklı ve de güçlü Türk gençlerinin kollarına atmaya çalışacaklardır!...
İyi tanırım ben bu ’“gavur’” milletini, iyi bilirim!
Demedi demeyin, demedi deme İbrahim! Gerekirse Polat Alemdar’’a haber verelim, olmadı İhtiyarları harekete geçirelim! Bu milli bir meseledir. Bu bir milletin makûs talihini yenme meselesidir. İskender Büyük’’ten dahi yardım alabiliriz. Milli davada herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Devlette küslük olmaz!
Ama sakın düşmanın eline silah vermeyelim! ’“Yunanlıya Kardeşlik Şiiri’”(4) yazan CHP zihniyetine çok dikkat edelim! Ne olur ne olmaz kardeşlik şiiri ’“Yunanlıya AŞK Şiiri’”ne dönüşebilir, gözümüzü açalım!
Ben tanıdığım için söylüyorum; bu cavır aynı cavırdır! O, komünist SSCB’’de Ortodoks’’tu, Yunan da Ortodoks! Demek ki, aynı taktik-stratejiyle saldıracaklar’…
AKP hükümeti gaflet ve dalalet içindedir. Olacakların farkında değildir. Bir AB sevdası, bir BOP sevdası ve açılım merakı gözlerini kör etmiştir bu güruhun! Uyanması, milleti yeni ufuklarla buluşturması mukadder görünmemektedir.

Halbuki yaklaşmakta olan tehlikenin doğuracağı sonuçlar son derece hazin olabilir! Gerekirse seferberlik ilan edilmeli, takrir-i sükûn kanunu yeniden çıkarılmalı Yunan cıbırları memleket hudutlarına, hudut sahillerine ve serhatlarına sokulmamalıdır.

Benden söylemesi! İçtima-i ırkımız bir kere marazlandı mı, artık o nesilden ne bekleyebiliriz ki?

DİPNOTLAR:
Teşrik-i Mesai: teşviki mesai değil evladım, teşrik-i mesai, birlikte çalışmak, beraber çalışmak manasında’…
2Doktor-u hazik: Uzman, mütehassıs’…
3Putana: Yunanca ayıplı bir söz, boş verin
4CHP’’nin eski başkanlarından, CHP Milletvekilliği ve CHP’’den başbakanlık da yapmış olan M.Bülent ECEVİT’’in 1947 de Londra da basın ataşeliği zamanında yazdığı meşhur şiiridir Türk-Yunan Şiiri’… Şimdi Hem DSP’’liler hem de CHP’’liler bana kızacaklardır. Ama olsun, yazdıklarım doğrudur!