Türkiye Cumhuriyeti Devleti’’nin son yıllarda sokulduğu kıskacı dikkatli bir şekilde incelememiz gerekmektedir. ’¶
Uzun yıllardır Sol’’u Sosyal-demokratları veya adı herneyse bu Ülke için mücadele eden her kitleyi bölmek parçalamak adına devamlı kullanılan Karşı Devrim süreci, bu sürecin sonunda olanlar apaçık ortadadır. Artık gözlerimizi açmak zorundayız karşı devrimi yapanların kim olduğunu görmemiz lazım bunları yapanlar din adına insanların saf duygularını suistimal etmekte. Asıl Türkiye'de ki karşı devrimcilerin yaptıklarından ve insanları nasıl etkilediğine birkaç örnek vermemiz gerekli;

Fettullah Gülen’’in anılarının anlatıldığı, Şemsettin Nuri Efendi ile yaptığı röportajları(Küçük Dünyam adlı kitap) içeren kitaptan birkaç örnek verelim;
43. sayfada yer alan ’‘Nasara’’ bölümünüde gelin birlikte okuyalım.
Çoçukluğumuzda bizim kazlarımız vardı. Ben onları çok severdim. Bir gün bu kazlar, Necip Ağa adındaki çok muhterem,abit,zahit komşumuzun tarlasına girmişler.
O da kızmış, kazları bir güzel dövmüş. Baktık bizim kazlar kan revan içinde, kiminin ayağı kırılmış, kiminin gözü çıkmış. Onları öyle görünce içim sızladı, çok rikkatime dokundu fakat ne ben nede evimizden bir başkası tek kelime söylemedi. Çok geçmedi,havada bir bulut belirdi. Necip Ağa'nın tarlasına öyle bir dolu yağdı ki , bahçede ne var ne yok hepsini aldı götürdü. O da, biz de hayret içinde kaldık. Çünkü köyde başka hiçbir yere dolu yağmamıştı’…

Hoca kitabın 67. Sayfasında anlatıyor:
Vesveseye esas teşkil edecek hususların doğması için beyin yıkamanın lüzumuna inanıyorum. Baştan vesvese hiç doğmamalı, doğarken hemen ölmeli’…
Aynen böyle, sanırım fazla söze gerek yok
Şimdi gel gelelim bizler neler yaşıyoruz;
Bu gerçeklerin neleri öngörümlediği ayan beyan ortada iken hala sadaka kültürünün egemenliğine bırakılan halk kitleleri yokmuş sayılıyor.
Binlerce emekçi greve gidiyor’…
Memur, Öğretmen, Polis, Subay, Astsubay geçimm sıkıntısı çekiyor.
Emekli, dul, yetim açlıkla mücadele ediyor.

Ya Başbakan ne yapıyor?
İktidarda kalmak için her yolu mübah sayıyor.

Halka empoze edilen politikalar apaçık ortada iken Karşı Devrim(!) ciler lümpen politikaları ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti yiyor bitiriyor.

Ey Yükselen neslin evlatları Cumhuriyeti biz kurduk o’’nu yüceltecek ve yükseltecek olan sizlersiniz . Bu sözler sanırım her Türk Genci’’nin hayat felsefesidir. Hal böyle iken kendi içimizde ki kavram kargaşalarına bir son vermeli ve tek hedef doğrultusunda kitlenmeliyiz.Artık kenetlenme vakti geldi bırakalım kendi soluğumuzu kesmeyi, karşıdaki tehlike her gün o pis nefesini kulaklarımıza üflüyor.Tehlikeyi yakınımızda arayalım ve Atatürk devrimlerine karşı olan bu karşı devrimcileri artık başımızdan kovalım! Birlik beraberlik en büyük ihtiyacımız ’‘Mahalle baskılarından korkmayın’’. Bizi bizlerden olanlar yönetsin Amerikadan icazet alıp gelenler deyil tabii ki Amerika da kimden icazet alıyorlar o da ayrı bir konu.

Şeriatın ayak seslerini duyuyormusunuz?
Şeriatçıların Laik, Demokratik Cumhuriyeti yıkma k için Türk Silahlı Kuvvetlerinde ki örgütlenişlerinden, Genelkurmay İstihbarat daire başkanlığına dek sızdıklarından haberiniz varmı?Harran Üniversitesi’’nde doktora tezlerinin Said-i Nursi ve Şeriat hukuk’’u üzerine hazırlandığını biliyormusunuz?

İşte acı ama gerçek Karşı Devrim!