Türk Halk Müziğimizi sevenler ve ilgilenenler Sayın Musa Eroğlu’’nu çok iyi tanırlar ve severler. Benim gibi.
Bu yazının birincisini aylar önce yazmıştım. Gelişen siyasi ve ekonomik olaylar ve tüm Türkiye’’ye yayılan yeni dostlarımız için güncelleyerek tekrar yazmak şart oldu.’¶ Ne diyordu Musa Eroğlu;
Bu Dünyanın Direği Yok,
Merhameti Yüreği Yok,
Kılavuzun Gereği Yok,
Yolun Sonu Görünüyor.
’“Ne Mutlu Türküm Diyene’” sözünün çeşitli yerlere yazılmasını ’“İLKELLİK’” sayan bir Cumhurbaşkanı ve ’“ Demokrasi benim için araçtır, amaç değildir’”, ’“Amacım için Papaz elbisesi bile giyerim’” diyen bir Başbakanla dopdolu 7 yılı bitirdik, 8’’ den de gün aldık. 2001 yılında yazdığı ’“Stratejik Derinlik’” adlı kitabında, Irak’’ın 3’’e bölünmesi gerekir diyen kişi, Dışişleri Bakanımız oldu. İstediği gibi Irak bölündü ve Kuzey Irak’’ta ’“Kürt Devleti’” kuruldu. Bizim yöneticilerimizin en kankaları, BARZANİ ve TALABANİ oldu. Suriye ve Libya ile karşılıklı olarak vize zorunluluğu kaldırıldı. İran’’la ilişkilerimiz iyi, fakat dostumuz İran’’a karşı Patriot füzesavar sistemi satın almaya karar verdik. Kaddafi’’nin dediğine göre Başbakan’’ımız adeta son Osmanlı Padişahı.
AB ile ilişkiler tıkandı. Bizzat Merkel ve Sarkozy, Türkiye’’nin AB’’ye alınmayacağını bağırarak söylüyorlar.
Kıbrıs’’ta tam bir kördüğüm içindeyiz. ’“Yes be annem’” ciler, Güney Kıbrıs a gittiler galiba, ses soluk yok.
Ermeni’’ler ile aramız gayet iyi, fakat bu arada kardeşimiz Azerbaycan’’ı küstürdük.
ABD ile ilişkiler mükemmel. Onlar proje yapıyorlar, bizimkiler uyguluyor. Aynen emireri gibi. Yani Dış politikada ’“Eksen Kayması’” yok. Eksen’’i kaybettik, Libya’’da da aradık, henüz bulamadık.
Bana Ne Yazdan Bahardan,
Bana Ne Kardan Borandan,
Aşağıdan Yukarıdan,
Yolun Sonu Görünüyor.
’“Açılım’” dediler, nerelerini, nasıl açacaklarını bilemediler. İrticai faaliyetlere karıştığı iddiasıyla Rektör yapılmayan İçişleri Bakanı günlerce dolaştı, dolaşmaktan başı döndü, şaşırdı. Hatta şaşkınlıktan Polis Akademisinde açılım toplantısı yaptı. Devletin koca Müsteşarı, Genel Müdürü, Vali’’si esas duruşta Habur’’da ’“açılımcı’” beklediler, gele gele 34 adet propaganda uzmanı terörist geldi. Onları havai fişeklerle karşıladılar, fonda PKK bayrakları ve AKP’’nin Paşası Apo’’nun posterleri vardı. Yetmedi Van’’da bu eli kanlı zibidileri ’“Şeref Salonunda’” ağırladılar. DTP’’nin mitinglerinde PKK bayrakları, Apo posterleri, artık vazgeçilmez ürünler oldu. Domuz Gribi sebebiyle gözleri bozulan, Savcılar ve Güvenlik Güçleri bunları göremediler!
Geçtim Dünya Üzerinden,
Ömür Bir Nefes Derinden,
Bak Feleğin Çemberinden,
Yolun Sonu Görünüyor.
Ocak- Ekim arası yani 10 aylık bütçe açığı, 43,2 Milyar TL oldu. (Cumhuriyet Tarihi Rekoru)
Bütçe açığında yıllık %40,4 azalma hedeflenirken, açık % 784,7 Arttı.
Gelirlerin yıllık %18,7 artması hedeflenirken, % 0,2 GERİLEME oldu.
Giderlerde % 14,2 artış hedeflenirken, % 21 ARTIŞ oldu.
Vergi gelirleri geçen seneye göre GERİLEDİ.
Ekonominin durumuna örnek olarak, her gün gazetelerde sayfa sayfa yer alan icradan satılık menkul ve gayrimenkul ilanları gösterebilir. Bankalar yakın bir zamanda Türkiye’’nin en fazla arazi, ev, otomobil sahibi kuruluşları haline gelecekler.
Azrail’’in Gelir Kendi,
Ne Ağa Der Ne Efendi,
Sayılı Günler Tükendi,
Yolun Sözü Görünüyor.
Şimdi, iktidardan gitme ve hesap verme zamanı geliyor. AKP’’nin bundan ürkmemesi gerek. Bizler askeri darbelere hesap verdik. Demokrasiye inanan, kendi de Demokrat olan kişiler, emanetin gerçek sahibi millet adına vekaleten yaptıkları işlerin hesabını gönül huzuru ile vermelidirler. Yanlış yaptılarsa, kul hakkı aldılarsa, sebepsiz zenginleştilerse, insanları fakirleştirdiler ise, ülkeye zarar verdilerse onun da hesabını bağımsız Türk Yargısı önünde vereceklerdir. Bu yanlışlara bilerek uyan, göz yuman, laik devletin yıpranması için her türlü katkıyı koyan BÜROKRAT ve T.C DEVLETİ Memurlarının, yargı önünde hesap vermede öncelikleri olduğu tabiidir.
Sevgili Dostum, H. Akıncı ne güzel yazmış;
’“İrfansız eğer şah-ı cihan olsa da insan,
Âlem-i insaniyete ziyan eyledi de gitti.