Can sıkıcı şeyler olup duruyor.
Dünya açlık sınırının eşiğinde, ekolojik dengeler, ekonomik dengeler her geçen gün altüst oluyor. ’¶ Savaş, ırkçılık, uyuşturucu, fuhuş, silahlanma, hatta nükleer silahlanma, GDO’… Her şey de makro bir çıkar, mikro hümanizm.
Daha fazlasını isteyip duruyoruz.
Doymak bilmeyen bir açlıkla tüketmeyi sürdürüyoruz.
’“Aslında her şeyi çocuğumun geleceği için istiyorum’” masalının
ardına saklanıp bu gidişle onlara hiçbir şey bırakamayacağımız
gerçeğini görmezden geliyoruz.
Bu sabah bir okuyucumdan gelen aşağıdaki hikaye,
bana tüm bunları yeniden hatırlattı.
Hırsın bizi ne kadar yorduğunu,
gösterişin ruhumuzu ne kadar zedelediğini
ve hayattaki her şeyin aslında
nasıl da ’“geçici’” olduğunu:
’“Kariyer yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, eski üniversitelerindeki
Kanser hastası profesörlerini ziyaret için bir araya gelirler.
Hepsi son derece parlak işlere girmiş, birbirlerinin kuyusunu
kazarak yükselmeye çalışmaktadır.
Kimi lap top’’unun üstün özelliklerinden, kimi (aslında krediyle zar zor aldığı) yeni
arabasının maharetlerinden bahseder durur.
Ne ilginçtir ki sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayet etmeye döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör, mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:
Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.
Emin olun ki, bardağın kendis,i kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz. Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da ne içtiğimizi saklar.
Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.’”
Şunu bir düşünün der profesör; ’“hayat kahvedir. İş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar. Onlar hayatı tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de’…’”
* * * * *
Bazen sadece bardağa odaklanarak Tanrının sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz.
Kahvenizin tadına varın!
En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler.
Sadece her şeyin, en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
Basit yaşayın.