Futbolda yeni sezon heyecanı tribünlere getirilen bir takım yasaklarla başlayacak!..
İlk örneği Galatasaray-Fenerbahçe Süper Kupa karşılaşmasında olduğu gibi...
İlk Güvenlik Kurulu kararlarıyla, tribünlere girebilecek olan malzemelerin listesi çıkarılacak!..
Davul, bir standart ölçüsünde olacak!..
Afiş ve flamalar öncelikle 'siyasal' çağrışım taşımayacak!..
Sloganlar, tepkiler yine 'siyasal' etkileşim yaratmayacak; tribünlerde karmaşa yartanlar söylemlere göre 'sonuçlarına katlanacaklar'!..
Yasaklar öyle bir boyuta ulaşacak ki...
Yine ilk örneği Kayseri'de olduğu gibi, naklen yayın kuruluşları, olası bir tepkiye karşı ses düzenlerini yaşananların 'dışa yansımaması için' düzenlemek durumunda kalacaklar!..
Kısacası, yasaklarla çevrelenmiş 'futbol sezonu' başlıyor!..
İnsanın 'futbol şölenine buyrun' diyesi varken, hevesi kursağında kalıyor!..
Ah şu yasakçı düşünce yok mu?

X

Ve hiç beklemediğiniz bir anda değil, alenen tribün kapısına geldiğinizde 'alkolmetreyi' üfleyeceksiniz!..
Taraftarı olduğunuz takımın maçına ancak alkolmetre 'sıfır' gösterirse girebileceksiniz!..
Statlara girişte alkol ölçümünün hukuka ve insan haklarına aykırı bir uygulama olduğunu söylüyor hukukçular...
Hürriyet.com'da Av. Turgur Kazan, uygulamanın, 'toplumu baskı altına alma girişimi' ve 'insan hakları ihlali' olduğunu savunurken, Kayseri'de uygulamayla karşılaşanların dava hakkı doğduğunu anlatıyor...
6222 sayılı yasa maddesinde, 'Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, spor alanlarına alınmaz' diyor...
Aynı haberde maddeyi yorumlayan Av. Fırat Epözdemir, 'Ortada bir belirsizlik var. Buna göre sahaya giren herkesin, sporcular, teknik adamlar ve benzeri kişilerin de bu kontrele tabi tutulması gerekir. Ayrıca bununla ile ilgili bir yönetmelik yok. Yönetmelik olsa bile yasaya aykırılığı gündeme getirir' görüşünü savunuyor!..
Yani biri çıkıp dese ki:
'Üfletin şu antrenörlere, yardımcılarına da; yöneticiler de üfleyecek...'
Olur mu olur! Burası Türkiye!..
Okuduklarımızdan anladığımız odur ki...
Statlara girişte 'alkol ölçümü' de hukuka ve insan haklarına aykırı, ayrıca da suç!..
Türkiye'de sporu tüm birimleriyle incelediğinizde, hele ki şu son dönemde bir doğru görebildiğinizi söyleyebilir misiniz?
X
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, yaptığı açıklamaların 'Taraftara tehdit' olarak değerlendirilmesine tepki göstermiş!..
'Futbol taraftarı arasına nifak sokanlar bedelini öder' sözlerinin 'tehdit' olarak algılanmasına kızıyor Bakan Kılıç!..
Tribünde şiddetin ve küfürün önüne geçebilmenin yolu yasakçı uygulamalardan geçmiyor!..
'Önlem' almak ile 'yasak' koymayı birbirinden ayırmak gerekiyor!..
Statlardaki özel güvenliği de kaldırıp, direk polisi devreye soktuğunuzda bunun bir hazırlığının yapılmış olmasıyla birlikte, 'spor psikolojisi' eğitiminden geçirilmiş ekiplerin görev almasının daha çözümsel bir sonuç olduğunu hem bakanlık hem de Türkiye Futbol Federasyonu görmeli!..
Tribünlerdeki taraftar kitleleri aralarındaki 'şiddete ve küfüre' odaklı azınlığı ayıklamak için zaten hem sözbirliği hem de eylem birliği içerisinde!..
Son üç aylık süreçte omuz omuza vermeleri iyiye yorulmalı...
Bakanlık ve TFF elbette taraftarlar ile de doğru iletişime geçmeli...
Gördükleri baskıyı, polisin kendilerine karşı tavrını, deplasman yakınmalarını, tribün yerleşim istemlerini anlamalı!..
Ve hepsinden önemlisi de 'kendi şovlarını yapan' yönetici kadrolarının taraftar üzerindeki etkisini silmeli!..
İşte o zaman 'yasakları' değil de, 'futbol şöleninde alınmış önlemlere' ilişkin, doğru sonuçlarına vurgu yapan yazılar yazarız!..
Çok mu zor algıyı değiştirmek?