Kayseri'de 3 küçük çocuğun bayramda şeker toplarken kaybolmasının ardından, tüm Türkiye nefesini tutmuş ve kalpten dualara sarılmıştı. Küçük çocukların kurtulmaları, annelerinin akan gözyaşlarının durması için büyük çaba gösteren polisin nefes kesen operasyonu ne yazık ki, minik bedenlerin yaşamasına yetmedi. Polisin çok titiz çalışması ile ortaya çıkartılan katilin emniyetteki polis ifadesini öğrendiğimde tüylerim diken diken oldu. Şaşkın şaşkın düşündüm. Bir insan, daha ağzı süt kokan minik yavruya tecavüz etmeyi nasıl düşünebilir? Onun bağrış ve çırpınmalarına aldırış etmeden canavarca nasıl boğarak öldürebilir? Böyle onlarca cana kıymış vahşi kişilikleri sadece tutuklamak, hapse atmak toplum vicdanı açısından ne derecede tatmin edici?
Kayseri'de yaşanan acı olaydan sonra Türkiye yüzünü yeniden çocuk istismarı olaylarına çevirdi. Uzmanlar, Türkiye'de artan çocuk istismar olaylarının perdesini aralamak için bir dizi çalışmalar yapıyor. Ortaya çıkan tablo acı olduğu kadar ürkücü…
O uzmanlardan biri olan Pedagog Barış Çiçek, internet ortamında cinsel istismar boyutunu araştırmak için ilginç bir yöntem denedi ve başına gelmeyen kalmadı. Çiçek'in başına gelenler, Türkiye'de çocuk istismarı boyutunun ne derece arttığına işaret ediyor. Eğer devletin yetkili organları, bu kişilere karşı caydırıcı bir önlem almaz ise yaşanacak olayların önü kesilmeyeceğe benziyor.
'Begüm 10' kullanıcı adı ile internette sohbet odalarına giren Çiçek'e bir saat içinde onlarca cinsel içerikli mesajlar atılmış. Bu mesajları atanların büyük çoğunluğu, yazıştıkları kişinin 10 yaşında olduğunu biliyor ve bunu yapmakta bir sakınca görmüyor. Çiçek'in yaptığı araştırmada en çarpıcı durum ise, suçu işleyen ya da suça eğilimli kişilerin çevrede çok iyi tanınmaları… Sosyal hayatta iyi ve başarılı olarak görülen kişilerin fırsatını bulduğu anda suça iştirak edebiliyor olmaları, bu işin bu kadar basit bir durum olmadığını gösteriyor.
'Begüm 10' kullanıcı adı ile internette sohbet odalarına giren Çiçek'e bir saat içinde onlarca cinsel içerikli mesajlar atılmış. Bu mesajları atanların büyük çoğunluğu, yazıştıkları kişinin 10 yaşında olduğunu biliyor ve bunu yapmakta bir sakınca görmüyor. Çiçek'in yaptığı araştırmada en çarpıcı durum ise, suçu işleyen ya da suça eğilimli kişilerin çevrede çok iyi tanınmaları… Sosyal hayatta iyi ve başarılı olarak görülen kişilerin fırsatını bulduğu anda suça iştirak edebiliyor olmaları, bu işin bu kadar basit bir durum olmadığını gösteriyor.
Devlet derhal bu işin içine elini sokmalı. Yaşananları zannedildiği gibi adli birer olay olarak görüp geçiştirmemeli. Yaşananlara ve yaşanacaklara seyirci kalır bir bakış açısı sergilenmemeli. Devletin tüm yetkili organları, çocuklara daha fazla koruma sağlayacak yasa ya da farklı koruma alternatifleri geliştirmeli. Toplumumuzda hala yaşayan, kim bilir belki de her gün karşılaştığımız, konuştuğumuz pedofili kişiliklerin açığa çıkarılması için sosyologlar araştırma yapmalı ve basın yayın organlarını kullanarak çözüm önerilerini sunmalılar.
Bu yaşanan olaylar, aslında toplumumuzdaki yozlaşma ve kişiliksizleştirme operasyonlarının birer ürünü. Sadece basit bir örnek vermek gerekirse; bugün televizyon kanallarına bakın, toplumun izlediği programların büyük bir bölümünde cinsellik ön planda. Reyting rekorları kırma amacı güdenlerin mazoşist bir toplum yaratma gaydasına verilen tepkiler de aynı ölçütte olmadı mı?
Kardeşinin kocasını yatağa atan kadın modelini gözümüzün içine sokan, 'kavak yelidir adı üstünde ne yapsa yeridir' mantığı bugün yaşanan vahşi olayların görünmeyen birer failleridir.
Kardeşinin kocasını yatağa atan kadın modelini gözümüzün içine sokan, 'kavak yelidir adı üstünde ne yapsa yeridir' mantığı bugün yaşanan vahşi olayların görünmeyen birer failleridir.
Tecavüz sahnelerinin çok izleneceğini bilen toplum katilleri, 'kendi iç dünyasında bizim Türklerin büyük bir çoğunluğu vahşi hayvandır. Böyle şeyleri yaparsan kesin izler' şuuruna teslim olmuş durumdalar. Hal böyle iken Kemal Sunal filmlerindeki kötü sözleri silmeyi akıl eden RTÜK, böylesine önemli bir bu konuda ne yazık ki hala hiçbir adım atmama gaydasını taşıyor.
Sadece televizyonlar değil, internet çıktı çıkalı en büyük pislik en büyük şuursuzluk bu ortamda yaşanıyor. Pedagog Barış Çiçek'in yaptığı araştırmada ortaya çıkan sonuçta olduğu gibi, internet cinsel istismar olaylarının en büyük boyutta yaşandığı bir yer. Kadın olmayı bırakın, kadın adının bile en iyi 'iş' yaptığı yer burası. Sanal alem, sohbet odaları, jigolo , sevgili, evlendirme adı altında iş yapan servislerle dolu. Sosyal medya algısı ile daha yeni tanışan ülkemizin gençliği gerçekten büyük tehlikede. Daha çıkmamış ne idüğü belirsiz bir kitaba baskın düzenleyen sevgili savcılarımız acaba böylesi konular için ciddi adımlar atar mı bilmem ama bildiğim tek şey gençlerimizin altı bubi tuzakları ile kurulu. ..