Ülke büyük bir kırılmanın eşiğinde… Ezberler bozuluyor.
Üniversiteli gençler gergin… Cop, tazyikli su ve biber gazı servisi sınır tanımıyor.
Bilim yuvalarında panzerler, çevik kuvvet copları…
En sonunda helikopterden servis ettik organik gazını öğrencimize.
Ulus'ta Cumhuriyetçilere, Taksim'de sinemacılara, Silivri'de ulusalcı-yurtseverlere hep aynı mönü… Organik biber gazı, tazyikli, soğuk su…
Tabi ki isteyene en acılısından cop! Organik biber gazından sonra limon isteğe bağlı olarak alınabiliyor.
Türk'ün, Türklüğün sorgulandığı, yargılandığı bir sürecin içinden geçiyoruz kimilerine göre.
Türk olmanın neredeyse 'ayıp' sayıldığı, Türk'ün öz yurdunda garipsendiği…
Sosyal medyada 8 milyonu aşkın kullanıcının adının başında TC yazıyor. TC salgını çığ gibi büyüyor.
Bu alenen bir isyanın, başkaldırının göstergesi… Ortam sanal da olsa isyan gerçek!
Sanmayın ki Ziraat Bankası'na ya da bir dönemin haymatlosu Sağlık Bakanı'na bu isyan…
Sanmayın ki birkaç tabeladaki TC ibaresinin kaldırılmasına sadece…
Bu isyan bir birikimin dışa vurumu…
Ben yaptım oldu, ben dedim oldu mantığına isyan…
Her sabah yeni bir şokla uyanan ve her uyandığında bir şeylerini kaybetme korkusu yaşayanların, ulus devleti parçalıyorlar, Türklük kavramını bitiriyorlar, cumhuriyeti yıkıyorlar diyenlerin isyanı bu.
23 Nisan'ı, 19 Mayıs'ı 9 Eylül'ü kaybettik, 29 Ekim'de coplandık diyenlerin isyanı…
Teröristi, cinsi sapığı, sahte hahamı tanık, ordu komutanını sanık sandalyesinde oturtuyorlar diyenlerin… At iziyle it izi karıştı, bu ülke nereye gidiyor diye soranların isyanı…
Velhasıl isyanı körükleyen yeterince nedenin olduğu ortada… İstersek onlarca madde daha ekleyebiliriz.
Mesela çözüm sürecini ele alalım.
Kim biliyor ayrıntıları? Sadece 3-5 kişi... Akil adamlar listesine kim karar verdi, meclis komisyonu kurma fikrine kim önayak oldu, destek verdi?
Neymiş, sürece destek yüzde 58'miş…
Adıma çözüm, barış denilen bir sürece destek yüzde 58'de kalıyorsa 30 yıldır kan kusan bir milletin mensupları olarak bu orandan utanmalıyız. Yüzde 42'nin barışı, çözümü istemediği anlamına mı geliyor bu oran yoksa süreci yönetenleri onaylamadığı anlamına mı?
İktidarın dahası Başbakan Erdoğan'ın yoğurt yiyişi belli…
Pek çok adımından en yakınlarının bile haberi yok. Adına çözüm denilen süreçte Erdoğan'ın kullandığı dili kaç AK Partili onaylıyor bugün?
Ya da 'akil adamlardan' başlayarak kimi hamlelerini…
Adına çözüm ya da kalıcı barış denilen sürecin dili bu olmamalı… Sürece TBMM'deki diğer partiler hatta toplumu temsil eden STK'lar da dahil edilmeli.
Barışı istemeyen değil barış sürecindeki adımları desteklemeyenleri ikna edecek sağlıklı adımlar atılmalı. Akil adamları beceremedik bari akil adımlarla telafi şansı denenmeli.
*
Süreç içinde tek sorun Erdoğan'ın üslubu değil elbette…
CHP'nin özellikle de MHP'nin dili de doğru değil… MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi hiç bu kadar saldırgan bir üslupla görmedik. Akil adamları hedef gösteren, 'vur de vuralımcılara' onun da zamanı gelecek diyebilen Bahçeli'de kendine gelmeli…
Siyasetçilerimiz tarafından şimdiden kayıkçı kavgasına dönüştürülen 'çözüm sürecine' dair son durum…
AK Parti+BDP süreci omuzlarken CHP+MHP sürecin karşısında…
CHP ve MHP gittikçe tehlikeli şekilde birbirlerine yaklaşıyor. Netleşen tek fotoğraf bu…
Peki, bu tablodan barış/çözüm çıkar mı?
CHP ve MHP'nin omuz vermediği bir yolun 'çözüme' çıkma şansı/ihtimali ABD desteğine rağmen zordur.
Barış sürecini yönetenlerin barıştan uzak dili ister istemez toplumu kilitliyor, kutuplaştırıyor.
Üzerine Yeni Anayasa, başkanlık sistemi, vatandaşlık kavramını da ekleyin…
Sosyal medyadaki T.C isyanının boyutunu anlama, isyana sağlıklı bir anlam yükleme şansı bulursunuz. Sonuçta barış için çıkılan yolda savaş dili kullanılınca…
Haliyle balık baştan kokunca…
Bu manzara kaçınılmaz oluyor.
Başta gençlik olmak üzere herkes istim üzerinde…
Hem İmralı'yı hem Silivri'yi birlikte izliyor. Terazinin bir kefesine İmralı'yı Kandil'i koyarken öbür kefesinde Silivri'deki hukuksuzluğu düşünüyor.
Türk kavramının bu denli 'ayaklar altına' alındığı bir süreci hazmetmekse 2 bin yıllık şanlı tarihe sahip bu millet için hiç kolay değil.
Köpeksiz köy bulduk, değneksiz geziyoruz diyenlere duyurulur.