'İzmir'in futbol yapısı ve takımların görüntüsü bu sezon PTT 1. Lig'de başarıya uzak' düşüncemiz...
Göztepe'nin ve Karşıyaka'nın sezon başı ve devre arasındaki yoğun transfer yapılanması; Buca'nın ise sürekli sessiz ve derinden yol alışı!..
Kiminin 'varlık içinde yokluk' çekerek, parada varsıl, futbolda yoksul olduğunu belgelemesi!..
Kiminin her gün ama her gün, çokça da kendi içindeki çalkantılar, basının o çalkantıyı yükseltmesiyle göz önünde oluşu!.. Parasızlığın bir bıkkınlık yaratacak denli dillendirilmesi; futbolun doğasındaki başarıya ise anlaşılmaz 'kılıflar' uydurulmaya çalışılması!..
İşte o 'başarıya uzak' düşünceyi yaratan etkenler, anlatmaya çalıştığımız sorunlar yumağının sonuçlarıdır!..
Bu köşede PTT 1. Lig değerlendirmesini okurken, çoğu kez 'Bir var, bir yok', 'bir dolu-bir boş' gibi gösterdiğimiz o Bucaspor var ya?
Hani sezon başında Türkiye Futbol Federasyonu'na olan borçları nedeniyle transfer yasağı olan ama gazete sayfalarında çok da tartışılmayan...
Daha üç sezon öncesinin Süper Lig takımı sarı-lacivertliler...
'İzmir'in fırtınaları' Bucaspor...
O takım, sezon başında belirlediği 3.8 milyon liralık bütçesiyle...
Mehmet Battal, Erkan ve Yasin ile birlikte çoğu futbolcusunun sadece transfer paralarının peşinatlarını verip, kalanı için 'sonra konuşuruz' diyen...
Futbolcusuna maç başı bedellerini sezon başından bu yana yatırmayan...
Ve sadece kazandıkları maç primlerini ödeyen...
O Bucaspor takımı var ya?
Aylardır, günlerdir manşetlerden düşmeyenlerin aksine bir çıkışla, zıpkın gibi, fişek gibi geliyor!..
Kimse şaşırmasın!..
O takımın da futbolcusuna, federasyona 18 milyon (trilyon) lirayı bulan borcu var!..
Onların da üstüne -örneğin son olarak stada ek tribün yapmaktan- her gün borç yükü biniyor!..
Peki bunlar olurken, siz gazetelerde, yerel televizyonlarda hiç bir Bucaspor yöneticisinin, futbolcusunun, teknik adamının yakınmasını duydunuz mu; taraftarların futbolcusuna ödenmeyen borçlar için yöneticilerini protesto edip, istifaya çağırdığına tanıklık ettiniz mi?
Duyamazsınız!..
Çünkü ortaya akıl birlikteliğini koymuşlar...
'Bucaspor kazanırsa biz de kazanırız' diye...
Yüreklerini koymuşlar...
'Güven her şeyin önünde gelir; başarıya giden yolda birbirimizi severek, güvenerek yürürüz' diyerek...
Başkan Mehmet Bektur ve arkadaşları, teknik direktör Sait Karafırtınalar ve arkadaşlarını; onlar futbolcularını ve sonunda hep birlikte sergiledikleri ürünle camialarını inandırmışlar...
İşte bugün Bucaspor, ligdeki o 'bir var-bir yok' görünümünden kurtulup Süper Lig için Play-Off'a kalma mücadelesinin içinde bulmuşsa kendini, bunun birincil nedeni nedir biliyor musunuz?
Birbirini sevmek ve güvenmek!..
İkinci nedeni de Sait Karafırtınalar haftalar önce söylemişti futbolcularına:
'Yaptığınız işten keyif alın ki, izleyene de keyif verin...'
İşte o emeğin, alın terinin sonucudur bugün gelinen nokta...
E tabi ister istemez sormak gerekiyor...
Buca'dan bir ses geliyor, duyuyor musunuz?
Hala, 'para, para da para...' diyenlere duyurulur!..
Kulaklarınız çınlasın!..