Metehan UD / EGEDESONSÖZ - Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu yayımlandı. Raporda üniversitenin personel uygulamalarından fakültelerin işleyişine, bilimsel araştırma projelerinden döner sermaye işletmelerine ve doğrudan temin yoluyla yapılan alımlara kadar çok sayıda tespit yer aldı.

Sayıştay, üniversitede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen istisnalar dışında dolu kadrolara görevlendirme yapıldığını belirledi. Bu kapsamda Daire Başkanı, Enstitü Sekreteri, Fakülte Sekreteri ve Yüksekokul Sekreteri kadrolarında bulunan personelin asıl görevleri dışında çalıştırıldığı, bu kişilerin kadro görevlerinin ise başka personel tarafından yürütüldüğü ve bu yöntemle 18 görevlendirme yapıldığı tespit edildi.

DOLU KADROLARA 18 GÖREVLENDİRME
Raporda, 657 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesine göre vekâlet görevlendirmesinin memurun kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası veya görevden uzaklaştırma nedeniyle görevinden geçici olarak ayrılması halinde mümkün olduğu hatırlatıldı.

Sayıştay, üniversitedeki uygulamanın bu kapsamın dışında kaldığını belirterek, “dolu kadroya 657 sayılı Kanun’da sayılan istisnalar dışında görevlendirme yapılmasının, personel mevzuatı ile ilgili temel düzenleme niteliği taşıyan mevzuata aykırı olduğu” değerlendirmesinde bulundu.

Üniversite yönetiminin denetim sırasında gerekli işlemlerin kısmen yerine getirildiğini bildirdiği aktarıldı.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Mevzuat hükümleri çerçevesinde dolu kadro, kadronun halen başka bir memur tarafından kullanılıyor olması hali olup dolu kadroya vekâlet ancak, kadroda bulunan memurun kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işinden geçici olarak ayrılması halinde mümkündür. Kamu İdaresi cevabında, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli işlemlerin kısmen yerine getirildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, dolu kadroya 657 sayılı Kanun’da sayılan istisnalar dışında görevlendirme yapılmasının, personel mevzuatı ile ilgili temel düzenleme niteliği taşıyan mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir

ÖĞRENCİSİ VE AKADEMİSYENİ OLMAYAN 4 FAKÜLTE
Sayıştay raporunda üniversite bünyesinde eğitim-öğretim faaliyeti yürütülmeyen fakülteler de ayrı bir bulgu olarak yer aldı.

Denetimlerde Kuşadası Denizcilik Fakültesi, Söke Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Nazilli Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğrenci ve akademik personel bulunmadığı tespit edildi. Bu fakültelerde yalnızca kadrolu Fakülte Sekreteri ile vekâleten yürütülen Dekanlık görevinin bulunduğu belirtildi.

Üniversite yönetimi ise söz konusu fakültelerin kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ancak henüz öğrenci alımına başlanmadığını ve eğitim-öğretime geçiş sürecinin devam ettiğini bildirdi.

Sayıştay ise bu birimlerde öğrenci ve akademik personel bulunmamasına rağmen Fakülte Sekreteri ve Dekan istihdam edilmesini kamu kaynaklarının kullanımı açısından değerlendirdi.

Raporda, “eğitim-öğretim faaliyeti olmayan bu birimlerde Fakülte Sekreteri ve Dekan istihdam edilmesi ve maaşlarının bütçeden ödenmesinin kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanımı ilkesine aykırı olduğu” ifade edildi.

Sayıştay ayrıca bu fakültelerin işleyişi ve geleceği konusunda Yükseköğretim Kurulu nezdinde girişimlerde bulunulması gerektiğini belirtti.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Kütahya’da trafik kazası: 1 yaralı
Kütahya’da trafik kazası: 1 yaralı
İçeriği Görüntüle

Fiilen öğrencisi ve akademik personeli olmayan bu fakültelerin ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmemesi 2547 sayılı Kanunda belirtilen amaç, hedef ve ilkeler ile kalkınma plan ve programlarında belirtilen hedeflerle uyumlu olmamaktadır. Kamu İdaresi cevabında, Üniversite bünyesinde bulunan; Kuşadası Denizcilik Fakültesi, Söke Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Nazilli Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kuruluş işlemlerinin tamamlanmış olmasına rağmen henüz öğrenci alımına başlanmamış olduğu eğitim-öğretim faaliyetlerine geçiş sürecinin devam ettiği belirtilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesine göre kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması bağlamında; eğitim-öğretim faaliyeti olmayan bu birimlerde Fakülte Sekreteri ve Dekan istihdam edilmesi ve maaşlarının bütçeden ödenmesinin kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanımı ilkesine aykırı olduğu, ilgili birimlerin işleyişi ve akıbeti hakkında Yükseköğretim Kurumu nezdinde girişimler bulunulması gerektiği değerlendirilmektedir.

154 PROJENİN ARA RAPORU, 85 PROJENİN SONUÇ RAPORU YOK
Üniversitenin bilimsel araştırma projeleri de Sayıştay denetiminden çıktı. Raporda, süresi geçtiği halde ara ve sonuç raporları hazırlanmayan projelerin bulunduğu, buna rağmen ilgili mevzuatta öngörülen yaptırımların uygulanmadığı belirtildi.

Denetimlerde 2025 yılı sonu itibarıyla fen, mühendislik, sağlık ve ziraat alanlarında yürürlükte bulunan 154 projenin ara raporlarının süresinin geçtiği halde hazırlanmadığı tespit edildi. Bunun yanı sıra 85 projenin sonuç raporunun da süresi geçmesine rağmen hazırlanmadığı kayda geçirildi.

Böylece rapora göre toplam 239 projede raporlama yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmediği belirlendi.

Üniversitenin kendi yönergesinde, gelişme raporu sunulmayan projelerin satın alma işlemlerinin durdurulması; gerekli durumlarda proje işlemlerinin geçici olarak askıya alınması ve belirli koşullarda projenin iptal edilmesi gibi yaptırımlar bulunuyor.

Sayıştay, buna rağmen yaptırımların uygulanmadığını belirterek, “bilimsel araştırma projelerinin süresi geçtiği halde ara ve sonuç raporlarının zamanında verilmesinin sağlanamaması halinde mevzuatta belirtilen yaptırımların uygulanması gerekmektedir” sonucuna vardı.

22 DÖNER SERMAYE BİRİMİNİN 8’İ ZARARDA, 3’Ü FAALİYETSİZ
Raporda üniversitenin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğüne bağlı birimler de mercek altına alındı.

Denetimlerde toplam 22 döner sermaye işletme biriminden 3’ünün aktif olmadığı, 8 birimin ise gelirlerinin giderlerini karşılayamadığı ve zarar ettiği tespit edildi.

Faaliyette bulunmadığı belirlenen birimler ADÜZEM, Koçarlı Meslek Yüksekokulu ve Turizm Fakültesi oldu.

Gelirleri giderlerini karşılamayan ve zarar ettiği belirtilen birimler arasında ise başta ADÜ Hastanesi, Ziraat Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi olmak üzere toplam 8 birim yer aldı.

Üniversite yönetimi, bazı birimlerin akademik gelir getirici faaliyet talebi bulunmadığı için aktif olmadığını, bu birimlerin kapatılması konusunda çalışma başlatıldığını bildirdi. Aktif birimlerde ise gelir-gider dengesinin sağlanması için tedbir alınacağı ifade edildi.

Sayıştay raporunun sonuç bölümünde, “faaliyeti olmayan birimlerin kuruluş amacına uygun olarak faaliyete geçirilmesi, zarar ettiği tespit edilen işletmelerde ise gelirlerin elde edilmesi, giderlerin harcanmasında mevzuata uygun bir şekilde gelir gider dengesinin sağlanması gerekmektedir” denildi.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Denetimlerde, 2025 yılı itibarıyla toplam 22 döner sermaye işletme biriminden ADÜZEM, Koçarlı M.Y.O. ve Turizm Fakültesi olmak üzere 3 birimin aktif olmadığı; başta ADÜ Hastanesi, Ziraat Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi olmak üzere 8 birimin ise gelirlerinin giderlerini karşılamadığı ve zarar ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu işletmelerin kuruluş amaçları doğrultusunda belirlenen faaliyetlerden en az birine veya birkaçına yönelik olarak aktif şekilde çalışması gerekmektedir. Kamu İdaresi cevabında, Döner Sermaye İşletme birimlerinden bazıları akademik gelir getirici faaliyet talebi bulunmaması nedeniyle aktif olmadığı ve bu birimlerin kapatılması konusunda çalışmalara başlandığı, aktif birimlerle ilgili de gelir gider dengesinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde, faaliyeti olmayan birimlerin kuruluş amacına uygun olarak faaliyete geçirilmesi, zarar ettiği tespit edilen işletmelerde ise gelirlerin elde edilmesi, giderlerin harcanmasında mevzuata uygun bir şekilde gelir gider dengesinin sağlanması gerekmektedir.

HASTANE ALIMLARINDA TEK FİYAT TEKLİFİ
Sayıştay’ın bir diğer tespiti ise üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi ihtiyaçları için Döner Sermaye Bütçesi’nden yapılan doğrudan temin alımlarına ilişkin oldu.

Raporda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi kapsamında yapılan bazı alımlarda piyasa fiyat araştırması yapılmadan yalnızca tek firmadan teklif alınarak alım gerçekleştirildiği belirtildi.

Üniversite personelinin açıklamalarına göre firmalara e-posta yoluyla duyuru yapıldığı ancak alım bazında yalnızca bir firmadan fiyat teklifi alındığı ifade edildi.

Sayıştay denetiminde incelenen bazı dosyalarda ise birden fazla firmadan teklif alındığını gösteren belgeler, teklif isteme yazıları, teklif vermeyen firmalara ilişkin kayıtlar veya tek teklif alınmasını zorunlu kılan teknik ya da hukuki gerekçelerin bulunmadığı tespit edildi.

Raporda, “doğrudan temin alımlarında yalnızca duyuru yapılması yeterli değildir; piyasa fiyat araştırmasının, alım konusu mal veya hizmetin gerçek piyasa fiyatını gösterecek şekilde belgelendirilmesi gerekir” değerlendirmesi yapıldı.

Sayıştay ayrıca birden fazla satıcısı bulunan mal ve malzemelerde karşılaştırılabilir fiyat tekliflerinin alınması ve alımın neden belirli bir firmadan yapıldığının dosyada açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Raporda "Sonuç olarak, birden fazla satıcısı bulunan mal ve malzemelerde alımın tek fiyat teklifiyle sonuçlandırılması, piyasa fiyat araştırmasının mevzuatta öngörülen amacına uygun şekilde yapılmadığını göstermektedir. Doğrudan temin kapsamında yapılacak alımlarda piyasa fiyat araştırması somut belgelerle ortaya konulmalı, birden fazla satıcısı bulunan alımlarda karşılaştırılabilir fiyat teklifleri alınmalı ve alımın en uygun fiyat üzerinden gerçekleştirildiği alım dosyasında açıkça gösterilmelidir." ifadeleri yer aldı.

FİYAT FARKI HESAPLAMALARINDA EKSİKLİK
Raporda son olarak bazı hizmet alım ihalelerinde fiyat farkı uygulamasına ilişkin eksiklikler tespit edildi.

Sayıştay, 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale edilen ve 2025 yılında ödemeleri devam eden bazı hizmet alımlarında ihale dokümanında fiyat farkı verileceğinin belirtilmesine rağmen, fiyat farkının hesaplanmasında kullanılacak ağırlık oranlarına ilişkin sabit katsayıların ve bu katsayılara karşılık gelen endekslerin belirlenmediğini kaydetti.

Raporda, fiyat farkı ödenip ödenmediğinden bağımsız olarak ihale dokümanında hesaplamanın hangi unsurlara göre yapılacağının açıkça gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

Sayıştay, idarenin “fiyat farkı hesaplanmamaktadır”, “ödemeler süresinde yapılmaktadır” veya “sözleşme süresi 365 günü aşmamaktadır” yönündeki açıklamalarının tespit edilen eksikliği ortadan kaldırmadığını belirtti.

Raporun sonuç bölümünde, “fiyat farkı verilmeyeceği öngörülen ihalelerde dokümanda bu husus açıkça düzenlenmeli; fiyat farkı verileceği veya belirli şartların gerçekleşmesi halinde fiyat farkı hesaplanacağı öngörülen ihalelerde ise uygulanacak madde, formül, sabit katsayılar ve bunlara karşılık gelen endeksler ihale dokümanında açıkça gösterilmelidir” denildi.

Sayıştay ayrıca sözleşme süresinin 365 günü aşmaması veya fiyat farkının fiilen ödenmemiş olmasının, ihale dokümanındaki eksikliği mevzuata uygun hale getirmeyeceğini belirtti.