Başlıktaki gibi bir söylem var dilimizde, her şeyi bilerek birbirine karıştırmak anlamında kullanılır. Altmış sekiz kuşağının bazı kalıntılarının yönetiminde olan kanallar, suç işlemiş, adam öldürmüş kişileri masum, zulme uğramış, gençlere halkımızın duyarlılık göstermesi gereğinden dem vurmakta. Bu haftayı bu tür kanallar, PKK'lı veya sempatizanlarına veya gözü dönmüş muhalefet elemanlarına çanak sorular sorma ile geçirdiler. Üstün bir gayretle, açlık grevinde bulunan zavallı!, masum! İnsanların safiyane taleplerine kulak tıkanıyor mesajını yaymaya çalıştılar. Bu talepleri yerine getirmemeyi insanlık suçu imiş gibi gösteriyorlar. Söyleşileri yapan ve onlara çanak soru soranlar adeta onların yalakası. Yazıklar olsun.
Açlık grevinde olan veya ölüm orucunda olan yedi yüze yakın insan ( bunların büyük kısmı katillikten mahkum olmuş, diğer bir kısmı da adam öldürmekten zanlı olan kişiler) koğuşlarındaki şartlardan, yemeklerinden veya idarenin kötü yönetiminden bizar olup bu durumun değişmesi için grevde bulunmuyor. İstekleri bu güne kadar on bin kişiden fazla insanı öldüren PKK'nın başının salıverilmesi, veya ev hapsine alınması. Tabii ki bu eylem için işaret İmralı dan geldi. Böyle bir saçma talep olur mu?. Bir gurup katil, bizim katil başımızı siz mahkum ettiniz onu dışarı çıkarın diyor. Bre adamlar sizin her biriniz çok daha az adam öldürdü, peki sizin durum ne olacak?.
Bu yaygarayı yapanlar, İmralı'dakinin nasıl dışarıya çıkabileceğini pek ala biliyorlar. PKK aşırı sol, eh bizim de solcu altmış sekiz kuşağı medya yöneticilerle yolları kesişivermiş. Anayasayı değiştirmeden bir af konusu gündeme gelebilir mi?. Siz böyle davranırsanız o yargı erkinin çalışabileceğini mi düşünüyorsunuz. Böyle bir af devletin temeline dinamit koymakla eşdeğer.
Bana kalırsa Adalet Bakanlığı, sıvı içecekli vitaminli açlık grevinde olanların mahkumiyet durumlarını açıklasın. Bu açıklamalar altına da öldürülen insanlarımızın ana baba kardeş eş ve çocuklarının ne düşündüklerini yazsın bakalım o zaman sapla saman nasıl karıştırılacak.