Geceyi Bursaspor’’un kamp yaptığı otelde davullu-zurnalı rahatsızlık verme operasyonunda geçirmişti muhtemelen’… Açıkçası pek vicdan azabı duymuyordu.’¶ Bursa’’daki ırkçı söylemlerin hedefi olma ve alınan sayısız yaranın bedeli sadece 110 bin TL olmuş, bir özürden de mahrum kalmıştı. Zaten bu ’‘operasyon’’ dünyada futbolun olduğu her yerde rastlanır cinstendi: Konsantre bozucu ve zararsız!

Asıl heyecan uyanınca başlamıştı. Tarifsiz bir heyecan’… Sevgiliye gidiş günü’… Takım tutan, tribün soluyan herkes bilir. Her sezon bir iki tane ’‘finalin’’ vardır. İçinde nefret olsun sonu mutlu bitsin istersin’… Rakibinle oynamak istersin. Daha doğrusu yenmek için tarifsiz bir arzu duyduğun düşmanınla’… Hani Galatasaraylı, Fenerbahçe’’yi Fenerbahçeli Galatasaray’’ı yenip şampiyon olmak ister ya’… Onun stadına da öyle bir coşku uğramıştı işte. Bursaspor’’u yenerek lige tutunma savaşında bir zafer kazanacaklardı.
Maç günü barı var mıdır, Beşiktaş’’tan İnönü’’ye kadar uzanan yol kadar büyülü müdür stada gidiş seyri bilmem ama elbette ki o da kendi gibi yeşil-kırmızılı atkılı dostlarıyla kendi marşlarını söyleyerek kendi büyüsünü yaşamıştır.
Sonra mı?Erken ve şok final’… Elinde taş olmadığına adım gibi eminim! Dört bir yanından yağan taşları da şaşırarak izlediğine’… Takımını düşürmeye futbolcu yaralamaya değil, nefret dolu ama şiddet dolu olmayan bir zafer kazanmaya geldiği için şaşkın şaşkın bakındığına’…
Sonrası malum işte’… İki farklı geriye düşeceklerdi. Tazameta 90’’da çakacaktı. ’‘İntikam’’ gayet ’‘fair’’ halde alınmış olacaktı. Stat pek seyrek yaşanan bayram havalarından birini daha yaşayacaktı. Ama O şimdi oturmuş o kanaldan o kanala bilindik söylemleri izliyordu. Her ’‘kınamada’’ adı geçiyordu, oysa o taşları atanların çoğunu o bile tanımıyordu.
Stada o taşların sokulmasını engelleyemeyen kolluk kuvvetlerden de, hafta boyu ekran önünde bir sarılmayı çok gören yöneticilerden de masumdu’… Hatta sahada ve dönüş yolunda kabus anları yaşayan Bursasporlu futbolcular kadar masumdu’…
Kim mi O?Biraz yayıncı kuruluşun kaçamak bakışlar attığı ’‘Bir özür çok mu’’, ’‘Bu vatanı sizden çok seviyoruz’’ pankartları, biraz daha 2 hafta önce takımını yenen Denizlispor’’u alkışlayan eller’… Ama en çok da Diyarbakırspor’’un tek ’‘Diyarbakırlısı’’ olan kaptanı BARIŞ’…
Bilenler bilir, en sevdiğim filmdir Donnie Darko’… Gretchen Ross aile travmasını anlattıktan sonra yatağın üzerinde öylece kalan Darko’’ya ’“Bazı insanlar kanında trajediyle doğuyor’” der.
Benim ülkemde de bazı insanlar trajediye doğuyor. Kah polise taş atmanın oyun olduğu topraklara kah terör örgütünün baskınlarının rutin olduğu köylere kah kerpiçten bir eve’…
Ve adları bile geçmiyor hiçbir hikayede’…