Ülkede işsiz insan kalmadı. İşsizin işi çok olur ya, işte o türden. Bir koşuşturmadır gidiyor. Fakat parasız insan yine çok. Ama iş sorunu yok!!! Bu aralar kadın erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı herkesin tek derdi var. O da; domuz gribi...
Her şey unutuldu. İnsanlar en küçük problemlerini bile çok büyütür hale geldiler. Sanki herkes yarın ölecekmiş gibi bir dert içine girdi. Var olan stres aldı başını gitti. Hiçbir şeyi olmayan insanlar bile, sanki dert ararcasına koşuşturma içindeler. Sağlık tabii ki de çok önemli, ama sağlıklı düşünüldüğü sürece. Paronoyası artmış, takıntılı, obsesif düşünceler
insanları boğar bence. Herkes Sağlık Bakanlığının uyarıları doğrultusunda, aile hekimlerinin kontrolünde domuz gribi ile ilgili gereğini yapmalı.
Domuz gribi ve aşısı, ülkenin ve kişilerin en büyük sorunuymuş gibi algılanmamalı, yansıtılmamalı.
Niye?
Ben eczanemi açtığım günden bu güne kadar,
satmadığım kadar dezenfektan, antiseptik ürünler
sattım. Hem de çok kısa sürede. Maskeler, vitaminler, balık yağları, vb. İnanılır gibi değil.
Onlarca firma, marka türedi. Eczanelere gelip elden satmaya çalışıyorlar. Herkes bu ürünlerin kullanımı durumunda hastalık ortadan kalkacak, asla domuz gribi bulaşmayacak mı zannediyor anlamış değilim. Evet, tedbir alınmalı, ama her yönden. Rant peşinde koşanları, kısa zamanda zengin ederek değil, sağlık bakanlığı onaylı ürünleri sağlık hizmeti veren yerlerden alarak yapmalıyız.
Marketlerden, bakkallardan, elde dolaşarak satılan ürünlerden, pazardan alarak değil, güvenilir olan, faturalı alınıp satılanları tercih etmeliyiz.
Tabii ki de bu tip hızlı yayılan hastalıklarda tedbir almalıyız. Ama mantıklı davranarak. Kulaktan kulağa dolaşan fısıltılarla değil, doğru yerlerden aldığımız bilgiler doğrultusunda olmalı. Stresin sizleri olumsuz etkilemesinden kaçınmalısınız.
Çünkü, bağışıklık sisteminin güçlü tutulması birinci kural. Yoksa ilaçta, aşıda anlamsız kalabilir.