Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- Manisa’da jeotermal kuyuların bulunduğu bölgelerde tarımsal üretimi tehdit ettiğine dair iddialar ortaya atıldı.

Sarıgöl Ziraat Odası Başkan Yardımcısı ve ziraat mühendisi Sinan Gençeli, Egedesonsöz’e yaptığı açıklamalarda jeotermal kuyulardan çıkan ve ağır metaller içerdiğini öne sürdüğü suların yeterli derinlikte deşarj edilmemesinin bağları ve yer altı su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Gençeli, özellikle bor ve yüksek tuz içeriğinin üzüm bağlarında ciddi kalite kaybına yol açtığını belirterek, “İçme sularımıza karışıyor” iddiasında bulundu.

“İÇME SULARIMIZA KARIŞIYOR”
Jeotermal kuyularından çıkan ağır metallerin yüksek maliyetler sebebiyle olması gereken derinliğe deşarj edilmediğini ileri süren Gençeli, “Şimdi bu jeotermal şirketleri, yerin yaklaşık 2 bin metre altından sıcak suyu alıyorlar. Bu sıcak suyun içinden çıkan ağır metalleri deşarj etmeleri gerekiyor. Bu suyu tekrar, yerin 2 bin metre altından aldıkları yerlere göndermeleri gerekiyor. Ancak bu şirketler maliyetten kaçındıkları için bunu yapmıyorlar. Bunun yerine, yaklaşık 150-200 metre yanına deşarj ediyorlar. Bu da bizim bağlarımızı, içme sularımızı ve artezyen sularını, kendi sondajlarımızla elde ettiğimiz temiz su kuyularını etkiliyor. Çünkü 150-200 metre uzağa gönderdikleri, içinde ağır metaller, bor, siyanür ve arsenik bulunan bu sular, bizim kendi içme sularımıza karışıyor. O yüzden bu bölge ciddi anlamda etkileniyor” şeklinde konuştu.

İzmir-Manisa sınırında deprem
İzmir-Manisa sınırında deprem
İçeriği Görüntüle

“ÜZÜMLER BURUŞUYOR, TİCARİ DEĞERİ OLMAYAN ÜRÜNLER ORTAYA ÇIKIYOR”
Borun içinde bulunan tuz oranının üzümlere zarar verdiğini ifade eden Gençeli, “Bu borun içinde ağır tuz var, yani tuz oranı yüksek. Belli bir zamandan sonra üzüm bağları birdenbire çöküyor. Hiçbir şekilde bilimsel, ilaçla veya doğal yöntemlerle üzüm yetiştirmek mümkün olmuyor. Bağlar, bor nedeniyle ağır kimyasallara maruz kalıyor. Üzümler birdenbire buruşuyor. Hiçbir şekilde ticari değeri ve piyasa değeri olmayan, kalite kaybına uğramış üzümler ortaya çıkıyor. Çiftçi de bundan tamamen zarar ediyor. Jeotermalin olduğu her yerde bu sorun var” açıklamasında bulundu.

“İLÇEMİZE BİR TANE BİLE JEOTERMAL KUYUSU SOKMADIK”
Sarıgöl bölgesinde açılan davalar nedeniyle jeotermal su kuyuları bulunmadığını aktaran Gençeli, “Ama şöyle bir durum var, biz ilçemize bir tane bile jeotermal kuyusu sokmadık. Hep davalar açtık ve Avukatımız Akın Yakan sayesinde davaları kazandık. Komşu ilçemiz Alaşehir'de bu sorun çok yaşandı. Biz, Alaşehir'in yaşadığı zararları daha erken gördüğümüz için erken davrandık. O bölgede ağır metaller bulunduğu için birçok arkadaşımız, dostumuz ve çiftçimiz bu durumdan ciddi şekilde dert yanıyor. İçme sularına karışıyor. Bu durum çok büyük zarar veriyor” dedi.