7 Ekim 2011 Tarihli Habertürk Gazetesi'nin sür manşetindeki o akıllara ziyan fotoğraf ile ilgili yazılacaklar dünden beri yazıldı, söylenecekler söylendi…
Dün sabah ilk gördüğüm anda dehşete düştüm, midem kaldırmadı, gazeteciliğimi falan bir kenara bıraktım, bir kadın, bir anne, daha doğrusu bir insan olarak nefret ettim, ''Nasıl yaparlar bunu'' dedim…
Zaten o andan itibaren her ortamda konuşulan tartışılan tek konuydu bu fotoğraf…
Ama, sonra düşündükçe tartıştıkça, Habertürk'ün nasıl bir ülkede yaşadığımızı gözümüze sokması açısından son derece başarılı, ama ölen kadının ailesini çocuklarını ve o halde sergilenmesini düşündükçe de iğrenç buldum…
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'dan zerre hazetmem… Ne kadar midem kaldırmasa da, ne kadar önce insan sonra kadın olarak isyan etsem de, düşündükçe Altaylı'nın hakkını teslim etmek zorunda kaldım…
Çünkü, her Allahın günü salatalık gibi kadın doğranıyor bu ülkede, toplum bu gerçekten kaçamaz…
* * *
Evet, fotoğrafı görünce midesi kalkmayan yok… Kadına şiddetle bu şekilde mi yüzleşmeliydik? Elbetteki hayır…
Ama o kadının midesi sayısız bıçak darbesiyle parçalandı, ekmek bıçağıyla deşildi… Benim, senin onun midesi kalkmış çok mu?
Dürüst olalım lütfen, dün o fotoğrafa bakıp midesi kalkanlar, iki gün sonra unutmayacak mı, ya da ardından yazılanları açıklamaları okudukça ''namusunu temizlemiş işte'' demeyecek mi? Nitekim bugün koca denilen o yaratık bu minvalde açıklamalar yapmış bile…
Mahkeme ''Aldatıldım, öldürdüm'' diyen katil yaratığa ''ağır tahrik''ten indirim vermeyecek mi?
Evet, kabul ediyorum bu fotoğraf potansiyel katilleri yolundan çevirmeyecek… Bu fotoğraf, ''namus temizlemek'' uğruna insanlığı kirleten, çocuklarının gözleri önünde annelerini katleden gözü dönmüşlerin vicdanlarını sızlatmayacak…
Bu fotoğraf bence, duyduğu çığlık seslerini ''karı koca arasına girilmez'' deyip duymazlıktan gelen komşular, karakola sığınan kadını bir çay ısmarlayıp evine gönderen polis, savcılığa başvuran bir kadının şikayetini sümen altı yapan yetkilikler, sen ben o bizler gibi ''normal'' insanları rahatsız etmek için basıldı…
Yalan mı…
Dayaktan kaçıp karakola sığınan kadını ''Barışın'' diye evine göndermiyor muyuz?… Babaevine kaçanları ''Kadının yeri kocasının yanıdır'' diyerek geri göndermiyor muyuz? Devletten koruma isteyen kadını ''Resmi nikahın yok, koruyamayız'' demiyor muyuz?
Yetersiz olduğu için şiddet gören kadınları sığınma evlerine sığdıramayıp ilk fırsatta kocasının yanına göndermiyor muyuz Aynen Şefika E. gibi?
Ondan sonraki manzara da bu sürmanşet işte… Onlarca, yüzlercesinden sadece biri… Ama tüm çıplaklığı ve vahşetiyle gözümüze sokulan, yüzümüze tokat gibi çarpılan biri…
Hemen herkes ''Bu nasıl bir fotoğraf, bu nasıl bir gazetecilik… Çoluk çocuk var psikolojileri bozulacak… Midemiz kaldırmadı bulandı'' dedi…
Bulansın yahu… Zaten bu yaşananlar fazlasıyla mide bulandırıcı değil mi?
Merak etmeyin çocuklar tek bir fotoğrafla altüst olmazlar, psikolojileri bozulmaz… Hem çocukların görmemesini istiyorsak, bu ölümleri engellemek için bir şeyler yapmalıyız… Onların gözü önünde yapılmıyorsa, yok sayamayız ki bu gerçeği… Hem hiç kimse bir fotoğraf yüzünden büyünce seri katil olmaz… Çabuk atlatırlar, en azından bizzat yaşayanlardan daha çabuk atlatırlar…
Sadece son bir yılda bile onlarca kadın çocuklarının gözü önünde öldürüldü, bu vicdanları sızlatmadı mı… O çocuklar çocuk değil miydi?
Peki ya Şefika'nın çocukları? Onlar bundan sonra ömürlerinin sonuna kadar bu acıyla yaşamak zorundalar… O fotoğraf onların acılarını ne eksiltir ne de artırır… Hem acaba onlar annelerini bu son kareyle mi hatırlayacak, yoksa ondan çok daha korkunç kareler zaten 19 yıldır beyinlerine kazınmış mıydı?
* * *
Hem devlet hem de toplum için sadece bir istatistik haline gelen kadına şiddet haberlerini üçüncü sayfalarda 9 punto olarak okumaya alıştığımız için, şimdi böyle manşetten tüm çıplaklığıyla tokat gibi yüzümüze çarpılınca zorumuza gitti…
Velhasıl, Şefika artık nefes alamayacak… O zaman ülkeyi ayağa kaldıran bu fotoğraf bir işe yarasın da başka Şefika'lar olmasın…
Bu fotoğraf kadına şiddetin simgesi olsun, miladı olsun… İnsanlar, toplum ve elbette ki devlet samimi olarak harekete geçsin… ''Bir ölüm daha işte'' denilip geçilmesin…
Dipnot 1: Hiç kızmayın Habertürk'e… Koca denilen o yaratık, aynı yastığa baş koyduğu, çocuklarının anasını öldürdü, hem de en vahşi şekilde… O'na kızmak yerine ''Eyyy toplum eyyy devlet, bu ülkede kadınlar öldürülüyor, kafalarınızı kumdan çıkarın'' diyen gazeteye mi kızıyorsunuz… Kızmayın… Bu ülkenin gerçeği bu işte… Hayat herkesi ''Öyle Bir Geçer Zaman Ki''nin Cemile'si gibi dayak yedikten sonra bir anda zengin etmiyor… Kadınlar filmlerdeki gibi bir kere dayak yiyip, devamında mutlu mesut yaşamıyorlar… Lütfen işin kolayına kaçıp vicdanınızı rahatlatmak adına gazeteye kızmayın… Bu eşine şiddet uygulayan koca denilen yaratıkları cezasız bırakan sistemimize, adaletsizliğe, sığınma evine sığınan bir kadını koruyamayan devletin acizliğine kızın.
Dipnot 2: Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin, bu haber dün sür manşet olmasaydı, bu fotoğraf tüm çıplaklığıyla yayınlanmasaydı, kaç kişinin haberi olacaktı bu cinayetten… Ya da kadın şiddeti konusunda bıçağın kemiğe dayandığı nasıl gözlere sokulacaktı… Cevabınız var mı? O bıçağı sırtınızda hissettiniz mi? Herkes tutturmuş fotoğrafı konuşuyor, ama kimse olayı konuşmuyor… Kim vurmuş neden vurmuş, öncesi neymiş sonrası ne olmuş… Adeta bir ''Benim gözümün önünde olmasın da ne olursa olsun'' mantığı hakim… İnsanlık nerde peki? Son bir yılda 150 den fazla kadın öldü… Bu kadınların her biri için konuştuğunuz süreyi bir hesaplayın bakalım… Sadece dünden beri tek bir fotoğrafın konuşturduğundan kat be kat altında değil mi?

Dipnot 3:
Çok açık söylüyorum, eğer bu fotoğraf tek bir kadının bile, sığınma evine gelip de dil döken kocasına kanmamasını sağlayacaksa, yine kadına şiddet söz konusu olduğunda çok ufak da olsa olumlu bir etki yaratacaksa, ben bu fotoğrafı kınamaktan vazgeçiyorum… Dün hep düşündüm, ''Habertürk bunu asil duygularla mı yaptı? Bu protesto daha estetik yapılamaz mıydı?'' diye ve Fatih Altaylı'nın açıklamasını bekledim… Beklediğim açıklamayı yaptı ama doğruya doğru estetik bir protesto olmadı… Vicdanlarımızı sızlattı… Bugüne kadar yapılanlar kadına şiddetin önünü kesmedi kesemedi, inşallah bu fotoğraf bunu başarır…