Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin Silivri’de görülen “makam aracı” davasındaki savunmasında, isim vermeden AK Parti’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerde bulundu. İmamoğlu, “Ankara’da kurultay davasında bana ve arkadaşlarıma hapis istendi. Bir başka kişi için ise beraat istendi. Tek şey, rozet değişti. 7 Ekim’de rozeti tak, 21 Ekim’de beraat istensin. Şimdi gidelim İzmir’e, muhtemelen sokakta gezemiyordur bu arkadaş. Ben bu kapıdan çıkayım, İstanbul’a yürümeye başlayayım, 6 saat içinde İstanbul’da 10 milyonla buluşurum ben” dedi.

“ROZETİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR”
İsim vermeden AK Parti’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik te eleştirilerde bulunan İmamamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

Şahin'den Bahçeli'ye kongre raporu!
Şahin'den Bahçeli'ye kongre raporu!
İçeriği Görüntüle

“Mesela bir örnek daha vereceğim. Geçen gün Ankara’da kurultay davası diye tanımlanan mahkemede bir mütalaa okundu. Aynı kurultay, aynı iddianame, aynı suçlama; bana ve arkadaşlarıma hapis istendi. Aynı dosyada yargılanan bir başka kişi için ise beraat istendi. Ne değişti, biliyor musunuz? Delil mi? Hayır. Hatta çok yakın zamanda o arkadaşla biz böyle şey mektuplaştık gibi yani. O bir şeyler söyledi, ben bir şeyler söyledim, aynı şeyleri söyledik. ‘Böyle delilsiz suçlama mı olur.’ vesaire… Ne oldu, biliyor musunuz? Tek şey, rozet değişti. Yani 7 Ekim’de yakasına başka bir rozet takıldı, 21 Ekim’de beraat istendi. Ne tesadüf? Yani 7 Ekim’de rozeti tak, 21 Ekim’de beraat istensin. Arada 14 gün var. Bu davada da mazot konuşuyoruz. Oysa bu ülkede insanı taşıyan asıl makam aracı, sistem değişti, yeni bir sistem kurdular; rozettir. Araba taşımıyor. Artık yeni makam aracı var, rozet. Türkiye’de yeni bir makam aracı var, rozet. O rozetin ne olduğunu herkes biliyor.

“CUMBURLOP DÜŞECEKLER YERE”
"Bilmiyorlar ki o rozetle bir adım gidemezler. Cumburlop düşecekler yere. Gidiyor zannediyorlar. Var ya bazı filmlerde böyle sahneler çekilir, arabanın içinde sallanırsın, gidiyor zannedersin ama aslında gitmezsin. Öyle bir halüsinasyon içindeler. Öyle bir yansıma içerisindedirler. Aslında gitmiyorlar. O kadar milletten koptular. Şimdi gidelim İzmir’e, muhtemelen sokakta gezemiyordur bu arkadaş. Ben size iddiayla söylüyorum, bu kapıdan çıkayım, İstanbul’a yürümeye başlayayım, 6 saat içinde İstanbul’da 10 milyonla buluşurum ben. 10 milyon diyorum. Abartmıyorum. Az söylemişsin de diyebilirler. Aradaki fark bu. Rozet aracı mı? Yoksa böyle bir hayali bir yaşam mı? Vallahi şükürler olsun hâlimden memnunum. O rozet aracına binen, ilk önce yapılan işlem hızla aklanıyor. Püripak oluyor, tertemiz. Niye? Bir kişinin kararıyla çünkü. Gerçekte mi aklanıyor? Asla. Binmeyene de diyorlar ki, ‘sen Silivri’ye git.’ Bu adalet değildir.”

Kaynak: ANKA