Disko-Bar ve restoran işletmecilerinin korkulu rüyası ceplerinde akreple dolaşan ünlü işadamları ve playboyları.
Geçtiğimiz haftalarda eğlence yerlerini dolaştım. Bir işletmeci arkadaşım şu hesap ödemeyen parayı alana kadar kök söktüren işadamlarını yazsana diye sitem etti. Nedir olay anlat bakalım dedim, aslında daha önce yaşadığım bir olaydan dolayı ne anlatacağını tahminde ettim. Anlatmaya başladı; Yanlarında misafirleri ile geliyorlar bazen dört-beş bayan arkadaşları ile gelenler var. Masada şişeler açılıyor (Zenginliğin göstergesi masada şişe açmak) meyva tabakları ve en pahalı içki mezelerinin biri gidip biri geliyor. Gecenin sonun da hesap istendiğinde bildikleri halde önce hesaba itiraz ediyorlar. Bizede böyle hesap getirmeyin diye sitem ediliyor. Daha sonra kimisi holdinge kimisi özel ofisine hesabın gönderilmesini istiyor. Asıl işkence bu aşamadan sonra başlıyor. Haftalarca o masayla ilgilenen garson arkadaş eli boş gidip geliyor, bugün yarın diye oyalanıyor. Sevgili işadamı bu arada mekana bir kaç kez daha geliyor. Burda sözünü kesip;'' niye mekana alıyorsunuz o zaman diyorum.'' Başka müşterimi var diye yakınıyorlar, gülü seven dikenine katlanır misali.
Daha birçok olay anlatılıyor bu konuyla ilgili çok şaşırmıyorum. Çünkü daha önce Çeşme'de şov yapıp ünlü sanatçıya en pahalı şampanyaları açan bir işadamının 10.000 TL hesabı en sonunda icra yoluyla ödediğini biliyorum. Yani sizin anlayacağınız paraya para demeyen isimlerin bazıları özellikle hesabı ödemeyip sonra ödeyene kadar işletmecilerin burnundan getiriyorlar. Bunu kötü bir alışkanlık haline getirende var.
Geçtiğimiz aylarda bir haber okumuştum Avustralya'nın Melbourne kentinde 4 arkadaş, 63 katlı 'Rialto Towers' adlı iş merkezinin 55'inci katındaki bara kendilerini işadamı olarak tanıtmış en pahalı içkileri içtikten sonra hesabı ödemeden 250 metre yüksekten, 55'inci kattan kendilerini boşluğa bırakmıştı.. Takım elbiselerinin altındaki paraşütü açan Çılgın dörtlü, binanın önünde bekleyen bir otomobile binerek kaçmıştı. Yüksek yerlerde hesap ödemek istemeyen işadamları için bir fikir olabilir hem öyle haberdeki gibi işadamı takliti yapmanıza gerekte yok.
İşletmeci arkadaşları zor durumda bırakan işadamları ve playboylara çağrıda bulunuyorum; Paranız imkanınız bol bol var hesabı ödeyin AMK (Açıkçekle, Mertçe, Korkmadan)
Geçtiğimiz haftalarda eğlence yerlerini dolaştım. Bir işletmeci arkadaşım şu hesap ödemeyen parayı alana kadar kök söktüren işadamlarını yazsana diye sitem etti. Nedir olay anlat bakalım dedim, aslında daha önce yaşadığım bir olaydan dolayı ne anlatacağını tahminde ettim. Anlatmaya başladı; Yanlarında misafirleri ile geliyorlar bazen dört-beş bayan arkadaşları ile gelenler var. Masada şişeler açılıyor (Zenginliğin göstergesi masada şişe açmak) meyva tabakları ve en pahalı içki mezelerinin biri gidip biri geliyor. Gecenin sonun da hesap istendiğinde bildikleri halde önce hesaba itiraz ediyorlar. Bizede böyle hesap getirmeyin diye sitem ediliyor. Daha sonra kimisi holdinge kimisi özel ofisine hesabın gönderilmesini istiyor. Asıl işkence bu aşamadan sonra başlıyor. Haftalarca o masayla ilgilenen garson arkadaş eli boş gidip geliyor, bugün yarın diye oyalanıyor. Sevgili işadamı bu arada mekana bir kaç kez daha geliyor. Burda sözünü kesip;'' niye mekana alıyorsunuz o zaman diyorum.'' Başka müşterimi var diye yakınıyorlar, gülü seven dikenine katlanır misali.
Daha birçok olay anlatılıyor bu konuyla ilgili çok şaşırmıyorum. Çünkü daha önce Çeşme'de şov yapıp ünlü sanatçıya en pahalı şampanyaları açan bir işadamının 10.000 TL hesabı en sonunda icra yoluyla ödediğini biliyorum. Yani sizin anlayacağınız paraya para demeyen isimlerin bazıları özellikle hesabı ödemeyip sonra ödeyene kadar işletmecilerin burnundan getiriyorlar. Bunu kötü bir alışkanlık haline getirende var.
Geçtiğimiz aylarda bir haber okumuştum Avustralya'nın Melbourne kentinde 4 arkadaş, 63 katlı 'Rialto Towers' adlı iş merkezinin 55'inci katındaki bara kendilerini işadamı olarak tanıtmış en pahalı içkileri içtikten sonra hesabı ödemeden 250 metre yüksekten, 55'inci kattan kendilerini boşluğa bırakmıştı.. Takım elbiselerinin altındaki paraşütü açan Çılgın dörtlü, binanın önünde bekleyen bir otomobile binerek kaçmıştı. Yüksek yerlerde hesap ödemek istemeyen işadamları için bir fikir olabilir hem öyle haberdeki gibi işadamı takliti yapmanıza gerekte yok.
İşletmeci arkadaşları zor durumda bırakan işadamları ve playboylara çağrıda bulunuyorum; Paranız imkanınız bol bol var hesabı ödeyin AMK (Açıkçekle, Mertçe, Korkmadan)