İzmir’in vergi rekortmenleri açıklandı… Şampiyonlar 'sır' oldu
İzmir’in vergi rekortmenleri açıklandı… Şampiyonlar 'sır' oldu
İçeriği Görüntüle

EGEDESONSÖZ - İzmir'in Konak ilçesi İmariye Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kültürel tesis alanında kalmaları nedeniyle 2015 yılında kamulaştırıldı. Belediye ile taşınmaz sahipleri arasında kıymet takdiri sonucunda belirlenen bedel konusunda uzlaşma sağlanamayınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların belediye adına tescili istemiyle İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinde davalar açıldı.

Mahkemelerde yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinde taşınmazların 3. derece arkeolojik SİT alanında bulunduğu ve her türlü işlem için İzmir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan izin alınması gerektiği belirtildi.

TAŞINMAZLARDAN YÜZDE 40 DOP KESİLDİ
Yargılamalarda dava konusu taşınmazların kadastral parsel, emsal taşınmazların ise imar parseli olması nedeniyle yüzde 40 oranında düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapılarak kamulaştırma bedelleri belirlendi.

Mahkemeler, bölgede seçilmiş bir düzenleme sahasının bulunmamasını, ileride düzenleme yapılması halinde yasal sınırın aşılmaması gerektiğini ve aynı bölgeye ilişkin daha önce Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyalarda da yüzde 40 oranında DOP kesintisi yapılmasını gerekçe gösterdi.

Belirlenen kamulaştırma bedelleri Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin incelemesinden geçerek kesinleşti.

TAŞINMAZ SAHİPLERİ AYRI ORANLARA İTİRAZ ETTİ
Taşınmaz sahipleri ise AYM'ye yaptıkları başvuruda, SİT alanında bulunan taşınmazlardan DOP kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu savundu. Başvurucular, aynı bölgede farklı oranlarda DOP kesintileri uygulandığını, bazı emsal taşınmazlarda kesintinin yüzde 7,364, başka bir dosyada ise yüzde 32,05 olarak belirlendiğini belirtti.

Başvurucular ayrıca aynı bölgede bulunan başka bir taşınmazın emsal değerinin yüzde 35 oranında belirlenmesine karşın kendi taşınmazlarının emsale göre yüzde 18 oranında değerli kabul edilmesine itiraz etti. Birleşen başka bir başvuruda ise bu oranın yüzde 20 olarak belirlendiği belirtildi.

AYM: BEDELİN DÜŞÜK BELİRLENDİĞİ İDDİASI KABUL EDİLEMEZ
AYM, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiği yönündeki iddiayı ise kabul edilemez buldu.

Yüksek Mahkeme, taşınmazın değerinin belirlenmesinin teknik ve uzmanlık gerektirdiğini, Anayasa Mahkemesi'nin bir temyiz mercii gibi hareket ederek mahkeme kararlarını her yönüyle yeniden inceleyemeyeceğini vurguladı.

Kararda, mahkemelerin yüzde 40'lık DOP kesintisini ilgili ve yeterli gerekçeyle açıkladığı belirtildi. Aynı şekilde emsal taşınmazla dava konusu taşınmaz arasındaki değer farkının bilirkişi raporunda ayrıntılı biçimde karşılaştırıldığı ve başvurucuların mahkemenin değerlendirmesinin aksini gerektirecek somut bilgi ve belge sunmadığı kaydedildi.

Bu nedenle kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiği yönündeki şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verildi.

BEDELİN DEĞER KAYBI İHLAL SAYILDI
AYM'nin kararındaki kritik değerlendirme ise kamulaştırma bedelinin değer kaybetmesine ilişkin oldu.

Yüksek Mahkeme, önceki kararlarına atıf yaparak kamulaştırma bedelinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesinin kişilere aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceğini belirtti.

Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı değerlendirilerek, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.

YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK
AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyaların ilgili yargı mercilerine gönderilmesine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi.

Yüksek Mahkeme, yeniden yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerinin giderilmesi gerektiğini belirtti. Başvurucuların maddi ve manevi tazminat talepleri ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedildi.