İstanbul'a öğrenci olarak gittiğim yıllarda tanıdım.
Ulu ağaçları, serin gölgeleri, ahşap banklarıyla…
Sabahın erkeninde, akşamın alacasında hep bir ağızdan ötüşen kuşlarıyla…
'Gezi Parkı' diyorlardı adına… 'Gezi' diyen de vardı, 'Taksim Gezisi' diyen de…
Okula giderken arkadaşlarla buluşulan, ders çıkışında çay içilen, hafta sonlarında soluk alınan…
Kentin atardamarı Taksim'in tam göbeğinde bir yeşil vaha.
***
O zamanlar da vardı rant, o vakitler de biliyorduk imar yolsuzluklarını; ama arsızlığın, yüzsüzlüğün, pişkinliğin bu denlisi ayyuka çıkmamıştı henüz.
Şimdiki Başbakan, o zamanlar belediye başkanıydı İstanbul'un.
Üçüncü köprünün cinayet olduğunu söylüyordu!
Demokrasinin tramvay olduğunu, vakti gelince ineceklerini haber veriyordu!
Aradan yıllar geçti.
Tramvaydan inmenin vakti geldi.
Takiyyeye, sol gösterip sağ vurmaya gerek kalmadı.
Her şeyi açıktan yapabilecekleri güce, erke, kudrete eriştiler.
On yılda cumhuriyetin temel kazanımlarını, laik düşünceyi, aydınlanma felsefesini, kamucu anlayışı budadılar.
Yerine Amerikancı, piyasacı, liberal, gerici, dinci bir ortaçağ düzenini yerleştirdiler.
***
İşte bu nedenle…
Gezi Parkı'na yapılan yıkım operasyonu, Taksim özelinde Türkiye'nin dönüşümünü simgelemekte.
İşte bu nedenle…
Gezi Parkı, sembolik bir önem taşıyor.
İşte bu nedenle…
Gezi Parkı son üç gündür süren direnişle, bir cephedir artık, bir mevzidir.
***
AKP rejimi, bu coğrafyada İslamofaşist bir diktatorya dayatmakta. Bu toprakların gördüğü en barbar despotizmi, 'özgürlük-sivil irade-vesayetten kurtuluş' gibi cilalarla sunmakta.
İşte son üç gündür bu büyük yalan, bu büyük kandırmaca, bu büyük sahtecilik; Gezi Parkı'nda yerin dibine gömülmüştür.
Gezi Parkı'nda mevzilenen bu ülkenin aydınlık, onurlu, yiğit yurttaşları; ağacına, toprağına, deresine, limanına, geleceğine, cumhuriyetine, laikliğine, aydınlanma geleneğine sahip çıkmakta.
Gezi Parkı'nda barikat kuran bu ülkenin aydınlık, onurlu, yiğit yurttaşları; padişah bozuntusuna boyun eğmeyeceklerini müjdelemekte.
AKP bu nedenle ürkmekte ve bu nedenle biber gazına, polis copuna, tazyikli suyuna daha bir kinle, daha bir nefretle sarılmakta!
'Halkının üzerine bomba yağdıran diktatörlerden' şikayet edenler, kendi halkının üzerine biber gazı, tazyikli su ve polis copuyla saldırmakta!
Gezi Parkı'nda İmamın Ordusu'nun zulmüne karşı ülkesine sahip çıkma inadını ve direncini gösteren cumhuriyetin onurlu ve yurtsever yurttaşlarını selamlamak, onlarla dayanışmaktan başka çaremiz yok.
***
Bu saatten sonra her yer Gezi Parkı'dır.
Her yer direniş alanıdır.
Her yer cephedir.