4 gündür İstanbul'da bir sosyal patlama yaşanıyor…
Taksim Gezi Parkı'nın yıkılıp AVM yapılmasına, ağaçların sökülüp kesilmesine direniş ve destek her saniye büyüyor…
Takdir edilesi bir direniş örneği…
Hiç ummadığım kadar büyük, gözleri yaşartacak kadar içten… Genciyle yaşlısıyla, sağcısıyla solcusuyla, Alevi'siyle Kürt'üyle, sanatçısıyla doktoruyla, öğrencisiyle ev kadınıyla herkes tek yürek…
Zaten ağacı korumanın, yeşili korumanın siyasetle, etnikle şunla bunla hiç ama hiç ilgisi yok… İnsan olmakla ilgisi var… Bizler bu doğanın parçasıysak, o ağaç da bizden daha fazla ait bu dünyaya… İnsanın yaşadığı dünyayı/kenti/semti koruması için insan olması yeterli…
Zaten Peygamber Efendimiz de dememiş mi, yarın kıyamet kopacağını bilsen elindeki ağacı dikeceksin diye…
İyi güzel de, daha sabah dinledim Başbakan da öte taraftan bas bas bağırıyor 'Ne olursa olsun yapacağız' diye…
Bunu duyduğum için de üzülerek yazıyorum, oradaki direniş amacına ulaşamayacak… Eninde sonunda yıkılacak orası…
Ha 3 gün, ha 5 gün sonra… Sonra da herkes yine işine gücüne bakacak…
Meclisten geçmiş, ihaleler yapılmış, yerler kazılmış… Altyapı çalışmaları başlamış, molozları taşıyacak şirketler bile ayarlanmış… AVM'ye yer verilmiş, vs, vs…
Bu kadar kapsamlı bir projeye adım atılmışken geri dönülmesi mümkün mü? Dönmeyecekler…
Kimse beklemesin direniş oldu diye vazgeçileceğini… Hem buranın ayakta kalması demek, başbakanımızın karizmasının çizilmesi demek… İzin verir mi buna sanıyorsunuz… Onlarca yetmedi mi, binlerce polisi yığar, yine de yıktırır orayı…
Biz de millet olarak hep yumurta kapıya gelince anlıyoruz işin ciddiyetini…
Bu proje çok mu sürprizdi…
Hiç mi bir başkan, vekil, dernek, sendika ya da STK bilmiyordu bu AVM ve yıkım olayının detaylarını…
Süreç işlerken yargıya başvurmak, Tabiat ve Kültür Varlıkları Kurulu'na gidip bu alanın şehir insanı için özel bir yer olduğunu ve kentsel dokuya zarar vereceğini, şu anki halinin ise topluma daha uygun olduğunu hukuki bir şekilde resmiyete döküp bir dava süreci başlatılamaz mıydı?
Bu arada polisimizin biber gazı ve copa ne kadar abanabildiğini, gaz bombalarıyla insanların kafataslarını kırdıklarını, eylemcileri yerlerde nasıl sürüklediklerini hepimiz biliyoruz… Geçmiş eylem ve de sonuçlarına ilişkin deneyimlerimiz epey fazla…
2 gündür Gezi Parkı'nda gördüklerim ise, bir geliyorlar iki kaşıyorlar ve geri çekiliyorlar…
Ak Parti, parktaki bu hareketliliği, kontrollü olarak sürdürülen gerilim havasıyla her zamanki gibi bir başka gündemi unutturmak için kullanıyor gibi geliyor bana…
İçki yasası, iki ayyaş sözü, 3. köprü ismi falan… Gündemin acilen değiştirilmesi gerekiyordu, hooop Taksim Gezi Parkı…
Ortada hem biber gazı var, hem de acil sağlık ekibi...
Servis mükemmel… Yetmez ama alın size ileri demokrasi...
Bir kez daha üzülerek yazıyorum ki, en sonunda yıkılacak…
* * * *
Yine de, her şeye rağmen...
Umarım bu kez bir mucize olur ve tartışmanın konuşmanın mümkün olmadığı insanların bu katliamı yapmalarına engel olunur…
DİPNOT 1: Anlamadığım, ağaç ya da parkı devletin vatandaştan koruması gerekmez mi? Burada vatandaş devletten koruyor…
DİPNOT 2: Tam ''Varsa yoksa 'Çarşı her şeye karşı' nerede GS ve FB taraftarları… Hakem bir penaltı vermedi diye birbirlerini öldüren bu taraftar grupları nerede?'' diye yazacaktım ki, akşam saat 7'de parkta olacaklarını öğrendim…
DİPNOT 3: Ey direnişçiler, insan haklarının ihlal edildiği, halka darbe dönemlerinden bile daha fazla baskı yapıldığı, özgürlüklerin iyice kısıtlandığı, hukukun çiğnendiği bir dönem yaşıyoruz… Oy zamanı gelince her şeyi unutsanız bile, bunu ve yapılanları unutmayın lütfen…