Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 'nda sular ısınıyor!..
Daha mali genel kurulunu yapalı on gün kadar bir süre geçmiş olmasına karşın, geçtiğimiz sezonun birikmiş ama ötelenmiş sorunlar; 2013-14 sezonunda Süper Lig'de uygulanacak yabancı kontenjanının 6+0+4 olarak açıklanmasına üç büyükler dahil tüm kulüplerin karşı çıkması TFF yönetimine yönelik tepkileri yoğunlaştırdı...
Yıldırım Demirören ve arkadaşlarının, Süper Lig Kulüpleri Birliği'nden de desteğini yitirdiği dillendiriliyor...
Özellikle 10 yabancı kontenjanı konusunda özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray yönetimleriyle görüşmeler yapan Demirören'in, diğer kulüplerden de gelen tepkiler nedeniyle konuyu yönetimine bir kez daha götürüp, geçtiğimiz sezon uygulaması olan 6+2+2'ye dönmesi sözkonusu!..
Yabancı futbolcu kontenjanı konusunda ortaya çıkan tartışmaların ardından, alınan karardan geriye dönüş Demirören ve arkadaşlarının bulundukları koltuklarda kalmasını ne kadar bir süre daha sağlar bilinmez!
Bilinen gerçek, Türk futbolunun artık belli ilişkiler ve buna bağlı çıkarlar doğrultusunda yönetildiğidir!..
TFF verdiği tavizler oranında yerini garantiliyor; kulüpler aldıkları oranda mutlanıyor ve dahasını istiyor!
Bu 'al gülüm-ver gülüm' işleyişinin nerede son bulacağını birlikte ibretle izliyoruz!..
X
Oysa, Süper Lig'de 10 yabancı futbolcu transferine izin verip, Türk futbolunun altyapısını adeta 'dinamitleyen' TFF'na karşı alt liglerde oluşan tepkiden nedense kimse söz etmiyor...
30 yaşını aşmış yabancılara milyonlarca Euro ödeyip, Türkiye'yi yabancı futbolcu galerisine çeviren kulüplere; yöneticilere ve menecerlere karşı kimse karşı duramıyor, direnemiyor!..
Bakınız son üç sezondur, Türkiye 3. Ligi'nde uygulanan statü ile 25 yaş üstü ilk 18'de bulunacak futbolcu sayısı 6; ilk 11'de oynayacakların sayısı ise 4'te sabitlenmiş!..
Bu uygulama, 3.Lig'de 25 yaşını doldurmuş futbolcuya 'durma git, futbolu bırak' demektir!..
'Kendi ülkemizde lejyoner olduk' ve 'Bu çocukların suçu Türkiye'de doğmuş olmak mı?' diyerek hak arayışına girenleri kimler savunacak göreceğiz!..
10 yabancıyı aynı anda oynatabilmenin mücadelesini verenler, Türkiye'de futbolun geleceğini değil, günü kurtarmanın ve yaptıkları hesabın tutmasını isteyenlerdir!..
'3. Lig'de ve BAL'da Uygulanan Yaş Sınırlaması Kalksın' diye yola çıkanlar ve imza kampanyası başlatanlara sahip çıkmak, TFF ve kulüp yöneticilerince dışlandıklarına göre futbol ailesinin altyapı birliklerine düşüyor!..
X
Gerçekten nerede futbol ailesinin bileşenleri olan taban birlikleri?..
Nerede futbolcular derneği?
Nerede amatör kulüpler birliği?
Nerede futbol adamları ve antrenörleri dernekleri?
Nerede futbol hakemleri dernekleri?
Eski futbolcular, hakemler, yöneticiler; TFF genel kurullarında görünüp sonrasında görünmez olanlar; genel kurullarda oy hakkı olanlar nerede?
Nerede Türk futbolcusunun hakkını, hukukunu koruması gerekenler?
Yoklar!..
Onlar nasırlarına basıldığında; kendi dernekleri ve birliklerinin çıkarları söz konusu olduğunda bir görünür, bir yok olurlar!..
Onun içindir ki...
Türkiye'nin bir spor politikası yoktur!..
Onun içindir ki, 'Türk futbolu' diye bir ekol yoktur!..
Altyapısı olmayan bir ülke futbolunun gelişmesini beklemek de düş görmekten öte bir şey değildir!..
E yani, kulüplerin TFF'yi istedikleri biçimde yönlendirdiği; istedikleri kararları çıkartıp uygulatabildiği ülkemizde de daha fazlasını beklemek de neyin nesi?
Çarklar böyle dönüyorsa; TFF'de salt isimler değişip işleyiş aynen sürüyorsa!..
Kısacası, alan da veren de memnunsa!
Kime ne?
Bırak batsın 3. Ligi de, futbolcusu da!..
(NOT: Bu yazı UEFA'nın Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye verdiği cezalar öncesinde yazılmıştır. Konuya ilişkin değerlendirme bir sonraki yazıda. N.T.)