Her gün can sıkıcı bir kanun ya da yönetmelik çıkıyor.
Malum, tutukluluk halinin 10 yıl olmasıyla ilgili kanun gereği hırsızlar, katiller serbest bırakıldı.
Şimdi de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) ısrarla üzerinde çalıştığı ’“Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satşına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’”, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Bundan sonra alkollü içecek markaları, spor kulüplerine isim vermeyecek.
Yani Efes Pilsen Spor Kulübü kapanacak.
Efes Pilsen, Türk sporuna hizmet etmek istiyorsa, ’“Pilsen’” kelimesini logosundan çıkaracak.
Yahu kurulduğu günden beri, yani 36 yılda ülkemize sayısız sporcu yetiştirmiş, 13 lig şampiyonluğu, 8 Cumhurbaşkanlığı, 9 Türkiye Kupası kazanmış, Avrupa Kupası'nda birincilik kürsüsüne çıkıp İstiklal Marşı'mı söyletmiş Efes Pilsen, böyle deli saçması bir anlayışla kapatılabilir mi?
Sanki Efes Pilsen basketbol takımının başarılarından sonra bu millet alkolik oldu!
Sanki Efes Pilsen basketbol takımı, sporu değil, alkolü çağrıştırıyor!
Sanki Efes Pilsen'in birası değil de basketbol takımı kafayı bulduruyor!
Acaba, Efes Pilsen'in sporda hem ülke hem yurt çapında kazandığı başarılarla Türk milletini zafer sarhoşu yapması mı rahatsız etti onları?
Efes Pilsen Spor Kulübü'nün adındaki Pilsen çıkarılınca, alkol tüketimi dip yapacak sanki.
* * *
İçki reklamları yasaklandı, alkollü içeceklere zam üstüne zam yapıldı, vergiler tavandan uygulandı da içki satışları azaldı mı?
İşte rakamlar:
2006 yılının ilk 6 ayında 453 milyon 345 bin litre olan alkollü içecek satışı, 2007'nin aynı döneminde 465 milyon 971 bin litreye yükseldi.
2008 yılında aynı dönemdeki alkollü içecek tüketimi, 531 milyon 769 bin litreye fırladı. Dikkat edin 6 milyon litrelik artış var.
2009'un ilk 6 ayındaki rakam, 536 milyon 276 bin litrelik satış gerçekleşti.
2010'daki ilk yarıda 2.5 milyon litrelik bir düşüş görüldü.
Rakamlar diyor ki, siz ne yaparsanız yapın, zamları bindirin, vergileri artırın, yasak üstüne yasak getirin, oradan sıkıştırın buradan sıkıştırın, kırmızı çizgiler çekin, bir şey değişmiyor.
Alkolü savunduğumu sanmayın sakın. Alkolle barışık değilim ama ortama uyarım. Tek başıma evde sofra kurup tek yudum içemem. İçki içmek için dostlarla birlikte olma şartım vardır benim. Dost muhabbeti, en güzel mezedir de ondan.
Yeri geldiğinde buz gibi şerbet de içerim. O başka.
Mesele şu:
Efes Pilsen, Türk ekonomisinin lokomotif firmalarından biri. Aynı zamanda basketbol alanında ülkemizin önemli markası.
Sırf kulübün adı ’“Efes Pilsen’” diye, yani bir bira üreten firmanın adı olduğu için sanki inadına çıkarılmış bir yönetmelik var ortada.
Bu inada karşılık, alkolle alakası olmayan insanlar bile Efes Pilsen birası içmeye başlayacak sizin yüzünüzden...
Şunu da belirtmeliyim ki, hükümetin sigarayla ilgili verdiği büyük mücadeleyi tüm kalbimle destekliyorum.
Alkolün zararlarını anlatma konusundaki özverili çalışmalara da katılıyorum.
Fakat Efes Pilsen Spor Kulübü'nü alkolik sınıfına koymak, sırf reklam amaçlı kurulmuş bir kulüp olarak görmesi, hatadan öte gafdır.
Bunun adı, alkole duyulan nefretin arkasına saklanarak, spor yapmak isteyen gençleri bağrına basan bir kulübe dinamit koymaktır.
Bunun adı düşmanlıktır.
Bunun adı, mazisi şampiyonluklarla dolu bir spor markasını lekelemektir.
Pekala onlar da biliyor, Efes Pilsen'in basketbol tadının, birasından da güzel olduğunu...
Onlar da farkında Efes Pilsen'in spor salonlarından uzaklaştırılmasının, Türk sporunu ve sporcusunu mağdur edeceğini...
Fakat ne var ki, onlar da çaresiz. Çünkü serde alkole düşmanlık var.