Biraz grip, biraz da iş temposunun ağırlığı derken, klavyeden elimin düştüğünü sananlar ve de gündemi takip etmediğimi düşünenler olabilir.’¶
Bayramda Kemal Kılıçdaroğlu’’nun kurban bağışını kadın sığınma evine yapmış olması, yeni CHP’’nin kadına bakış açısının da farklı olduğunun yeni bir işareti olarak gözüme çarpıyor.
Son dönemlerde yaşanan kadın cinayetlerindeki artış, taciz ve tecavüzlerdeki artış, kadının sokağa çıkmasını engeller hale gelmiştir. Önce insan mantalitesinden yola çıkarak, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’’ndan ’“kadın hakkının da bir insan hakkı olduğunu unutmayınız’” mesajını aldık.
Peki bu mesaj yeni CHP’’nin parti meclisine nasıl yansıyacak merak ediyorum. Düşünün ki yükselen kadın taleplerinin karşılanması, bu taleplere duyarsız kalınmayacak haldeyken Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi nasıl bir yol haritası çizecek?
Önümüzdeki hafta yapılacak olan parti meclisi kongresine blok liste olarak gidileceği ve Kemal Kılıçdaroğlu’’nun böyle bir talebi olduğunu biliyoruz. Çünkü kaptanı ayrı, tayfası ayrı telden çalan bir gemi asla karaya ulaşamaz. Bunun için tayfanın da, kaptanın da aynı rotayı takip etmesi şart.
O zaman İzmir’’e dönüp baktığımızda, parti meclisine girecek isimler kim olur noktasında hemen birkaç erkek isimi sayabilmek mümkün. Alaattin Yüksel, Oğuz Oyan’’ı saymazsak Erdal Aksünger’’i ilave edebiliriz. Hülya Güven (tabandan desteği olmasa da, tavandan Aziz Kocaoğlu’’nun tam desteğiyle yine yerini koruyacak gibi) akla ilk gelenler. Peki Semra Tanülkü ne olacak?Evinde oturduğu yerden parti meclisine giren Semra Tanülkü’’nün şansı bu sefer, Ankara’’ya dahi gitse pek iç açıcı görünmüyor. Ancak onun yerine yine bir kadının atanması şart görünüyor.
Siyasete emeği geçmiş, örgüt içinde sevilen, başarılı ve çizgisinden ödün vermeyen bir kadın olamazsa; CHP’’de bir kadının kolay kolay yer bulacağını zannetmiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan danışmanı, eski il kadın kolları başkanı, Eski il genel meclis üyesi, Alaattin Yüksel’’in siyasette yakinen tanıdığı ve desteklediği isim olan Güler Tunçoku tam da parti meclisine girmeyi sonuna kadar hak eden bir kadın profilidir.
Üstelik mesleğindeki başarılarla da dikkat çeken Tunçoku, çevresiyle barışık ve halkla sürekli iç içe olmayı prensip haline getirmiş, Belediye Başkanını en iyi temsil eden danışmanlardan biridir.
Bu partinin kadın bakış açısına sahip, genç, yetenekli ve enerjik beyinlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. İşte bu isimlerden biri de Güler Tunçoku’’dur.
Yeni CHP’’nin, yeni politikalar ve kadın-gençlik konusunda duyarlı bir parti yapısı sergilemesi bizleri umutlandıracaktır.
Eğer parti meclisi ile ilgili olarak Sayın Deniz Baykal ve Sayın Önder Sav bir ittifak yaparsa; ki olası bir ihtimaldir, Kemal Kılıçdaroğlu bir kere daha kılıçları çekip ’“buyurun nasıl biliyorsanız öyle yapın’” diyecek ve partinin yeniden dibe vuruşunun nedeni Önder Sav ve Baykal ikilisi başlığıyla tarihe adlarını kazıyacaktır. Partiye olan bağlılığını sık sık dile getiren Önder Sav’’ın böyle bir girişimde bulunması, CHP’’yi giyotin masasına kendi elleriyle yatırması anlamına gelir. Umarım böyle bir şeyi göze almazlar.
Gençlere ve kadınlara daha fazla yer veren güçlü bir CHP, iktidar olmayı hak ediyor.