Bir CHP üyesi olarak bu başlığı atarken çok üzgünüm ancak namuslu bir kalem olarak ta bu başlığı atmak sorumluluğunda olduğuma inanıyorum. Evet, üstüne basarak haykırıyorum ki bu yerel seçim sürecinde milyonların umudu CHP başta halkımızı olmak üzere bu partiye emek veren tüm üyelerini kandırdı.
Kahpece düzenlenen bir komplo sonucunda yayınlanan bir kasetle Genel Başkan Deniz Baykal'ı yiyen bu büyük partinin başına geçen yeni genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'un benim en önem verdiğim vaadi parti içi demokrasiyi sonuna kadar uygulayacağı sözüydü. Ön seçim bu partide en önemli seçme ve seçilme yöntemi olacaktı bu yeni CHP'de. Maalesef sözlerinde durmadılar.
Sonra dediler ki ' biz bu yerel seçimlerde bazı yerlerde ön seçim yapmayacağız ancak ön seçim yapmayacağımız yerlerde de eğilim yoklamaları, örgütlerin sesine kulak vererek ve bilimsel yöntemlerle yapacağımız anketlerle adaylarımızı belirleyeceğiz. Bu nedenle adaylık başvuru tarihini aylar öncesinden başlatıyoruz. Adaylar erkenden sahaya inip kendilerini örgüte ve halka tanıtsınlar'.
Ve dediklerini yaptılar. 8 Temmuz 2013 de aday olmak isteyen parti yöneticilerini istifa ettirdiler. 2 Eylül 2013 de aday adaylığı başvurularını başlattılar. Birçok partili ve köşe yazarı gibi bende bu sürecin çok uzun olduğunu, bu uzun süreçte aday adaylarının enerjilerinin tükeneceğini, birbirlerini yıpratacaklarını iddia ederek tam üç ayrı yazı yazıp eleştirdim. Aptalız ya dediğimiz aynen gerçekleşti. Süreç uzadıkça başta CHP üst yönetimi olmak üzere aday adayları ve tüm parti camiası yıprandı, seçmenin sabrı taştı.
Şimdi Ankara'da o ihtişamlı genel merkez binasında sabahlara kadar süren tartışmalar ve bina önü, sosyal medya ve telefonlarla yapılan protestolardan sonra nihayet kalan beş yüze yakın aday ismi de belirlendi. Tabii ki tepki dorukta. Üstelikte henüz daha önce açıklanan adaylara olan tepkiler daha dinmeden. Benim ise tepkim adaylara değil aldatılmışlığımıza. Mutlaka atanan adaylar değerlidir. Birçoğu da bu makamları hak etmişlerdir. Ancak: Seçilme yöntemleri yanlıştır. Verilen sözler genel merkez yönetimi tarafından tutulmamıştır. Hadi vazgeçtik diyelim ön seçimden. Hani örgütlerin sesine kulak verilecekti. Hani eğilim yoklamaları yapılacaktı. Hani bir değil bazı yerlerde üç kez ciddi firmalarla anketler yapılacaktı. Hani seçilmeyen adaylarla seçilenler bir araya getirilip barış ve dostluk sağlanacak, seçilemeyenlerin öfke ve kızgınlıkları giderilecekti. Hepsi palavra çıktı. Doğru düzgün hiçbir şey yapılamadı bu süreçte.
Bakın AKP bu süreçte ne yaptı. Her ilçede defalarca anket yaptı. Geniş katılımlı temayül yoklamaları yaptı. Örgütün sesine kulak vermek için üst düzey katılımlarla danışma toplantıları yaptı. Her il ve ilçenin siyasi ve demografik yapısını, geçmiş seçim sonuçlarını en ince detayına kadar irdeledi. Tüm yöntemlerden, yerinde araştırmalardan sonra çıkardığı sonuçları bir araya getirip adaylarını, görevdeki ilçe ve eski ilçe başkanlarını aynı mekanda topladı. Herkesin huzurunda seçtiği ismi nedenleriyle birlikte açıkladı. Seçilemeyen isimlere neden seçilemedikleri konusunda izahta bulundu. Onları kucaklaştırarak, öpüştürerek seçim kampanyasını el ele yürütmek üzere görevlendirerek uğurladı. CHP ne yaptı? Başvuruda bulunan adaylarla asla bire bir bir araya gelmedi. Onları bir araya getirip dostça kucaklaştırmadı. Birçok yerde eğilim yoklaması yapmadı, yaptığı yerde de ciddiye almadı. Söz vermesine rağmen ciddi, bilimsel anketler yapmadı. Seçilen aday seçildiğini, seçilemeyen aday seçilemediğini medyanın sızıntı haberlerinden öğrendi. Seçilemeyenlerle kimse muhatap olmadı, onların gönlü kimse tarafından alınmadı, kendilerine bir izahta bulunulmadı. Şimdi onlar hepsi öfkeli. Onları destekleyen insanlar daha da öfkeli. Bakın size somut bir örnek anlatayım. Kanıtını da yazımın ekinde sizlere sunuyorum. Hani dedi ya üst yönetim anketler yaptıracağız diye. Evet, doğru bazı yerlerde yaptırdılar da, ama ellerine yüzlerine bulaştırarak. Çakma bir anket firması telefonla anket yaparak belediye başkanlarının performanslarını ölçtü sözde. Aradıkları kişiye ' bu anketi belediye yaptırıyor' diye yanıt verdiler. Tabii arananlar kimi korkudan kimi yağcılıktan doğru ve objektif yanıtlar vermediler. Bazı yerlerde de soru formları doldurarak yüz yüze yöntemiyle anket yaptılar. Mesela öğrendiğim kadarıyla geçen hafta Urla ve Mendereste yapıldı bu anket. Yapan firma Ankara'dan Metropoll araştırma şirketi. Bunların Urla'da yaptıkları anket formu elime geçti. Şimdi lütfen dikkat; Memleketim olan Urla'da tam dokuz belediye başkan aday adayı vardı. Tüm samimiyetimle söyleyeyim hepsi birbirinden değerli. CHP Urla'da hangi isimle girse seçim alacak noktada. Ancak iş orada değil. İsim tartışmıyorum. Sizlere anlatmak istediğim yöntemdeki saçmalık. Neyse anlatmaya devam edeyim. Arkadaşlar bu ankete bakınca isyan ederek beni aradılar. İddiaları şuydu. Urla'da dolaşan Anketörler bilimsel yöntemlerle denek belirlemeden soru formlarını doldurtuyorlarmış. Hatta bir kahveye girdiklerinde bildiri dağıtır gibi anket formlarını dağıtıp orada bulanan herkese doldurtmuşlar. Tabii anketin yapıldığını öğrenen bazı aday adayı yakınları oraya dolup bolca anket formu doldurmuşlar. Buna itiraz eden bir arkadaşıma anketörün yanıtı şu olmuş:
'Bırak be abi para kazanalım, biz bu anketten tane başı beş lira alıyoruz'
'Neyse bu nu onun gençliğine verelim, para kazansın öğrenci' diyerek hoş görmüş arkadaşım. Sonra dikkat etmiş ki dokuz aday adayı olan Urla'da anket formunda yedi adayın ismi var. Adaylar 2 Eylül'de başvurdu ya unutmayın. Urla'da kamu da çalışan iki aday yasa gereği 1 Aralık'ta başvurmuştu. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Mesut Önen ve Op. Dr. Feraye Sünev Çokgürses. Biri sekizinci sırada başvurmuştu diğeri dokuz. İşte bu önemli şahsiyetlerin isimleri anket formlarında yok. Ha neden yok ilgi görmedikleri için mi konulmamış. Hayır. Ben iddia ediyorum ki Urla'da ciddi bir anket yapılsa özellikle Urla'da çok sevilen Mesut Önen hoca en üt sıralarda çıkar. Firmayı aradım. Yanıt 'o isimler genel merkez tarafından bize verilmedi' . Bu hocalar aday adayı değimli? Aday adayı. Yasal sürede başvuruda bulunmuşlar mı? Evet. Öyleyse neden anketlerde isimleri yok? CHP yetkililerinin meseleye ciddi yaklaşmamalarından. Ben bu olayı anket formlarını ekleyerek İzmir'in önemli bir Milletvekili dostuma ilettim. Tabii ne yapabildi bilemiyorum. Peki ben bu gün Urla'da ilan edilen dostum Sibel Uyar'ın adaylığına karşı mıyım? Hayır. O'nu destekleyecek miyim? Evet. İzmir'de açıklanan isimlere karşı mıyım? Hayır. Öyleyse öfkem neden? CHP'nin seçmeni de, biz partililerini de kandırmasından. Diyorum ki; ya Urla'da yapılan bu saçma anketler başka il ve ilçelerde de yapıldı ve isimler öyle kararlaştırıldıysa. CHP acaba bu seçimden beklediği sonucu alabilir mi? Bence hayır. İnsanları kandıran sonuçta kendisini kandırmıştır. Tarih bunu böyle yazar.



