Bu hafta, geçen hafta söz verdiğimiz gibi AK partiyi yazmaya çalışacağım. AK parti aslında uzun süredir takip ettiğim ancak üzerinde çokça yoruma açık olmayan bir işleyiş şekline sahip olduğu için sadece izlemekle yetiniyordum. AKP’’nin CHP’’den farklı olarak uyguladığı, ’“kol kırılır yen içinde kalır’” anlayışından mı, yoksa parti içinde cemaatçiliğin ağır basmasından mı kaynaklı bilmiyorum, ancak ’“büyük ağabeyler ne söylerse doğrudur, bize söz düşmez’” mantığı oldukça hakimdir. CHP’’deki gibi eleştiriler yapmazlar, yapsa da bunu çaktırmazlar, ortalık yerde dillendirmezler. Bu doğru mudur yanlış mıdır?Cevabını tamamen siz okurlarımıza bıraktığım bir yorumdur.
Hepinizin hatırlayacağı üzere, il yönetim kurulu atanmadan önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İzmir’’i ve örgütünü ziyaret etmiş, hem örgütüne hem de İzmir’’e mesajlar vermişti. Bu mesajlardan en önemlisi ’“İzmir kimsenin tapulu malı değildir, İzmir’’in mutlaka alınmasının tek yolu çalışmaktır.’” diyerek, hem yeni il başkanına hem de, atanacak yeni yönetime mesajını vermişti. Bülent Arınç’’ın, İzmir il örgütü içinde bulunan Ömer Cihat Akay’’ın üzerindeki gelenekçi yanıyla ayrı bir ağırlığı olduğu bilinmektedir.
Ancak son süre içinde Ömer Cihat Akay Yürütme Kurulunun atanması sırasında oldukça büyük zorluk yaşamış, hazırladığı liste iki defa Ankara’’dan gönderilmiş, en sonunda da, kendisi bizzat Ankara’’ya Başbakana giderek yürütme kurulunu onaylatmıştır. Akıllara ilk gelen soru işareti ise, hangi isimlerde anlaşılamadığı ve Ömer Cihat Akay’’ın parti içinde baskı altında kaldığı isimler mi olduğu sorusudur. Son zamanlarda yeni oluşturulan AK PARTİ İl Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyeleri arasında bile yüksek sesle dillendirilen önemli bir rahatsızlık konusu da, ’“İl teşkilatını, Ömer Cihat AKAY mı yönetiyor, yoksa daha önce Konak İlçe Başkanlığı yapmış olan ve görevden uzaklaştırılan, hatta İzmir Milletvekillerinin önemli bir kısmı tarafından benimsenmeyen Fevzi BAYRAM mı?yönetiyor.’”
Ortalıkta dolaşan dedikodulara göre Genel Merkez de bu durumdan oldukça rahatsız ve yakında bu konuda bazı önlemler alma yoluna giderek birilerini fena halde uyaracağı söyleniliyor. Baskı oluşturmaya çalışan diğer bir isim de, il başkan yardımcısı Siyasi ve Hukuki işler sorumlusu Mahmut Badem olduğu söylemidir. Mahmut Badem ve Fevzi Bayram önümüzdeki günlerde öyle görünüyor ki, Ömer Cihat Akay’’ı Ankara ile daha çok zor durumda bırakacak ve sırf bu yüzden Ömer Cihat Akay’’ın İzmir’’de seçim çalışması yapmak yerine Mahmut Badem’’in ve Fevzi Bayram’’ın isteklerini yerine getirmek için Ankara’’ya sıkça ikna turları yapacağa benziyor. Geçen dönem Ödemiş belediye başkanlığı yapan ama yaptığı iyi çalışmalar yüzünden Ödemiş’’i CHP’’li belediyeye kaptıran, Mahmut Badem’’in bu dönemki hedefi elbette kendini, parti içinde bir yerlere taşıyarak, yerel seçimlerde belediye başkanlığına hazırlık olarak düşünülebilir. Bu durumun İl başkanının ileriki süreçte genel merkez tarafından başının ağrımasına neden olacağı ise teşkilat içinde kulaktan kulağa fısıltı gazetesi gibi yayılmaya başlamıştır.
Anlaşılan o ki, bir tek parti içi çekişmeler sadece CHP il örgütünde yaşanmıyor, AK parti teşkilatı içinde de aynı durumlar yaşanmaktadır. Gel gör ki pasta büyüktür. Bu yüzden hem parti içi kavgalar, hem de partiler arası kavgalar oldukça sık yaşanmaya ve gündeme gelmeye devam etmektedir.
Seçim için startını bit pazarından başlatan Ömer Cihat Akay, babasının bit pazarında terzicilik yapmasındaki mazlum, ezilen sınıf, esnaf sınıf havasında, ajite bir başlangıç yapmak ona maalesef artı kazanç değil eksi bir başlangıç olmuştur. Ancak mağdur, mazlum edebiyatının artık siyasi taktiklerden çıktığı gerçektir. Başbakanın mağdur edebiyatı yaparak geldiği bir gerçektir, ancak bu mağdur edebiyatının ezici güç haline dönüşmesi karşısında halk buna itibar etmemektedir. Bu tip startlar ancak yarışa ’–1’’den başlamak gibi olmuştur. Hele de İzmir halkının Ak parti karşısındaki inatçı yapısını biliyorsanız ve mağdur edebiyatının İzmir halkının gözlerini yaşartmayacağını çiçeği burnunda il başkanına birilerinin hatırlatması gerekmektedir. Daha genele hitap edecek yöntemler bulmalıdır. Bunu en kısa zamanda yeni basın danışmanı olan Köşe yazarımız Koray Hoylu’’nun engin deneyimleri ile gerçekleştireceğine tüm samimiyetimle inanmaktayım.Bu arada Koray Hoylu'ya yeni görevinde başarılar diliyorum. Belki de İl başkanı Ömer Cihat Akay’’ın hayata geçirdiği en iyi çalışma, Koray Hoylu’’yu basın danışmanı yapmasıdır. Genç, dinamik olması AK parti imajına çok iyi yansımıştır.
AK parti içindeki gelişmeler yakın markajımızda olup, bundan sonraki yazımızda Ödemiş’’te Bakanlar gibi karşılanan Ömer Cihat Akay ve listesinden silinenlere biraz daha değineceğiz. Gerek yönetim kurulu listesinde gerekse yürütme kurulu listesinde kimlerin isimleri sancı doğurmuştur?Bunlara gelecek hafta yayınlanacak yazımda değinip, seçim startında aday adaylarının yarışları ile devam edeceğim. Hem Ak partinin, hem CHP’’nin Erkek ve Kadın aday adaylarını tanıtmaya, tanımaya çalışacağım. Tabi olağanüstü bir gündem maddesi aramıza girmezse.