Babalar gününde dört yıldır göremediğim (yurtdışında yaşadığım için) babamı aradım. Hem babalar gününü kutlamak, hem halini hatırını sormak için. Sohbetin bir yerinde memleketin durumu nasıl diye yoklamak istedim.
O'nun memleket meseleleri üzerine fikir ve görüşleri her zaman önemli olmuştur benim için.
'Vallaha bıraktığın gibi kızım, işsizlik sorunu daha da arttı, yargı, hukuk mukuk diye birşey kalmadı, herşey siyasallaştı, Kürtler de ayrı bir devlet kurmak istiyor, her gün bir yerlerde olaylar oluyor, ne zaman ne olacağı belli değil, can güvenliği Allah'a emanet, tesadüflere bağlı olarak yaşıyoruz', dedi.
77 yaşında dev bir çınar babam. Neler, neler gördü yaşam mücadelesinde. Buraya saymakla sığmaz. Ama hiçbir zaman bu seferki konuşmamızdaki kadar ümitsiz görmemiştim onu.
Telefonu kapatmadan önce en son söylediği cümleyi düşündüm epeyce; 'Türkiye bir iç savaşın eşiğine her an gelebilir.'
Ne kadar realist, ya da ne kadar duygusallıkla söylenmiş, tartması zor…
Neden bir iç savaşın eşiğine sürüklensin Türkiye? Böyle bir ihtimal olabilir mi?
Bu soruların cevaplarını aradım kafamda bir süre. Bir soru listesi hazırladım sonra. Liste ile ilgili analiz yapmaktan özellikle kaçındım. Yorumu sizlere bırakmak için…
1- AKP Hükümeti Apo'ya ev hapsini konuşmaya başladı. Apo'nun ev hapsine çıkması kesinleşirse, bu bir iç savaşa vesile olabilir mi? Yoksa buna da alışılır mı?
2- Yeni anayasada, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki vilayetlere, 'Demokratik Özerklik' maskesi altında pazarlanan ve aslında Kürt Özerk Bölge statüsü sağlayacak bir idari sistem, Kürtlerin barış için koştuğu önşartlardan biri. Bu madddenin kabul edilmesi bir iç savaşa vesile olabilir mi?
3- Eğitimdeki 4+4+4 uygulaması ile iki başlı hale getirilen öğretim sistemi neticesinde birbirine zıt yetişecek (laik-İslamcı) nesiller toplumu düşman kutuplar olarak zamanla ikiye böler ve bir iç savaşın eşiğine gelinir mi?
4- Yandaş olup da köşeyi dönenler ile hala cumhuriyet değerlerine bağlı kalmayı tercih ettiklerinden giderek yoksullaşanlar, maddi-manevi olarak tamamen bir diğerini ötekileştiren İslamcı-Cumhuriyetçi temelinde bir iç savaşın eşiğine gelebilirler mi?
5- Kürtçe seçmeli dil olarak okutulmaya başlandıktan sonra 'anadilde eğitim talepleri' bitmeyecek olan Kürt milliyetçileri ile buna izin vermek istemeyecek Türk milliyetçileri arasındaki kaçınılmaz çatışmalar ülkeyi bir iç savaşın eşiğine getirebilir mi?
Bu sorulara dahalarını eklemek mümkün. Ancak bu kadarını düşünmek ve tartışmak dahi yakın gelecekte bizi bekleyen trendleri görebilmek bakımından yeterli değil mi?