Pazar günü, gazete arşivimden 18.05.1991 tarihli Hürriyet kupürüne gözüm takıldı. Demirel rahmetli Özal'ı kastederek, 'Yedikleri zıkkım olsun' manşeti taşıyordu.
Demirel son bir gayretle, yalan ve çirkin benzetmelerle Özal'a saldırıyor, ödünç ay istiyor. Yalandan 'koskotas dosyaları'diye boş dosyaları sallıyor, ilçelere il sözü veriyor, taban fiyatları ile ilgili olarak 'onlar ne verirse ben beş lira fazla veririm' vadinde bulunuyor. Erken emeklilik gibi eşi Dünyada görülmemiş düzenlemeleri getireceğini söylüyordu. Ben en az %45 oy alacağım, eğer %35 alırsam seçimleri yenilerim diyordu. Seçimler oldu, %24 aldı, Başbakanlıkta altı ay kutlama yaptı. Soranlara 'gardaşım Türkiyenin önemli meseleleri var, seçimin sırası değil diyordu.
Ben bugün Demirel'in öğretileri doğrultusunda 'aile efradı' diyerek basına dağıttığı fotoğrafta bulunan kişilerin devleti nasıl soyduklarını hatırlatıp 'Yedikleri, yedirdikleri zehir zıkkım olsun' cümlesini kullanmak istiyorum.
Ziraat bankasına 50 milyon dolar borcu olup temerrüde düşmüş bir sözde sanayiciye(ilk okul mezunu) bilerek bu bankayı bağladı. 'Ona sen git oraları biraz daha tokatla' öğüdünü verdi.
Halk Bankasının başına getirdiği kişiye onlarca telefon ederek, dolandırıcılıktan sabıkalı yeğenine yedi milyon $ kredi verdi(yeğen Kıbrıs'ta bir odadan ibaret bir banka kuruyor, bu bankaya Halk bankası kredi veriyor).
Bir başka evladının Pakistan ve Romanya'daki işlerini takip ediyordu. Romanya'daki işi iflas ettiren evlada, devlet Romanya ile iyi komşuluk ilişkileri devamı sadedinde altmış milyon $ verdi, o da kayıplara karıştı. Kayın biraderde arsa gasbı, uyuşturucu ticareti, kara para aklama v.s özellikleri doğdu.
Evlatların aldığı özel bankalar da soyuldu. Bunlar soyulup soğana çevrilince, BDDK el koyup bir envanter çıkardı.Soygun 10 milyar $ dan fazla idi. Davaları hala devam ediyor. Bu evlatlar kaçırdıkları ve de çaldıkları paralar ile günlerini gün etmeye devam ediyor.
Demirel son defa iktidara gelebileceğini bildiği için evlatlarına bu kadar fütursuz soygun yaptırdı. Kendi istemeseydi, bankalar üzerine baskı kurmaz, özel bankalara da daha erken el koydurarak soygun önlenirdi. Rahmetli Özal için ve partisi için söylediği tamamen bir saptırma idi. Kendilerinin yapacağı soygunu kamufle etme oyunu oynadı. Özalın oğulları, ailesi kıt kanat geçindiğin, Demirel in evlatları servet içinde yüzdüğüne göre , 'zehir zıkkım olsun' tabiri olsa olsa kendine yakışırdı.