Önceki yazımda açıklayacak kişileri yazmaya başlayacağımı beyan etmemin ardından çok sayıda telefon aldım.’¶ Klasik siyasetçiler, klasik hamleleriyle ’“Beni de yazar mısın özgeçmişimi yollayayım mı’” şeklinde girişimlerde bulundu. Geçen yazıda da belirttiğim gibi ’“Adım duyulsun’” diye sahaya çıkan kraker kıvamındaki siyasetçiler yerine teşkilattan destek bulan ’“Dişe Dokunur’” aday adaylarını yazmayı planlıyorum. Hafta boyunca aday adaylığını dost sohbetlerinde açıklayanlar, destek arayanlar, çalışmaya başlayanlarla ilgili araştırma yapmaya çalıştım.
AK Parti'de milletvekili adaylığı değerlendirmesine başlarken yazılması gereken ilk isim 2006 yılından bu yana konuşulan Eski İl Başkanı Ali Aşlık’’tır. Aşlık'ın, İl Başkanlığı süresinin son bir yılından bu güne milletvekili adaylığı üzerinde binlerce varyasyonda bulunuldu. 4 yıldan fazla İl Başkanlığı yapan ve 2007 Genel seçimlerinde 6. sıradan milletvekili adayı olan Avukat Aşlık, teşkilattaki Karadenizlilerin ağabeyi olarak bilinmekte. Teşkilatın bir kısmı iletişimin zayıf olduğunu belirterek adaylığına destek vermezken başka bir kesim de Ali Aşlık’’ın gelmiş geçmiş en vefalı İl Başkanı olduğunu belirterek arkasında durmaya devam ediyor. Diğer bir görüş ise; görev süresince Başbakan Erdoğan’’ın en çok destek verdiği İl Başkanlarından olan Aşlık’’a bu seçimde iade-i itibar yapılacağı şeklinde. Sonucu kestirmek zor ancak 2009 Yerel Seçimleri’’nde Bayraklı Belediye Başkanlığı’’na aday adayı da olan Ali Aşlık için hiç şüphesiz bu seçim siyasete devam etme ya da nokta koyma anlamına geliyor.
2011 Genel Seçimleri’’nde milletvekilliğini düşleyen diğer bir Eski İl Başkanı ise Aydın Şengül. Yaklaşık 2 yıllık görev süresi en çok tartışma konusu olan ve 2009 Yerel Seçimleri’’nde yaşanan hezimetin sorumlusu olarak gösterilen Aydın Şengül, şuanda ise İl Başkanı Ömür Kabak’’ın Başkan Vekili konumunda. Şengül, 2007 Genel Seçimleri’’nde Ali Aşlık’’ın istifasıyla İl Başkanlığı koltuğuna oturmuştu. İstifalarla zayıflayan ve yedek listede bile kimsenin kalmadığı bir yönetimle 2 yıla yakın çalışmak zorunda kalan Aydın Şengül, tabir yerindeyse İl Başkanlığı boyunca ’“Ne İsa’’ya yaranabildi ne de Musa’’ya’”. Ömür Kabak’’ın İl Başkanı olması için Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar’’la uzun mesai harcayan Şengül iki yıldan bu yana suskunluğunu koruyor. Ara ara ilçe ziyaretleriyle ismini akıllarda tutmaya çalışan Şehir Plancısı Şengül’’ü de teşkilatın bir kısmı güler yüzü ve iyi iletişimi nedeniyle desteklerken diğer bir kısım ise yerel seçimlerdeki hesaplar yüzünden kati suretle karşı çıkıyor.
Milletvekili aday adalığı sürecinin en hareketli geçeği ilçe ise Konak gibi görünüyor. Konak’’ta geçmişte İlçe Başkanlığı yapan Nazmi Kalyoncu, Ali Gönen ve Fevzi Bayram çalışmalara başlamış görünüyor. İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu’’na yakınlığıyla bilinen ve naif kişiliğiyle teşkilatta bir çok konuda akıl hocası konumunda olan Nazmi Kalyoncu milletvekilliği konusunda en önemli isimlerden birisi olarak öne çıkıyor. İl Genel Meclisi’’nde AK Parti’’nin Grup Başkan Vekili olan Kalyoncu uzun zamandan bu yana köy ve mahalle ziyaretleri yapıyor. Mali Müşavir Kalyoncu, geçtiğimiz dönemde köylerin en büyük sorunu olan Ecri misil konusunun çözülmesindeki rolü ile kırsaldan en büyük desteği alacak isimlerin başında geliyor.
Konak’’tan diğer bir aday adayı da Eski İlçe Başkanı Fevzi Bayram. Mevcut Konak Yönetimindeki ekibi nedeniyle uzun süre tartışmalara neden olan Eczacı Bayram, Konak’’ta şansı en az olanlardan. AK Parti’’nin eski İzmir Milletvekili Tevfik Ensari’’nin ekibinin as oyuncularından Bayram, İl Başkanı Ömür Kabak’’a en çok destek veren ilçe başkanlarının başında geliyordu. Ancak ilk fırsatta görevden alınan Fevzi Bayram da şimdilerde Ömür Kabak muhalifleriyle hareket ediyor.
Konak’’ın mevcut İlçe Başkanı Latif Özkan da teşkilatın ’“Güçlü Aday Adayı’” olarak nitelediği isimlerden. İnşaat Mühendisi Özkan her seferinde aday adaylığı düşünmediğini belirtse de onu milletvekili olarak görmek isteyen teşkilat mensupları adaylar belirleninceye kadar bu konuda baskı yapmaya niyetli görünüyor.
Kulislerde, diğer milletvekili aday adayının ise mevcut İl Başkanı Ömür Kabak olduğu konuşuluyor. Referandumda İzmir’’in evet oyları konusunda hezimete uğramasının sonucunda yaşanan İl Başkanlığı buhranının bu şekilde giderileceği öngörülüyor. Ocak ayından sonra Ömür Kabak’’ın istifa ederek milletvekilliği için çalışmalara başlayacağı konuşuluyor. Yerine adı geçen isim ise başarılı çalışmalar yapmasına rağmen sudan sebeplerle geri plana itilen Bülent Delican. Geçmişte Fazıl Say konusunda Bülent Delican’’ın yalnız bırakılmasının en önemli nedeninin de bu hesaplar olduğu dile getiriliyor. Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’’a yakınlığıyla bilinen Eczacı Delican, 2009’’daki İl Kongresi’’nden önce İl Başkanlığı’’na adaylığını açıklamış ve daha sonra teşkilatların bölünmemesi için çekilerek Ömür Kabak’’a destek vermişti.
Sonraki yazılarda yazmayı düşündüğüm Mehmet Bayındır’’ı gelen mail ve yorumlar nedeniyle öne almaya karar verdim. AK Parti tabanının belki de kendine en yakın hissetiği isim olarak ön plana çıkan Bayındır, bağımsız milletvekili adayı olarak girdiği 2007 Genel seçimlerinde aldığı yüksek oranda oyla kendini kanıtladı. Küçük Menderes Havzası’’nda ihtiyaç sahiplerine yıllardır gönüllü hekim hizmeti de veren Op. Dr. Bayındır 14 bine yakın net oy olmak üzere 13 bin de mükerrer oy almıştı. (Yani 13 bine yakın kişi hem AK Parti'ye hem de bağımsız milletvekili Bayındır'a oy bastığı için geçersiz sayılmıştı.) Geçtiğimiz aylarda AK Parti tabanının Bayındır’’a neden bu kadar ilgi duyduğunu anlayamamıştım yaşadığım acı bir olaya kadar’… Kayınpederim trafik kazası geçirdiğinde hastaneye benden bile önce gelen iki isimden biri olan Mehmet Bayındır (diğeri ise Emre Kaya) benim gibi sıradan vatandaştan büyük destek göreceğe benziyor.
KIYIDA KÖŞEDE KALANLAR
***İl Başkanı Kabak, Öğretmenler günü nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Eğitim-Bir-Sen İzmir Şubesi’’ni ziyaret etti. Hayatımızın her alanında rehberimiz olan öğretmenlerimizi anmak ziyaret etmek takdire şayan bir tavır. Öte yandan her yıl ısrarla aynı sendikanın ziyaret edilmesinin ise diğer sendikalara üye olan öğretmenlere haksızlık olduğunu düşünüyorum. Öğretmenler gününde görüş ayrımı yapmaksızın tüm sendikalar ziyaret edilerek tüm öğretmenlerin günü kutlanmalı.
***AK Parti İl Kadın Kolları "Haklarımızın Farkındayız" adıyla güzel bir etkinlik yaptı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde gerek stantlar kurarak gerek sokak tiyatrosuyla her zamanki gibi AK Parti'nin sahadaki yüzü oldu. Göreve geldiğinden bu yana ilkeli çalışmalarıyla teşkilatın her kesimi tarafından sevilen ancak ana kademeden destek görmeyen Kadın Kolları İl Başkanı Nesrin Ulema'yla ilgili sonraki haftalarda milletvekili aday adaylığı değerlendirmelerinde bulunacağım.
***AK Parti teşkilatlarında beyefendiliğiyle tanınan Karabağlar İlçe Başkan Yardımcısı Kadir Uçar’’ın sosyal paylaşım sitelerindeki tavrı kadınları üzdü. Kadir Uçar’’ın Facebook’’ta ’“doğru söze ne denir’” başlığıyla paylaştığı fıkranın ardından çok sayıda telefon aldım. İl Yönetim ***Kurulu Üyesi Mehtap Uçar'ın da eşi olan Kadir beyin ’‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığı fıkra ve fotoğraflar gerçekten de insanın sinirlerini bozacak cinstendi. Hatta paylaşımının altına yazdığım yorumla da tepkimi gösterdim. Ben Kadir beyin hemcinsi olmanın verdiği sorumluluk adına tüm bayanlardan onun paylaşımları için özür dilemeyi görev biliyorum. (Gerisi kendine kalmış)
***Haluk Saydan isimli okurumuz etkili eleştirileri ile dikkatimi çekti. Yorumlarını beğendiğimi beyan ederek, tebrik ediyorum. Sorularını köşemden yanıtlamam gereksiz polemik olur. Zira kendi ismiyle yazmadığından anladığım kadarıyla kendisi de İzmir’’deki korku imparatorluğu zincirinin bir halkası. Bana ulaşırsa çay içerken sorularını yanıtlayacağıma ve korku imparatorluğunu göz önünde bulundurarak ismini açıklamayacağıma söz veriyorum.
***Haluk Saydan isimli okurumuz etkili eleştirileri ile dikkatimi çekti. Yorumlarını beğendiğimi beyan ederek, tebrik ediyorum. Sorularını köşemden yanıtlamam gereksiz polemik olur. Zira kendi ismiyle yazmadığından anladığım kadarıyla kendisi de İzmir’’deki korku imparatorluğu zincirinin bir halkası. Bana ulaşırsa çay içerken sorularını yanıtlayacağıma ve korku imparatorluğunu göz önünde bulundurarak ismini açıklamayacağıma söz veriyorum.