RÖPORTAJLAR
9 Mart 2014 Pazar

'İnanılmaz heyecanlıyım'

Karşımızda iddialı bir Başkan var. Vizyoner bakış açısını Alaçatı'da Türkiye'ye kanıtladı. Şimdi de Çeşme'yi dünyaca tanınan uluslararası bir marka yapmak için kolları sıvadı. Son 10 yıldır Alaçatı Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Muhittin Dalgıç, 30 Mart 2014 seçimlerinde CHP Çeşme Belediye Başkan adayı olarak karşımızda.

 İnanılmaz heyecanlıyım

Muhittin Dalgıç, iyiyi ve güzeli arayan yeni fikirlere açık bir Başkan. Bu kez kendisini kabına sığmaz bir enerjide gördüm. Çok heyecanlı. 30 Mart seçimlerinde yüzde 65 oy alarak rakiplerini geride bırakacağını söylüyor. Çeşmeliler'e verdiği ilk mesaj da, dokunan ve dokunulan bir Başkan olmak. Dalgıç, "Çeşme alan değil, veren belediye olacak" diyor. Muhittin Dalgıç, bölgesel markalar yaratarak hepsini Çeşme çatısı altında toplayacaklarını söylerken, "Karşımızda muhteşem güzellikte bir coğrafya, yapılacak çok iş var. Bu da beni inanılmaz heyecanlandırıyor. İnanılmaz bir sinerjim var" diyor. Yağmurlu bir Çeşme'de, şömine ateşinde keyifli bir sohbette CHP Çeşme Belediye Başkan adayı Muhittin Dalgıç'ı ve hedeflerini konuştuk...




Yıllar yıllar önce Muhittin Dalgıç Alaçatı sokaklarında nasıl bir çocukluk yaşadı?
1962 yılında Alaçatı'da doğdum. Alaçatı o günkü yerleşim ve nüfus ölçeğinde köyün biraz üstü bir yerdi. Ailem tarımla uğraşıyordu, tütün dikiyorduk. Ve sekiz kardeştik. Yazları tarlada çalışırdık. Dedemin bakkal dükkanında çalışırdık. Sadece bir ilkokul vardı. Böyle bir çocukluk yaşadık.

Aile yapınız nasıldı?
Büyükler Yugoslavya'dan, ilk Balkan harbinde 1912 yılında göçüyorlar. Büyükbabam Alaçatı doğumlu. Gerçekten çok şanslıyız biz. Allah sağlık versin babam yaşıyor, kuralları vardı ama inanılmaz demokrat yapıdaydı. Lise için babam beni ve ağbimi İzmir'e gönderdi. Okumamızı istiyordu. Çocukları tarıma bağlanmasın diye traktör bile almamıştı. Düşünün beden ile çalışılarak yapılan tarımda o dönemde sizi o imkanlarla İzmir'e gönderiyor. Babam bizim hep önümüzü açmıştır.

Nasıldı İzmir'e gitmek, bir anda soğuk duş oldu mu?
Soğuk duş oldu tabi. Köyden kente geliyorsun (gülüyor). O süreçte ulaşım yoktu. Araba yoktu, otobüs yoktu. Ticari amaçlı minibüsler vardı. Ticaret Lisesi'nde okudum abimle birlikte. Ticaret Lisesi de o dönemin flaş okullarından biriydi. İzmir'in en popüler Efes Oteli'nin orada bir okul. Alsancak, hayat standartları yüksek.

İzmir'le buluşma, serde gençlik var...
Tabi, bu iktidara kadar şanslı nesillerdik. Şimdi kızlı erkekli diye arkadaşlıklar ne kadar engellenmeye çalışılsa da, o dönemler çok demokrattı. Alaçatı'da aşık olduğun, beğendiğin bir kızla görüşmen mümkün değildi belki ama İzmir kent tabi. Okula geldik, kızlı erkekli çok neşeli dostluklar vardı.

Dersler nasıldı?
Ben ders çalışmazdım ama sınıfta dersi dinlerdim. Hiç ders sorunum olmadı, hep başarıyla geçtim sınıflarımı. Üniversitede de aynı yöntemi uyguladım ve başarılı oldum.

DEDEDEN CHP'Lİ

Siyasete ilginiz ne zaman başladı?
Lise yıllarından itibaren 70'li yılların sol hareketlerinin içindeydik. Ailem de yerel ölçekte her zaman CHP'nin içindeydi, sol kimlikteydiler. Dedelerden başlayan bir yapıdır. CHP'nin içinde her zaman aktif şekilde destekçi olmuşlardı. Biz de öyle büyüdük. Babamın iki dayısı da belediye başkanlığı yapmıştır Alaçatı'da. Ailenin yapısı siyasetle hep içiçe olmuştur.

Eylemlere katılır mıydınız?
Hepsini yaptık. Afiş de astık, yazı da yazdık. Lise yıllarında korsan gösterilerde polise yakalanıp dayak da yedik.




O zamanlar ne hayal ediyordunuz?
İyi bir dünya hayal ediyorduk. Daha eşit, herkesin mutlu, rahat olabileceği bir dünya hayalimiz vardı. Düzeni değiştirebileceğimizi, herkesin eşit gelir grubunda yaşayabileceğini, emeğin eşit yer alabileceği bir yapı hayalimiz vardı. O süreçte herkesin bir hayali vardı. Nedir? Bir devrim gerçekleştirmek. 1980'e kadar olan dönem içinde tam bağımsız Türkiye için bu mücadeleler veriliyordu. Müthiş kitap okuyorduk. Sol tandaslı literatürü yutuyorduk. 700 sayfa Kapital'i okuyorduk, öğreniyorduk.

Edebiyat da var mı arada?
Yok (gülüyor) Söylemler var ama edebiyat yok. Belki de okuyarak, aktif eylemlere katılarak o dönemde öne çıkmak istiyorduk.

KADERE İNANMAM

Üniversite yıllarına gelirsek?
Babamın sonsuz desteğiyle üniversiteyi de okudum. Ben babamın elden para verdiğini de hiç bilmem. Gidin kasadan alın derdi. Onun duyduğu bu güvenle sen kendini programlıyorsun. 100 lira verecek mesela, hakkına o kadar düşüyor. Ama annen, kardeşlerin tarlada çalışıyor biliyorsun. Sen hakkını 50 liraya düşürüyorsun. Böyle bir otokontrol yaşardım. Hoyratça davranmazdım. Ege Üniversitesi'nde maliye muhasebe okudum. Manisa'daydı fakülte, kadere inanmam ama eşim Semra benim sıra arkadaşımdı üniversiteden.

Demek ki kadere inanmakta fayda var...
Bilmiyorum benim o yönde çok inancım yok ama samimi olarak söyleyeyim Ege Üniversitesi Bornova kampüsünde 11 Eylül 1980'de kayıt oldum. Arkadaşlar kal bu gece dediler, ben Alaçatı'ya döndüm. Kalmış olsaydım, belki çok başka şeyler olacaktı. Sabah marşlarla uyandık.

PETKİM'İN CAMLARINI BİZ TAKTIK

Üniversite bitti. Ne yapmayı hayal ediyordunuz, siyasete atılmak var mıydı planda?
Babam yurtdışında lisans üstü eğitim yap dedi. Yok dedim, yeter bu kadar. Ticari anlamda planlarım vardı. 1980'den sonra Alaçatı'da farklı işletmeler açmaya başladık. Mülkiyetlerimiz vardı ama sermayemiz yoktu. Kazandığımızı ticarete yatırıyorduk. Cam montajı işine başladık. İzmir'den Aliağa'ya kadar cam işi yaptık. Abimle her tarafa koşuyorduk. Petkim'deki lojmanların camını bile biz taktık. Menteş'teki fabrikalar, Çeşme'deki büyük sitelerin camlarını biz takıyorduk.

TÜRKİYE'NİN İLK İNŞAAT MARKETİNİ KURDUK

Politika bekliyor mu o sırada, meclis üyeliği filan var mı?
Yok, sadece CHP üyeliği var. Sonra SHP üyeliği oldu. 1999'a kadar böyle bir düşüncemiz yok. Manevi ve maddi destek olarak siyasal görüşümüzün arkasında duruyorduk sadece. 1994 yılında Alaçatı'da Türkiye'nin ilk inşaat marketini açtık. İstanbul'da bile yoktu.

Peki ne oldu da Başkan oldunuz?
1999 seçimlerinde bizden önceki bir abimiz, Remzi Özen Belediye Başkanı idi. Remzi Bey'in üçüncü dönemiydi. O seçimlerinde ben de meclis üyeliği yapmak istedim, aileme danıştım.



TAŞIN ALTINA ELİMİ KOYDUM

Ben de onu soruyorum, neden siyasete geçtiniz mis gibi ticaret yapıyorken?
Hayallerim vardı. Lise yıllarındasınız Alaçatı'ya bir araç uğramıyor, sokağında bir ampül yanmıyor. Ilıca'ya gidiyorsunuz çay bahçesinde oturuyorsunuz. Tabi sorumluluk almak da istedim. Söyledikleriniz anlaşılmıyor, o vizyon ve algıda buluşamıyorsunuz. O zaman taşın altına elinizi koymanız gerekiyor. Alaçatı hayallerimi gerçekleştirmek istedim ve bu yola girdim. 1999'da meclis üyesi oldum. 2000 yılında da Alaattin Yüksel'in İl Başkanlığı döneminde il yönetimine girdim. Çok severek çalışıyordum, ilde 6 gün tam mesai çalışıyordum. 630 köyün yaklaşık 600'üne gittik.

BAŞKANLIK İŞ DEĞİL, GÖREVDİR

Ciddi bir hayat değişikliği olmuş...
Tabi canım ticaret işti, bu bir görev oldu. Ben 1999'dan beri ticaretle ilgilenmiyorum. Bana kardeşlerim bakıyor diyebilirim (gülüyor). 2002 yılı gerçekten 24 milletvekilliğinden 16'sını aldığı ciddi bir dönemdi. 2003 yılında Belediye Başkanımız Remzi Bey talihsiz bir şekilde ceza aldı ve meclis içinden seçilerek 2003 yılının 6 ayını Belediye Başkanı olarak tamamladım. 2004 yılındaki seçimlerde adaylığım kontrol dışında öne çıkmaya başladı ve 2004 seçimlerinde yüzde 52 oyla Alaçatı Belediye Başkanı seçildim.

BEN İYİYİ, GÜZELİ SEVERİM

Alaçatı idealiniz neydi?
Aşk. Kelime tam olarak aşk. Her insanın içinde vardır bu, doğduğu yere bir şeyler kazandırmak, katabilmek. O inanılmaz bir haz. Bu haz herşeyin ötesine geçti. Alaçatı benim için hakikaten bir aşk. Ham bir yapıyı alıyorsunuz, bir noktaya getirmeye çalışıyorsunuz. Hayallerimiz vardı, ilk iş olarak çocuklarımız için lise yaptık.

Alaçatı için bir model aldınız mı?
Hayatta hiç sevmediğim şeylerden biri model almaktır. Ama ben iyi severim, güzeli severim. Kaldırımın da da doğru olmasını, kafeterya masasının da düzgün olmasını isterim. İçimden öyle geliyordu. Belki de çok yer sofrasında yemek yemekten kaynaklanıyordur o masaya özen gösterişim. Ayrıca 2004 yılına kadar Alaçatı'da kimsenin ailesiyle çoluk çocuk çıkıp bir kafeteryada oturamamasıdır. Yoktu. Ben ekonomi eğitimi aldım ama işimiz nedeniyle hep inşaatın içinde oldum. Dolaşıp görüyorduk. İyi ortamlarda olmayı gerçekten seviyorum. Alaçatı'da da bunu uygulamaya çalıştım. Benim temel kuralım şudur, insana doğaya bakış açınız pozitif olacaksa, ekonomik yapınızın güçlü olması lazım. Ekonomik girdinizin güçlü olması lazım.

Alaçatı yıllar içinde zenginlerin muhiti mi oldu peki?
Ona çok katılmıyorum. Talepkar bir yapı oluşmuştur. Alaçatı'daki yaşam kalitesi yükseldikçe, tanındıkça ekonomik ve entellektüel durumu daha yüksek olan bir grupla buluştu.

KONTROLLÜ GELİŞTİK

Bu gelişme hayalinizin bir parçası mıydı?
Hayalin bir parçası mutlaka. Vatandaşın ekonomik girdisini nasıl hızlandırırsınız? Buraya yatırım yapılmasıyla. Ama eğer koruma imar planları, plan revizeleri yapılmamış olsa bunu başaramazdık. Gelişme tamamen kontrol altında oldu.

GURURLUYUM

Çocukken uyandığınız Alaçatı ile bugün arasında ne fark var?
Alaçatı ölçeğinde daha çok eksiğimiz var. Henüz hayallerimizin çok altındayız. Düzgün ve aydınlık sokaklarda yürüyoruz, ev duvarı düzgün sokaklarda, yemek yiyeceğin güzel restoranların önünden geçiyorsunuz. Gururluyum tabi ki. Üç lisesi, kapalı spor salonu, sekiz banka şubesi, 12 sanat galerisi olan bir yer oldu 10 yılda Alaçatı. 30 yataktan 3 bin yatağa çıktık.

Yazlık nüfus kaça çıkıyor?
10 sene önce 20-25 binlerde idi. Şimdi 150 bini buluyor. Bu tabi ekonomik değer de katıyor. Tanınırlılığı çok ön plana çıktı. Ciddi bir marka oldu, bu da bölgemiz için bir gurur kaynağı. Tabi tüm bunları yaşarken inanılmaz bir haz duyuyorsun. Turizmi kum, güneş olarak planlamadık. Sporuyla, kültürüyle planladık.




EKSİKSEM TAMAMLARIM, YANLIŞSAM DÜZELTİRİM

Siz dinlemeyi bilen bir Başkan mısınız?
Herkesi dinliyorum. Yoldaki ayakkabı boyacımı da dinlerim, işçimi de, kahvedeki amcamı da. En ufak bir fikir bile benim için çok önemlidir. Çünkü doğru bir tanedir. Doğruyu bulduğumda da zaten kimse yolumdan çeviremez beni. O doğruyu bulmak için de uğraşırım. Bir özelliğim vardır, eksiksem tamamlamaya çalışırım, yanlışsam düzeltirim.

Kendinize karşı dürüst müsünüz yani?
Kesinlikle dürüstüm. Ağır bir eleştiri gelse bile durur, düşünür, değerlendiririm. Zaten ciddi katkılar da alıyorum, dinlemeden olmaz tabi. Vatandaş sokakta her şeyi söylüyor, makamda değil.

VATANDAŞ MAKAMDA DEĞİL, SOKAKTA KONUŞUR

Makamda söylemez mi vatandaş her şeyi?
Toplumun bütün katmanları böyledir. Makamda şikayetini çok zor söyler. Önerisini de zor söyler. O koltuklar ne yansıtıyorsa... Ben karşı tarafa geçmeyi de severim gerçi. Ama siz sokaktaysanız, sizle rahat konuşulabiliyorsa, dokunuyorsanız, dokunulabiliyorsanız size her şeyi söylerler. Ben her sabah 06.00'da sokaktayım. En yaşlısı da, en genci de size her şeyi söyler. Eğer dayanabilirsen tabi. Ki benim öyle bir meziyetim var, her türlü eleştiriye dayanırım. Sorunu ya da öneriyi bu şekilde aldığında çözümü de çok kolay bulursun.  

Şimdi Çeşme'ye gelirsek... Birleşmeyle birlikte toplam nüfus ne kadar şimdi Çeşme'de?
36 bine yakın nüfusumuz var, 27 bin 500 kadar seçmen var.

Adaylığınızın ardından Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu ile görüştünüz mü?
Görüştüm tabi. Faik Bey, bizim toplam 4 dönemdir Belediye Başkanımız. Abimizdir, bölgeye hem hizmet, hem de tanınırlılık açısından ciddi katkıları olmuştur. 20 senedir belediye başkanıdır. Ama toplum artık bir değişim istiyor. Faik abiyle görüştüm, kırılması doğaldır. İnanıyorum ki, bu görevi yine kolkola yapacağız. Ama bir değişim şart.



ÇEŞME ÇATISI ALTINDA BİRLEŞECEĞİZ

Değişim derken...
Buradaki mantığımız şu, bölge bütünleşiyor. Bunu çok büyük bir kucakla sarmalamamız lazım. Saygı, sevgiyle yürümek zorundayız. İnanılmaz bir coğrafyada yaşıyoruz. Dalyanı, Çiftliği, Ilıcası, Ovacığı, Ildırı hakikaten çok içten söylüyorum bunların tümünü ayrı ayrı markalar haline getirip Çeşme çatısı altında birleştirmemiz lazım. Hedefimiz bu, göreceksiniz bu bölgenin markalarının nasıl koca birer marka olduğunu. Çeşme çatısı altında birleştiğini herkes görecek. Benim böyle bir iddiam var. İnanılmaz heyecanlıyım. Belki 3. dönem Alaçatı Belediye Başkanı olsaydım bu kadar heyecanlı olmayacaktım. Benim için işlenecek bir yapı var karşımda, çok iş var yapılacak. Bu da beni inanılmaz heyecanlandırıyor. İnanılmaz bir sinerjim var bölgeyle ilgili.

Nasıl bir fark yaratacaksınız Çeşme'de?
Hiç kimse benim ağzımdan yol yaptım, park yaptım, kanal yaptım diye duymayacak. Onlar yasalarla bize verilmiş görevler. Bizim burada başka bir derdimiz var. Biraz önce söylediğim marka değerleri yaratacak yapıları oluşturmak. İnsanların ekonomik yapılarını, işini, aşını geliştirecek çalışmaları ve o markalaşma süresinde kalıcı olacak çalışmaları yapmak.

AYRIM YAPMAM

Peki Başkan, doğru insan kalmak zor değil mi?
Çok kolay. Sokaklarda yalnız, güvenle yürüyemezsem ben bu işi yapmam zaten. Bu kadar açık. Eşitlik kavramı içerisinde davranırsanız, ayrım yapmazsanız, mesafeyi o şekilde tutarsanız hiç korkmayın.

Bu kolay mı ?
Çok kolay. 10 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Özel yaşantımdan hiçbir tavizim olmamıştır. Sivil hayatımda nereye gidiyorduysam aynı şekilde yaşıyorum. Bizim dağdaki çobanımızın ağılında beraber bir kuzu kesiyorsak, mahalle kahvesindeysek, sokakta çocuklarla nasıl oynuyorsam yine aynıyım.

Çeşme'deki rantla baş etmek güç gözüküyor...
Ben, benim dedemim bıraktığı maldan düşecek payı yiyemem. Kendi kazandıklarımız ayrı. Çok şükür ki, eli yüzü düzgün, eksikliği olmayan bir aile yapımız var. Bölgenin ekonomik yapısı ciddi olarak güçleniyor. Benim parayla derdim yok. Rahat geçiniyorum, eşim hala çalışıyor. Çocuklarım hayatlarını kazanıyor. Benim paraya ihtiyacım da yok.

KURALLAR HERKES İÇİN GEÇERLİDİR

Büyük sermaye grupları geliyor, baskı oluşturmuyorlar mı zaman zaman?
Kurallarım vardır ve kurallar herkes için geçerlidir. Bana hiç kimse hiçbir şey teklif edemez. Bakın benim üç beş dostum, çocukluk arkadaşım dışında bana dışarıda yemek dahi ısmarlayamazlar. Ben ısmarlarım. Bu kuralımdır, bir kırmızı çizgim. 10 yıl önce Alaçatı'daki imar planlarını revize ettik ve meclisime 10 yıldır imar değişikliği ile ilgili gündem gelmedi.

ÇEŞME'DE SİNERJİ YARATTIK

Seçildiğiniz takdirde Çeşme'de nasıl bir yönetim anlayışı sergileyeceksiniz?
Aynı şekilde, ilk işimiz plan revizyonlarını çıkaracağız. Koruma imar planlarını yapacağız, 11-12 tane bölgesel koruma planı var. Bunları oturtunca zaten size bir istek geldiğinde kural belli, plan belli.

Çeşme'de için yenisiniz, sokakta nasıl karşılaşıyorsunuz?
Uzak değiliz ama. Sokakta ciddi bir sinerji yarattığımıza inanıyorum. Vatandaş bunu hissettiriyor. Nüfus yapısından ötürü bölge zaten içiçe.

SOSYAL BARIŞI SAĞLAYACAĞIZ

Heyecanınız seçmene de geçiyor mu?
Bizim heyecanımız geçtiği gibi, onların heyecanı, beklentisi de yükseldi. Yerel anlamda yaşıyorsan toplum sadece sosyal barış istiyor. Ben temel olarak sosyal barış üzerinde duruyorum.

MAKAM ODASINI GİRİŞ KATINA ALACAĞIM

Çeşmeliler sizden ne bekliyorlar?
Çok samimi olarak söyleyeyim insanlar en çok dokunmak ve dokunulmak istiyorlar. Sokakta dertlerini sizinle paylaşmak istiyorlar. Kendilerinden birini görmek istiyorlar. Ben de diyorum ki, beni her gün göreceksiniz. Başkanlık makamını giriş katına alacağım. Kapım açık olacak. Peki ne zaman çalışacaksınız Başkan diye sorarsan, belediye ile ilgili işiniz için hiç saat 16.00'dan sonra binaya gittiniz mi? Ben saat 16.00'dan sonra çalışacağım. E peki diğer çalışanlar? Eğer sabah kapıya dikilip, bölüm müdürü bir dakika geç kaldı diye ceza yazmazsan o müdürü akşam saat 20.00'ye kadar çalıştırırsın. Belediye Başkanı'nın aslında protokol görevi dışında hiçbir işi yok. Projelerini koyar, denetim mekanizmasını kurar, çalışmalarını belirli saatlerin dışında yapar. Herkesle görüşeceğim, neden kendini saklıyorsun? Toplumla kucaklaşmak zorundasın. Eğer sabahları İnkılap caddesinde yürüyorsan, yüz esnafa hayırlı işler dersen, herkes dertli değil ki. İçinden sıkıntısı olan beş tanesiyle görüşürsen senin belediyedeki trafiğin otomatikman biter. Sistem böyle çalışacak.

ALMAYA DEĞİL, VERMEYE GELİYORUZ

Çeşme Belediye Başkanı seçilirseniz ilk işiniz ne olacak?
Bir kere sokak barışını hemen yaratacağız. Vatandaşı dinleyeceğiz. Belediye ile esnaf arasındaki gerginliği sonlandıracağız. Belediyeler ticarethane değildir, vatandaşın ekonomik yapısını güçlendirecek işler yapacağız. Biz almak değil, vermek için geliyoruz. Belediyedeki hiçbir arkadaşımın işiyle aşıyla işim olmayacak. Herşey şeffaf olacak.




ÇEŞME'NİN DERDİ SADECE TURİZM DEĞİL

Çeşme 5 yıl sonra nerede olacak?
Çeşme'ye bazı simgesel şeyler kazandırmamız lazım. Markayı yaratmak için her bölümü kendi içinde markalaştıracağız. Bunun bütün fikir ve projeleri hazır. Diyelim ki, Çeşme merkezde oturuyorsunuz. İnkilap caddesinin uzunluğu 910 metredir. Denize yarım ay şeklinde uzanır. Burada Çeşmeliler'in oturacağı bir yapı bile yok. Çeşme'nin derdi sadece turizm değil. İnşaat sektörü var, tarım var. Bunların ekonomik girdisini yükseltecek, geliştirilmesi ve korunması için çalışmalar önemli. Anasonu var, sakızı var, domatesi, enginarı var. Marka anlamında bir şey yaratıp, para kazanılmalı. Yeni planlamalarla yeni turizm alanları açılmalı. Yerel turizm, Çeşme'de çok üst seviyede, bunu yabancı turistle desteklemek lazım. 2000'li yıllardan bu yana Çeşme'ye gelen yabancı turistte ciddi azalma var. Her şey dahil sistemine de tamamen karşıyım. Bunun dışında bir turizm planlayacağız.Turizmin önünü açacağız.

ÇEŞME'DE HERKESE HİTAP EDECEK MARKALAR OLACAK

Çeşme'ye geldiğimizde otopark bulabilecek miyiz, fahiş fiyatlı olmayan bir yemek yiyebilecek miyiz?
Çeşme nüfusu 35 bin, yazın 500 bine çıkıyor. Biz düzenleme yapacağız. Bölgesel olarak uygun fiyatlı işletmeler de olacak tabi ki. Ama şunu söyleyebilirim, 5 yıl sonraki Çeşme dünyada adından çok ciddi bahsedilen, nitelikli, marka değeri yüksek işletmeleri barındıran bir yer olacak. Kitesurf yapıyorsan Çeşme'ye geleceksin. İstakoz yemek istiyorsan Çiftlikköy'e geleceksin. Çok güzel bir balık yemek istiyorum dediğinde Dalyan'a geleceksin. Termal tedaviden faydalanmak istiyorsan Ilıca'ya geleceksin. Tarihle ilgileniyorsan İyon kentlerinden Ildırı'ya geleceksin. Şarap tadımı yapacağım, bağ gezeceğim dersen Ovacık'a geleceksin. Marka değeri olan bir restorana gitmek istersen Alaçatı'ya gideceksin. Güzel bir plajda yüzmek istersen Ilıca'ya gideceksin. Ve herkese hitap edecek. Plajları belediye işletecek, herkes ulaşabilecek. Bunlar hepsi birbirinden 20'şer kilometre uzaklıkta yer alıyor. Kruvaziyer turistine bunların tümünü bir kerede gösterebileceğiz. İlk hedef, şu anda 2 ay yaşadığımız doluluğu 3 ay yaşamak. Kademe kademe bunu 6 aya çıkaracağız. 

YÜZDE 65 OY ALACAĞIZ

Koltuğa oturursanız,
31 Mart'ta ilk iş ne yapacaksınız?
31 Mart'ta hepbirlikte oturup önümüzdeki yaz sezonunun kullanım kararlarını alacağız. Çünkü sezon hemen başlayacak. Mayıs'a kadar Çeşme'yi 2014 sezonunuza hazırlayacağız.

Bunu başarmak için 30 Mart seçimlerinde hedefiniz nedir?
Yüzde 65 oy alacağım. Bu bir iddia değil. Çeşme'de yüzde 65 oy alacağız.

 
Siyasette hiç dayım olmadı, örgüt emekçiyim ben!
 
Kendimize değil, partimize oy istiyoruz…
YORUMLAR
Toplam 8 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
onder canal 13 Nisan 2014 Pazar 00:17

sifne'den 30 dakikada bir ve yaz kis gececek belediye otobusu istiyoruz, alacati ve cesme otogarindaki tuvaletlerin cagdas gorunumlu ve temiz olmasini istiyoruz. Sifne yarim kalan yol genisletme calismalarinin tamamlanmasini istiyoruz. Mercankoy deniz ustune konmus ve 100 metre kuralina uymayan yapilarin yikilip isikli,temiz,dus ve giyinme kabinleri ve guneslik semsiyeleriyle halk plaji olarak donmesini istiyoruz. basarinizdan hic kuskumuz yok. Yeter ki bu isteklerimizin varligini bilin, saygilar sevgiler

Yorumu oyla      11      2  
Nukhet 11 Mart 2014 Salı 04:17

Insallah bu soylenenler sadece sozde ve yazilmis olarak kalmaz...icraat goruruz..En onemlisi Cesme ve cevresine Belediye otobusleri o bolgenin en buyuk ihtiyaclarindan birisi...Mafya dolmusculardan kurtulmali Cesme ve cevresi, Mafya nin adamina gore istegine gore aldigi ucretler, insanlara karsi takindiklari pis ve calimli tavirlarin bittigi, Belediyenin kontrolunde calisan otubuslere yerel halkin ozellikle yaz aylarinda korkunc intiyaca var, insallah yeni baskan bu ise onem verir, ricalarimiz ve saygilarimizla..

Yorumu oyla      17      3  
Ildır mot.taş.koop.bşk. 10 Mart 2014 Pazartesi 19:44

başkanım alaçatı güzergahımızda olmasına rağmen birbuçuk yıl önce koop.me yazıhane yeri istedim müsait yer yok dediniz.Ama Çeşme seyahat istediği yeri alıyor yazıhane için bumudur objektif yönetim soruyorum?Bu nasıl halkçılıktır ama bugün ıldır dan oy istiyorsunuz.Kooperatifimizden 50 aile ekmek yiyor ve siz ekmeğin yarısına engel oluyorsunuz.saygılar

Yorumu oyla      15      4  
Baki Demir 10 Mart 2014 Pazartesi 19:14

Başkan'ın heyecanı, okuyanı ekiliyor, Eminim tüm Çeşmeli seçmenleri de etkileyecek. Kendisi değişiminin ve gereken taze kanın doğru adresi gibi, bence tam isabet. Bize de Alaçatıdaki başarısının devamını dilemek kalıyor. Başarılar.

Yorumu oyla      15      5  
10 Mart 2014 Pazartesi 18:41

hayırlısı olsun başkanım çeşme belediye başkanlığınız

Yorumu oyla      14      5  
9 Mart 2014 Pazar 22:22

sayın dalgıç alaçatıdaki başarınızı çeşmede de yaparsanız çeşme uçar

Yorumu oyla      27      8  
O.T 9 Mart 2014 Pazar 21:37

Ne ironiye, ne mecaza, ne mizaha başvuruyorum. Samimiyetle ve inanarak söylüyorum ki Çeşme için eksik olan tek şey heyecandı. Dalgıç' ta kendinden beklentileri boşa düşürmedi ve inanılmaz bi heyecanla Çeşme ve Alaçatı'nın tertemiz ve masmavi sularına boyluboyunca uzandı bu soğuk kış günü. Avucunun içi gibi bildiği bu denizlere yine mükemmel bir dalış gerçekleştirecektir ve 31 Mart sabahı vurgun yememiş olarak biz halkın yanında yerini alacaktır Dalgıç.

Yorumu oyla      22      9  
utku karademir 9 Mart 2014 Pazar 20:30

sizi destekliyoruz başkanım

Yorumu oyla      24      8  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Siyasette hiç dayım olmadı, örgüt emekçiyim ben!
Gönül Soyoğul, CHP Karşıyaka'nın örgüt emekçisi genç adayı Hüseyin Mutlu ...
Atatürkçülüğümü, bu adamlara test ettirecek insan değilim!
CHP'den Konak adayı olan Eski Baro Başkanı ile hakkındaki eleştiriler, ...
Özfatura-Gökçek karışımı bir başkan olurum
MHP Büyükşehir adayı Gönül Soyoğul’un sorularına içtenlikle yanıt verirken ...
 
İzmir için en büyük projemiz, ‘erdemli şehirler’
Saadet Partisi İzmir adayı Özüdoğru, Gönül Soyoğul’a konuştu. Özüdoğru ...
İzmir'in köylerini kalkındırmaya adanmış bir hayat
İzmir’de siyasetin ve yerel yönetimlerin en önemli isimlerinden İl Genel ...
Ben halkta örgütlendim
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, semt evleri projesine katkı ...
 
İzmir'de seçimin anahtarı Karşıyaka
40 yıllık Karşıyakalı, 40 yıllık CHP'li Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat ...
Benim gerçeğim kanunlardır
Vali Mustafa Toprak, İzmir'e bir geldi, pir geldi. Göreve başladığı ilk ...
2014’ün sorumluluğu bana ait!
Yazarımız Gönül Soyoğul, hem partisi, hem de kendisi için önemli olan ...
 
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Ama Olmadı Sayın Soyer!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
ABD’den Birleşik Krallığa Huawei tepkisi
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Mare Nostrum; Hektor-Akhilleus ikilemi
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Sağlıklı ekmek üretimi için neler yapalım?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Sahtekârların tehdidi her yerde
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘Umut sürüsü’ sevgi ister!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Foça
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
İstanbul-Yarımada hattı ve acele kamulaştırma
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Ruh Eşi Kalp Eşi Sevme İşi
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Burak Oğuz’un özrü
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva