Ligde yeni heyecan ve soluklanmada öyle bir kaptırıyor ki kendini yandaş kesimi; bir başka soluklanmayı, hedefi, o ilk başlangıçtaki heyecan fırtınasını yitirip gidiyor...
Oysa, öyle mi olmalı ilk başlangıçlar?
İnsanların özlemleri olmaz mı; o heyecanları taşıyacak mücadele güçleri nedir bilinmez mi hiç?
Nice ahulardan süzülüp geçse de insan, özellikle sporda mücadeleciliğini hiç yitirmez ki?
Öyle değil mi?
Sevdanız birse, tutkunuz o denli büyüyor demektir; Takım tutkunuz gelişen dünyanızda size farklı bir duygu yaratıyorsa eğer, o zaman da, 'boş ver gitsin' denmez mi yani...
Yaşam işte sürüklüyor insanı; çevrenin de, tutkunun da farklı yönlerine...
Bakın İzmir'desiniz; Güzel bir güz akşamını soluklanmaya başlamışsınız; Hele gün batımı size özel bir seçki değil mi?
'Böyledir' dediğiniz İzmir akşamlarında sporu düşündüğünüzde, istediğiniz mutluluğu yaşayamayabilirsiniz. Bu belki de güz döneminin yarattığı yaprak dökümüdür!..
Hani siz ilk heyecanı, ilk mutluluğu, belki de fırtınayı düşlerken, birden ne olduğumuzu bilmeden, dökülen yapraklar içindesinizdir!..
Bilir misiniz ki, yaşam böyle bir gerçektir işte!
Biz sporun futbol yönüne baktığımızda o gerçeği farklı göreceğiz aslında... Bu satırların okurları o deneyimi yaşamış insanlar!...
Kimi anlatsam, kimi yazsam bu sayfaya kim bilir ne söyleyecekleri vardır ama önce biz İzmir takımlarını, özellikle de ilk iki haftayı değerlendirirken, kötü değil de iyi niyetle ve iyi sonuçlarıyla bakmanın daha olumlu olacağını düşünenlerden yana olduğumuzu vurgulamamız gerekiyor...
Nereden bakarsanız bakın 19 futbolcusu yenilemiş bir Göztepe'nin üstelik de hakem hatalarıyla dolu son maçını da gözden geçirdiğinizde iki haftada başarısız olduğunu düşünmek yanlış değil mi?
Karşıyaka'nın yine rengini kucaklayacak kadroya ulaşması için bir zamana gereksinimi olduğunu düşünmek yanlışlık mıdır?
Ve Bucaspor'un yaşadığı sorunlarla boğuşurken, birden Konya deplasmanından sonra İzmir'de bir penaltı golüyle yenilmesini yanlış yorumlamak nasıl düşünülür?...
Tüm bunlar ne olabilir gerçekten?
Evet gerçekten İzmir takımlarının bir yenilenme, bir arayış içinde olduğunu düşünmemiz gerekiyor...
Bu düşünce de bizi önümüzdeki haftalarda farklı bir değerlendirmeye götürecek hiç kuşkusuz...
Hiç kötü düşünenlerden değilim ama, söyleyebilirim ki herkes tartıyı bir başka koyacak önüne!..
Eğer sorun İzmir fıutboluysa...
Eğer sorun İzmir takımlarıysa...
Ve gerçekten futbola bir yatırım yapmak düşünülüyorsa...
O halde her kesimin 'Ben bu İzmir için varım' demesi başlıca koşul...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da İzmir adına söylemlerini böyle dillendiriyor zaten!..
O halde herkes adil olsa ne var?
Sonrasını göreceğiz...