EGEDESONSÖZ – YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, kamuya personel alımında KPSS ve mülakat süreçlerini eleştirerek istisnai kadrolar üzerinden yapılan atamalara tepki gösterdi. Arslan, geçmişte bakanlık ve genel başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan bir isim hakkında ortaya atılan iddialara dikkat çekerek konunun Meclis tarafından araştırılması gerektiğini söyledi.
Kamuya alımlarda siyasi yakınlıkların etkili olduğunu savunan Arslan, bazı kişilerin KPSS’ye girmeden istisnai kadrolardan yararlanarak devlet memuru olabildiğini, yoksul ailelerin çocuklarının ise KPSS ve mülakat süreçlerinden geçmek zorunda kaldığını belirtti.
Arslan'ın konuşmasının tamamı şu şekilde:
Birilerinin eğer bir bakan dayısı varsa siyasi birilerine yakınsa KPSS sınavına girmeden bu istisnai kadrodan faydalanıp devlet memuru olup hayatını kurtarabiliyor. E peki yoksul ne yapıyor? Yoksulun çocuğu KPSS'ye girecek yetmez mülakata girecek yetmez orda da torpil deniyor. Her seferinde bir mağduriyetle karşılaşıyor. Üç harfli bu mağazalar var ya orada kasiyer oluyor, reyon görevlisi oluyor. İşte size yakın olanlar devlet memuru oluyor yoksulun garibanın çaresizliğin dayısı olmayan da kasiyeri oluyor reyon görevlisi oluyor.
Bakın bu fon krizi çıktığında bir isim ortaya çıktı sizin partinizden geçmişte bakanlık yapmış genel başkan yardımcılığı yapmış bir hanımefendi. İddia edildiği üzere görevi süresinde yani 26 aylık görev süresi içerisinde 60 kişiyi özel kalem ve istisnai kadrodan memur yapmış. Ya şimdi sormak lazım. Ayda iki tane üç tane özel kalem müdürü yapmak ve bir sonraki ay bunu değiştirmek normal midir?
Ama biz biliyoruz ki siz yandaşlarınızı otobandan KPSS'ye uğratmadan mülakata uğratmadan devlet memurluğu yapıyorsunuz. Sonra nerelerde çıkıyor? Gene bir iddia işte bu Yusuf Uluç, Esenyurt'taki kayımın kasası değil mi kasası ev kiralamış adam paraları istiflemiş, para kulelerini kurmuş dolarlar avrolar milyar milyonlar. Bu bakanın özel istisnayla beraber memur yaptı arkadaşlardan biri olduğu iddia ediliyor söyleniyor.
Bakın bu konunun araştırılması gerekiyor ve bu suistimalin bir an önce engellenmesi gerekiyor. Peki bunu kim yapacak? Bunu yapacak olan bizleriz. Bir iş yasal olabilir, hukuki olabilir ama ahlaki olmayabilir. İşte tam da burası burasını işaret ediyor. Bu iş yasaladır ama ahlaki değildir. Suistimal vardır ve bu suistimali çözecek olan kurumun adı Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.




