İletişim ve halkla ilişkiler dalında dünyanın en büyük propaganda ustası olarak kabul edilen Hitler döneminin Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Goebbels'i eski yazılarımda sizlere tanıtmaya çalışmıştım. Bu yazılarımı sitemizde ki köşemi tıkladığınızda kolayca bulabilirsiniz.
Goebels'inpropaganda yöntemleri olarak üzerinde şekillendirdiği on yedi temel ilkesi içerisinde de insanı gerek bu günlere gerekse belli zaman dilimleri arasında yolculuğa çıkaran ilginç ilkeler yalan söylemenin de ustalık isteyen bir özellik olduğunu bize açıkça gösterir. Yalan söylemek yalnızca ahlaksız olmak gibi negatif bir özellikle eşdeğer değildir. Yalan söylemenin bir de pozitif özelliği vardır ki bu da yaptığın işte ' usta' olabilmektir.
Bakın şimdi sizlere faşist Hitler'in ünlü yalan ustası Goebels'in on yedi temel propaganda ilkelerinden bazılarını sizlere sıralıyorum.
'Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar'
' Bir yalanı bin defa söylerseniz yalan yalan olmaktan çıkar, gerçeğin ta kendisi olur'
'Bir eylemin propaganda sonuçları bu eylemi planlarken belirlenmelidir'
'Propaganda düşmanın politikasını ve eylemini etkilemelidir'
'Propaganda dikkatlice zamanlanmış olmalıdır'
'Propaganda tek bir otorite tarafından planlanmalı ve uygulanmalıdır'
'Düşmanın prestijini azaltmak, kendi propaganda ve propagandacına destek ve yardımcı olur'
'Uygun durumlarda tekrar tekrar kullanılan olmalıdır'
'Propaganda da yenilgi sonuçlarıyla ilgili kaygıları pekiştirmek gerekir'
'Kaçınılmaz hayal kırıklıkları hesaba katılmalıdır'
'Propaganda da nefret için hedefler belirleyerek saldırı ortamını kolaylaştırmak gerekir'
'Siyah yerine beyaz propaganda. İkincisi daha az güvenilir ve istenmeyen etkilere yol açabilir'
İşte bu kirli siyasetin, siyah propagandanın günümüzde en sıkı takipçisi ABD dir.
Diğer emperyalist, kapitalist ülkelerde geride kalır mı?
Türkiye gibi 'hafif gelişmekte olan'bir çok ülke bile bu yolun sıkça takipçisidir.
Bunu son günlerde daha da fazla görebilmekteyiz 'hafif gelişmiş' ülkemizde.
Bakın yaklaşık bir aydır yaşananlara.
27 Mayıs sabah alacasında Taksim Gezi Parkında yaşananların AKP yöneticileri ve onun yandaş basını,yandaş yazar-çizerleri, Akil adamları, TV yorumcuları, miting amigoları tarafından yorumlanışı Gobelsvari değil de nedir?
Hadi ben bunların yazdıkları ve söylediklerini tek tek yazıp kafanızı şişirmeyim.
Siz dilerseniz Gobels'in her propaganda ilkesinin altını son günlerde yaşadığınız bu duyduklarınızla kendiniz doldurun.
Haksız isem hem Gobels'ten hem de AKP ve yandaşlarından özür dileyeceğim.