Vangelia Gustherova (VANGA) gözleri görmeyen Bulgar bir kahin teyze.. 1996’’da ölmüş, şimdiye kadar söylediği birçok olay gerçekleşmiş.’¶

Sovyetlerin çöküşünü, Prenses Diana’’nın ölümünü ve 11 Eylül İkiz Kule saldırılarını,
KURSK 2000 yılında 118 Rus askere mezar olan denizaltının su altında kalarak bütün askerlere mezar olmasını önceden görmüş.
VANGA, Obama hakkında da şöyle demiş: ’“Barış adı altında gelecek siyasi liderin göreve gelmesinden bir süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek, eyaletler arasında anlaşmazlıklar çıkacak, 4 ülkenin başkanına suikast girişiminde bulunulacak.’”

2010- 3. Dünya Savaşı Kasım 2010 da başlayacak Ekim 2014 bitecek
2011- Kuzey yarımküreye radyoaktif serpinti olacak hayvanlar bitkiler yok olacak, nükleer ve kimyasal silahlar kullanılacak.
2014- Kimyasal savaşın bitmesiyle dünyadaki insanların çoğu deri kanseri olacak veya büyük bir çoğunluk deri hastalıklarıyla uğraşacak.
2016- Avrupa’’nın nüfusu çok azalacak.
2018- Çin yeni dünya gücü olacak.
2033- Kutup buzları eriyecek dünya okyanus seviyesi yükselecek.
Bu maddeler 2201 kadar uzanıyor.

Bütün bu kehanetleri duyan parapsikoloji ve kehanet hastası olan ben; biraz da korkarak hemen incelemeye başlıyorum. VANGA’’nın çok önceden gördüklerinin yavaş yavaş gerçekleştiğini fark ediyorum. (Ademoğlu aç gözünü, yeryüzüne kıl bir nazar)

2018- Çin yeni dünya gücü olacak demiş VANGA. Gerçekten de dünya ekonomi tarihinde hiçbir ülkenin bu kadar kısa sürede büyümediğini, çeyrek yüzyıl içinde insanların yaşam standartının hiçbir ülkede bu kadar yükselmediğini söylüyor ekonomistler. Dünyada beş kişiden biri Çin’’de yaşıyor. Çin’’de sadece bu yıl iki milyon konutun temeli atılmış, inşaatı devam edenler hariç... Bütün şehirleri birbirine bağlayan, saatte 300 km hızla viyadüklerin üzerinden giden hızlı trene 700 milyar dolar ayırmış.
Ekonomik başarısını devlet destekli ticaret, yatırım ve sanayi politikalarına en önemlisi AİLE BAĞLARINA dayalı disiplinli iş ahlakı anlayışına dayandığı da uzmanların söylemleri arasında’…

Çin’’in güçlenirken bir taraftan da Doğu Türkistan’’daki Uygur Türklerine uyguladıkları baskı Uygur Türklerini Çinlileştirmeye çalışmaları endişe verici boyutta! Uygur Türklerini anavatan topraklarında azınlık durumuna düşüren Çin, Doğu Türkistan’’ın bereketli topraklarına daha fazla Çinliyi yerleştirerek Uygur Türklerini köklerinden koparma politikası gütmekte.

Bu durum bana hemen Kırgız yazar CENGİZ AYTMOTOV’’u anımsattı. Kırgız yazara göre her insanın doğduğu yere sıkı sıkıya bağlı olması, köklerini hiçbir şekilde unutmaması onun değimiyle; MANGURT olmaması gerekmektedir.

MANGURT: Geçmişini unutmuş bedeniyle ve ruhuyla düşman emrine girmiş efendilerine yaranmak için öz anasına babasına çocuklarına ihanet eden insan haline gelmiş kişilere denir.

MANGURTİZM:
Sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji tarihine geçmiş.

Eski dönemlerde Avarlar denilen acımasız bir topluluk çevredeki topluluklara saldırır; güçlü, genç, dayanıklı bazı kişileri kendilerine itaat etsin diye mangurtlaştırırmış.
Bu işkence de şöyle olurmuş; mangurt olacak kişinin önce kafa derisi yüzülür, tek kıl kalmayacak biçimde saçlar yolunur kafa tamamen temizlendikten sonra bir deve kesilir, devenin boyun tarafından alınan sıcak deri kişinin başına geçirilirmiş zaten kan içinde olan deri hemen o kişinin kafasına yapışırmış (tıpkı yüzücülerin başına geçirdikleri bone gibi).
Sonra kişi günlerce güneşin altında bekletilir, kurudukça kafa derisi büzülür, inanılmaz acılar çeker kafasındaki saçlar çıkmaya başlayınca üsten çıkacak yer bulamayan saç beyne doğru uzamaya başlar, beyne batarmış kişi acıdan annesini babasını soyunu doğduğu yeri unutur
hafızasını kaybeder sadece ona yemek veren karnını doyuran kişiyi bilir ona hizmet edermiş.

Mangurtlaşmanın en kötü yanı da bilinçsiz olarak birilerine hizmet etmek olsa gerek’…
Şimdiye değin kendinden olmayanlara ’“Siz Asyalısınız sizin kafanız çalışmaz’” diyen Batı, bizleri çeşitli telkinlerle kendisine hayran bıraktırdı. Bizi özümüzden, kendi kültürümüzden, kendi benliğimizden, dilimizden, dinimize uzaklaştırmanın yollarını bularak giyeceğimizden, yiyeceğimize, içeceğimize ne düşüneceğimize karar verdi.
Bundan sonra devleşen Çin karşısında ne tavır takınır merak ediyorum.
Umarım Vanga’’nın dediği 3. dünya savaşı hiçbir zaman çıkmaz ama eğer çıkarsa hiçbir suçu olmayan çocuklara acırım.
Ben çocuklara çok acırım ama;

Emperyalizmin çocuklara hiç acımayacağını da çok iyi bilirim!!!