Türkiye’’de işçi sendikaları örgütlü güç birliği içinde olsalardı; ekonomik kriz yetmiyormuş gibi bir de işsizliğe mahkûm edilmek istenen emekçileri, biber gazıyla, copla dağıtmaya hiçbir Hükümet’’in gücü yetmezdi.’¶
İşçiler ne zaman meydanlara inse, hoşgörüsüzlük su üstüne çıkıyor ve tavan yapıyor. Tekel’’i çok uluslu BTA şirketine satarak özelleştiren devlet, emekçileri maaşlarının üçte birine çalıştırılmaya zorluyor. İşçilerin kadroları üzerinde değişiklik yaparak, işçi hakları gasp ediliyor.
Devletin KİT’’leri satarak özelleştirmesi ’“Sosyal Devlet’” ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bunun sonucu emekçilerin yok edilmesine, işsizliğin artmasına, az ücretle işçi çalıştırılmasına; yani emeğin vahşice talan edilmesine yol açıyor. Tekel işçilerinin haklı eylemleri, Türkiye işçi hareketine örnek bir davranıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri; Çetin Soysal, Hulusi Gürel, Orhan Diren, Şevket Köse, Tekin Bingöl’’ün işçileri ziyaret ederek onlara destek çıkmaları CHP adına önemli ve sevindirici bir olaydır.
Deniz Baykal’’ın Tekel işçilerine sahip çıkarak onların haklılığını dile getirmesi Cumhuriyet Halk Partisi adına önemli bir adımdır. Zaten Cumhuriyet Halk Partisi, programında Sosyal Devlet ilkesini benimsemiş, emeğin ve işçinin hak ve özgürlüklerini parti programında açıkça belirtilmiştir.
Şöyle ki; CHP, ülkenin halkının haklarını ve özgürlüklerini savunacak, paylaşımı ve gelir adaletini oluşturacak, demokratik ve sosyal devlet ilkesini benimsemiş, barış içinde yaşayan bir toplumu savunan, etnik kültür sahibi her kökenin sorunlarını çözebilen, toplumsal eğitimi ve sağlığı parasız hale getiren, halkını zenginleştirmeyi ilke edinen, gelecek güvencesi olan yurttaşı yaratan bir siyasi anlayışın partisidir.
CHP, bağnaz, din ve ırk ayrımcılığının olacağı bir anlayışı reddeden, sivil toplum örgütlerinin örgütsel çıkarlarından önce toplumsal çıkarlarını ön planda tutan, örgütsel yaşam biçimini ilke edinen, etnik köken milliyetçiliğini reddeden,ancak etnik kültüre duyarlılıkla bağlı ve bunlara demokratik çözüm yolları bulabilen bir anlayışın partisidir.
CHP, değişen dünya düzeni içinde küreselleşmeyi ciddiye alan, emek ve sermaye ilişkilerinde ideolojisinden taviz vermeyen, gelir ve paylaşımdaki adaleti sağlayan, piyasa ekonomisini sosyalleştiren, hakların ve özgürlüklerin önünü açan , köy ve kent yaşamını destekleyen, kamu mülkiyetini satan değil,onu koruyan ve geliştiren, her yurttaşını kamu güvencesi altına alan, emekçiyi zenginleştiren, bir anlayışın partisidir.
CHP, emperyalizme, mevcut düzene, eşitsizliğe, gericiliğe, imtiyazlara karşı koyan, Türkiye’’yi yenileştirecek, bağımsızlaştıracak, yeni programların da öncüsüdür. CHP, çağdaş, evrensel, özgün ilkeleriyle, sosyal ve demokratik anlayışlarıyla, çağı amaçlayan,yeni bir ruhla Türkiye’’nin önünü açan,yeni bir bakış, yeni bir umudun partisidir.
CHP, Türkiye’’nin geleceği ve umududur.