Berivan KAYA / EGEDESONSÖZ – İzmir’in Menemen ilçesinde yapılması planlanan 5 bin 11 konutluk TOKİ projesine ilişkin açılan davada hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projeye ilişkin verdiği “ÇED Olumlu” kararının; jeoloji mühendisliği, çevre mühendisliği, arkeoloji, flora ve fauna ile şehir ve bölge planlama yönlerinden uygun olmadığı belirtildi.

Raporda, proje alanının hemen yanında bulunan Neonteikhos Antik Kenti’nin proje alanına kadar yayıldığına ilişkin güçlü kanıtlar tespit edildiği, hava emisyonu hesaplarında eşik değerlerin aşıldığı, hidrolojik ve jeoteknik çalışmaların eksik olduğu ve 5 bin 11 konutun yaratacağı trafik yükünün ortaya konulmadığı kaydedildi.
Menemen Doğa Mahallesi’nde 101 ada 8 ve 9 parseller üzerinde hayata geçirilmesi planlanan proje; 6 etapta 5 bin 11 konut, 40 kapıcı dairesi, 7 ticaret merkezi, 3 okul, 3 cami ve rekreasyon alanının yanı sıra altyapı ve çevre düzenlemesi çalışmalarını kapsıyor.

Proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verilmişti. Kararın iptali istemiyle bölge halkı tarafından Bakanlığa karşı dava açıldı. Davacıların vekilleri Avukat Saim Akkurt, Avukat Egemen Ege ve Avukat Koray Yüce olurken, davalı Bakanlığı vekilinin yanı sıra davaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı da müdahil oldu.

25 HAZİRAN’DA YERİNDE İNCELEME YAPILDI
Dava kapsamında İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildi.

25 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen keşifte proje alanı yerinde incelendi. Bilirkişi heyeti; mahallinde yapılan incelemeler, tarafların iddiaları ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirme yaptı.

Hazırlanan raporda proje; jeoloji mühendisliği, çevre mühendisliği, ziraat mühendisliği, arkeoloji, biyoloji ve şehir ve bölge planlama disiplinleri açısından ele alındı.

JEOLOJİK VE HİDROLOJİK VERİLER YETERSİZ
Jeoloji mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede, Proje Tanıtım Dosyası’nda alanın jeolojik ve hidrojeolojik açıdan yeterli düzeyde tanıtılmadığı belirtildi.

Eksik değerlendirmeler nedeniyle projenin yaratabileceği jeolojik ve hidrojeolojik baskıların ortaya konulamadığı, buna bağlı olarak olası çevresel etkiler ile alınması gereken önlemlerin de yeterince belirlenmediği kaydedildi.

Raporda ayrıca imar planlarına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporunun bulunmadığı, hidrojeolojik ve hidrolojik değerlendirme raporunun hazırlanmadığı ve yerleşime uygunluk haritasının sunulmadığı tespit edildi.

Bu gerekçelerle ÇED Olumlu kararının jeoloji mühendisliği açısından uygun olmadığı kanaatine varıldı.

EMİSYONLARDA EŞİK DEĞER AŞILDI
Çevre mühendisliği incelemesinde ise proje kapsamında hesaplanan bazı emisyon değerlerinin mevzuatta belirtilen eşiklerin üzerinde olduğu belirlendi.

Bilirkişi raporunda, hidrokarbonlar için hesaplanan 8,99 kilogram/saatlik kütlesel emisyon debisinin 3 kilogram/saatlik eşik değeri aştığı ve bu nedenle modellemeye dahil edilmesi gerektiği belirtildi.

Azot oksitleri için hesaplanan 11,16 kilogram/saatlik emisyon debisinin de 4 kilogram/saatlik eşik değerin üzerinde olduğu kaydedilerek bu parametrenin de modellemeye dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.

Ayrıca proje etki alanındaki İzmir-Çanakkale Otoyolu ile Doğa Mahallesi’nin de kaynak olarak hesaplamalara dahil edilerek toplam kirletici dağılımının değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Bu eksiklikler nedeniyle projenin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içerdiği sonucuna varıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 135624

NEONTEİKHOS İÇİN “GÜÇLÜ KANIT” TESPİTİ
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri arkeoloji uzmanının değerlendirmesi oldu.

Proje alanının batısında bulunan Neonteikhos Antik Kenti’nin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı oluşturduğu belirtilirken, proje kapsamında İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan görüş alınmadığı tespit edildi.

Keşif sırasında proje alanı ve çevresinde yapılan yüzey araştırmasında, Neonteikhos antik kenti yerleşiminin veya nekropolisinin proje alanı içerisine kadar yayıldığı yönünde güçlü kanıtlar bulunduğu ifade edildi.

Raporda, arazide gerçek anlamda bir araştırma yapılmadığı, bu nedenle gerçekleştirilen hafriyatlarla ciddi anlamda kültür varlıklarının tahrip edildiği ve sit bütünlüğünün bozulduğu yönünde kanıtlar bulunduğu belirtildi.

Ayrıca proje alanına kadar yayıldığı anlaşılan Neonteikhos Antik Kenti’nin projeden nasıl etkileneceğine ilişkin Proje Tanıtım Dosyası’nda herhangi bir değerlendirme bulunmadığı kaydedildi.

Bu nedenlerle ÇED Olumlu kararının arkeoloji yönünden uygun olmadığı görüşüne varıldı.

“HABİTAT PARÇALANMASI VE KAYBI OLACAK”
Biyoloji uzmanlarının flora ve fauna yönünden yaptığı incelemelerde de projeye ilişkin olumsuz değerlendirmeler yer aldı.

Flora açısından alanın yeterince incelenmediği, inşaat faaliyetlerinin önemli ölçüde habitat parçalanmasına ve kaybına neden olacağı belirtildi. Bunun sonucunda bazı türlerin yok olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Fauna yönünden ise faaliyetlerin habitat kaybı ve parçalanması riski taşıdığı, Proje Tanıtım Dosyası’nda ekolojik hassasiyetlerin yeterince gözetilmediği kaydedildi.

Bilirkişi heyeti, mevsimsel de olsa dere yataklarının ve mera dokusunun ciddi oranda zarar göreceği ve bu zararın geri kazanılabilir düzeyde olmayacağı kanaatine vardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 135750

Halka arzlarda yeni dönem: Öncelik tanınacak üç kriter belirlendi
Halka arzlarda yeni dönem: Öncelik tanınacak üç kriter belirlendi
İçeriği Görüntüle

5 BİN KONUTUN TRAFİK YÜKÜ HESAPLANMADI
Şehir ve bölge planlama uzmanı da proje dosyasında önemli eksiklikler tespit etti.

Raporda, proje alanı ve yakın çevresinin mevcut yerleşim, doğal, ekolojik, sosyal ve ekonomik özelliklerinin yeterli ve bütüncül biçimde ortaya konulmadığı belirtildi.

Bu nedenle konut ve yerleşim kararlarının mevcut kullanım kararlarıyla oluşturduğu mekânsal ilişkinin yeterince değerlendirilmediği, projenin yeni yapılaşma baskısı oluşturma potansiyelinin de ortaya konulmadığı kaydedildi.

Projenin öngördüğü yapılaşmanın çevredeki düşük yoğunluklu ve az katlı kırsal yerleşim dokusuyla uyumunun yeterince incelenmediği, eğim nedeniyle artan yapı yüksekliklerinin çevresel ve görsel etkilerinin de değerlendirilmediği belirtildi.

Raporda ayrıca 5 bin 11 konutluk projenin oluşturacağı nüfus ve yapılaşmanın mevcut ulaşım sistemi üzerinde yaratacağı trafik yükünün bilimsel ve teknik yöntemlerle ortaya konulmadığı ifade edildi.

Projede önerilen 15 metrelik yeni bağlantı yolunun oluşturacağı etkilerin de değerlendirilmediği kaydedildi.

Bu eksiklikler nedeniyle projenin planlama alanı ve yakın çevresi üzerindeki mekânsal, çevresel, yapılaşma ve ulaşım etkilerinin bir bütün olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 135534

ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİNDEN “UYGUN” GÖRÜŞÜ
Bilirkişi heyetinde yalnızca ziraat mühendisliği yönünden ÇED Olumlu kararına uygunluk görüşü çıktı.

Raporda dava konusu arazinin VII. sınıf arazi olduğu, sığ toprak derinliğine ve yüksek eğime sahip bulunduğu belirtildi. Arazinin toprak işlemeli tarıma uygun olmadığı, eğim nedeniyle su erozyonuna açık ve su tutma kapasitesinin düşük olduğu ifade edildi.

Çevredeki arazilerin fundalık ve çalılık niteliğinde olduğu, yöre halkının komşu arazileri küçükbaş hayvan otlatmak amacıyla kullandığı belirtildi. Ancak çevrede küçükbaş hayvanların otlatılmasına uygun alternatif alanların bulunduğu değerlendirilerek ziraat mühendisliği yönünden ÇED Olumlu kararı uygun bulundu.

HEYETİN GENEL KANAATİ OLUMSUZ
Bilirkişi heyetinin nihai değerlendirmesinde, Bakanlığın 27 Ocak 2026 tarihli ÇED Olumlu kararının ziraat mühendisliği yönünden uygun, ancak jeoloji mühendisliği, çevre mühendisliği, arkeoloji, flora ve fauna ile şehir ve bölge planlama yönlerinden uygun olmadığı kanaatine varıldı.

Böylece Menemen Doğa Mahallesi’nde yapılması planlanan 5 bin 11 konutluk TOKİ projesine ilişkin davada mahkemenin önüne, projenin çevresel, jeolojik, arkeolojik, ekolojik ve planlama boyutlarında çok sayıda eksiklik bulunduğuna ilişkin kapsamlı bir bilirkişi raporu sunulmuş oldu.

Davada, bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin vereceği karar bekleniyor.