Altay'ın 100. Yılı gecikmeli de olsa gerçekleşen yürüyüş ve gösterilerle kutlandı...
Bu gösterilerde duygusullık ve sevinç birbirine karıştı...
Bir yanda gönül bağı kurdukları renklerle kucaklaşmanın sevincindeki bir avuç gençlik!..
Diğer yanda kulübün tarihiyle büyümüş insanların duygusallıkları!..
Kuruluşu Kurtuluş Savaşı mücadelesi veren yiğitlerce gerçekleştirilen Altay'ın '100'ler arasına katılımı' son derece önemliydi...
Türk spor tarihi adına önemli dönemler geçmiş; her süreçte zorlukları bir 'camia olma' özgüveniyle aşmış siyah-beyazlıların son yıllarda yaşadıkları ister istemez insanı derin düşüncelere itiyor!..
Altay'ın yeni yaşı kutlanırken eskinin duyarlılığı ile bugünün boşvermişliğini karşılaştıran 'duygusalların' anlamlı bakışını boş vermemek gerekiyor!..
'Neden?' derseniz...
'Yüz yıllık tarihimizle, geleceğimizi aydınlatacak bir yapılanma içinde olacağız' diyen bugünün yöneticilerinin yaptıklarına bakmanız yeterlidir...

X

Yöneticisi olduğunuz kulübün başındaki 'Büyük' nitelemesinin, kulübün tarihsel sürecinden geldiğini söyleyeceksiniz...
Yüz yıllık tarihi daha bir üretkenlikle aydınlık yarınlara taşıyacağınızı anlatacaksınız...
O bayrağı yere düşürmeyeceğinizi...
Tarihine yaraşır başarılara ulaştıracağınızın sözünü vereceksiniz...
Kulüpte birlik-beraberliği yeniden inşa etmek için çalışacağınıza ant içersiniz...
Kötü gidişe 'çok üzüldüğünüzü' mutlaka 'refaha' ulaştırıp her alanda yüzleri güldüreceğinizi üstüne vura vura söylersiniz...
Evet; 'umut' dağıtmayı kendiniz adına görev edinmişseniz...
Her şeyi söyleyebilir...
Çizdiğiniz o güllük-gülistanlık bir tablo önünde poz da verebilirsiniz!..
Çünki...
Yaşadığınız düşler dünyasıdır!..

X

'Birlik-beraberliği sağlamak bizim işimiz' diyorsunuz...
Eski başkan ve yöneticileri, kendinize karşı olarak gördüğünüz kulüp üyelerini 100. Yıl gibi tarihi kutlamalara çağırma gereği duymuyorsunuz...
'Altay'ın geleceğini aydınlatacağız' diyorsunuz...
100. Yıl kutlama haberlerinin arasına 'evrak eksikliği' bahanesiyle, önceki dönem başkanı döneminde kulübe üye olanları siliyorsunuz...
'Refaha ulaşmak'tan söz ediyorsunuz...
Kulüp önceki dönemlerden de gelenlerle birlikte 'borç sarmalı'nda!..
O halde siz neden söz ediyorsunuz?
Eleştirel akıl ile geçmişi irdeleyip, bugüne ve geleceğe daha farklı bir bakış geliştirmek...
Salt gerçekleri anlatabilmek o kadar zor mu?

X

Kuşkusuz 'ben yaptım oldu' anlayışı siyasi iktidardan, alt oluşumlara doğru hızla yayılıyor...
Bunu her kesimde görmek olası!..
Ne var ki...
Tarihi kimliklere sahip oluşumlarda; o kurumun tarihine adı kazınmış...
Emeğini harcamış, terini akıtmış...
Parasını harcamış...
Yüreğini, sevgisini vermiş insanları silmeniz olanaksızdır...
Tarih bir gün sizi başka...
Onları daha başka yerlere yazar da; unutmaz!..