Seçimlerin yapılması bir ayı geçti, hala koalisyon ortakları belli değil. Zaman geriye alınamaz biçimde geçiyor. Zaman günü geçirme zamanı değil. Ülkemizin Önünde yığınla problem var. Bunların çoğu dış kaynaklı, ama bizden kaynaklanan da var.
Türkiye, global ekonomik sıkıntılardan etkilenmiş ve son on üç yılda ortalama %4,3 büyüyebilmiştir. Geçmişte tek partili iktidar dönemleri CHP (%4,6), DP (%6,3), AP (%5,9), ANAP (%5,2) ortalama büyümeleri daha fazla idi.
Bugün ekonomimiz, dünyada kırılgan olan ilk üç taneden biri... Cari açık ABD hariç hiçbir ülkede bu kadar yüksek değil. Hiçbir ülkede bu kadar mülteci yoğunluğu yok. Ülkemizin çevresi adeta ateş çemberi... İçeride çözüm süreci adı ile geçirilen zamanda silahlar bırakılmamış, dağdaki eşkıya sayısı nerede ise iki katına çıkmış. Seçimlerde Güney Doğu köy ve mezralarda bir partiye tulum oy çıkarmalar olmuş, demokrasi adına sessiz kalınmıştır. Daha bir çok olumsuzlukları yazmak mümkün. Bütün bu anormal durumların çözümüne güçlü hükümet gerekir. Bana göre Güçlü hükümet AKP-CHP-MHP olmalıdır.
Böyle bir hükümet, yeni anayasayı yapar, çözüm sürecini bir takvime bağlar. Dış politikada daha rasyonel olur, gereken ekonomik kararları alır. Bu durumda Ana muhalefet partisinin çıkışları, söylemleri daha net görülür. ABD'nin güney sınırlarımızdaki kurguladığı senaryo daha iyi anlaşılır. Suriyeli göçmenler ile ilgili somut adımlar atılır. Dış politikamız stabilize edilir. Cari açıksız ekonomik alt yapı hazırlanır. Böyle bir hükümet planlı bir şekilde kurulabilirse asgari üç yıl iktidar olur.
Anladığım kadar hükümetin kurulabilmesi için 17 Aralık faillerinin yüce divana gönderilmesi yolunun açılması şart. Bu da büyük bir problem olmamalı. 2003 yılında iktidar, bir önceki koalisyon dönemi bakanlarını yüce divana göndermişti, aklandılar geri geldiler. Burada da dört bakan aklanırsa önümüzdeki seçimlerde tekrar parlamenter olurlar. Muhalefetin 24 Aralıkta bazı iş adamlarına yönelik suçlamaları bana göre yersiz. Her dönemde binlerce iş bağlantıları yapılmış bunlar normal mecrasında soruşturulup neticeye bağlanmıştır. Yirmi dört aralık on yedi aralığı takviye etmesi için mübalağalı biçimde kamuoyuna aktarılmıştı.
Ülke meselelerine çözüm üretemeyecek bir koalisyonun sonu 2002 yılındaki koalisyonun akıbetine uğrayabilir. Vakit geçiyor, büyük düşünmek zorundayız.