1 Mayıs Katliamı, Ecevit’’e suikast, Savcı Doğan Öz’’ün ve Yedi TİP’’linin katledilmesi :

1977 yılına girildiğinde bütün göstergeler CHP’’nin tek başına iktidarına işaret etmekteydi.’¶ Demirel, AP’’nin ağır hezimete uğramasını önlemek için şeçimleri erkene almayı planlıyordu. 5 Haziran 1977’’deki erken seçim kararının ilanından itibaren sağ-sol çatışmaları boyut değiştirip, kahvehane taramaları ve toplu katliamlara dönüşmüştü. 95 yaşındaki Celal BAYAR ’“Türkiye’’ye bu kış komünizm gelebilir’” kehanetinde bulunmuş, Türkeş’’in ülkücüleri, silahlarını sol fraksiyonlardan sonra CHP üye ve yöneticilerine de çevirmişti.
Çok parçalı sol fraksiyonlar, aralarına karışan ajan-provakatörlerin kontrolüne girmiş, kurulan tuzakların üstüne koşmaktaydılar. DİSK’’in 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları kontrgerillanın provakasyonu ile 34 kişinin ölümü ve çok sayıda yaralı ile sonuçlanmıştı.
29 Mayıs 1977’’de İzmir Çiğli Havalimanı’’nda CHP Lideri Ecevit’’e özel suikast silahı ile ateş açılmış, yapılan soruşturmada bu silahın ’“Özel Harp Dairesi’” envanterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştı. Bu olaydan sonra, CHP Lideri Ecevit ilk kez kontrgerillanın varlığından söz etmeye başlamıştı.

5 Haziran Genel Seçimlerinden hemen önce CHP’’nin İstabul’’da yapacağı mitingte Ecevit’’e suikast yapılacağını ihbar eden Başbakan Demirel, mitingin iptalini talep etmiş, bu teklifi reddeden Ecevit o güne kadar Taksim’’de yapılan en büyük mitingi gerçekleştirmiş, ’“Umudumuz Ecevit’” sloganları ile girilen 5 Haziran 1977 Seçimlerinde CHP %41,39 oy oranı ile 213 milletvekili çıkarmış; ancak tek başına iktidar şansı elde edememişti. Ecevit, seçimlerden hemen sonra kurduğu 40.CHP Azınlık Hükümeti ile güvenoyu alamamış ve yerini Demirel’’in kurduğu AP-MSP-MHP 2.Milliyetçi Cephe Hükümeti’’ne bırakmıştı.

Anamuhalefet görevine dönen CHP’’de parti içi hesaplaşmalar kaldığı yerden devam etti. 1973 seçimlerinde partinin omurgası durumuna gelen ’“sol kanat’” 1977 seçimlerinde önemli güç kaybına uğrasa da parti tabanında etkinliğini devam ettiriyordu. 1976 yılında Genel Sekreter Yardımcılığı görevinden ayrılan Deniz Baykal ve ekibi, yaklaşan seçimlerde sol kanat ile işbirliği zemini arıyordu.

1977 sonbaharında yapılacak yerel seçimler öncesi yapılan ön seçimlerde, sol kanatçı Ahmet İsvan yerine Rahşan Ecevit-Ali Topuz ittifakının adayı Aytekin Kotil İstanbul’’da, sol kanatçı Vedat Dalokay yerine Baykalcı Ali Dinçer Ankara’’da ön seçimi kazanıyor, sol kanatçı İhsan Alyanak ise İzmir’’de yerini koruyordu. Özellikle sosyal demokrat belediyeciliğin sembol isimlerinden Vedat Dalokay’’ın delege oyunlarıyla harcanması, partide ve kamuoyunda üzüntüye yol açıyor, Başbakan Ecevit’’in istemediğini açıkça belirttiği İhsan Alyanak’’ın yeniden kazanması ise ’“Demokrat İzmir’’in buyruklara boyun eğmeyen bir kent olduğunu’” bir kez daha kanıtlıyordu.

CHP’’nin yerel seçim zaferinden sonra istifa eden Demirel’’in 2.MC Hükümeti yerine, Ecevit’’in ’“Kumar borcu olmayan 13 namuslu adama ihtiyacım var’” çağrısına uyan AP kökenli 11 milletvekili ile Turan Fevzioğlu’’nun GP’’si de eklenince 42.Ecevit Hükümeti kurulmuş oldu. İkinci MC Hükümeti’’nin kuruluşunda, Demirel’’in kendine rakip olarak gördüğü Kamran İnan’’ı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yapması, Ecevit’’e de ilham vermiş, o da Deniz Baykal’’ı aynı bakanlığa getirerek pertol sıkıntısının yarattığı tepkilerle yıpranması stratejisini izlemişti.

2.MC Hükümeti döneminde grev silahına başvurmayan Türk-İş’’e bağlı sendikalar, yüksek enflasyonu gerekçe göstererek olağanüstü zam talepleri ile Ecevit Hükümeti’’ni zorlamış, alınan yüksek ücretler nedeniyle bir çok kamu kuruluşunda işçi maaşlarını müdürlerin maaşını bile geçmesi, işçi-memur sürtüşmesine zemin hazırlamıştı. Türkiye’’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal problemlerin faturasını 1961 Anayasası, CHP ve DİSK’’e çıkaran TÜSİAD, gazetelere verdiği tam sayfa ilanlarla, durumdan vazife çıkarmakta gecikmemişti.
1978 yılı başlarında Başbakan Ecevit’’e bir rapor sunan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Doğan Öz, ’“Gelişen şiddet olaylarının arkasında CIA ve Özel Harp Dairesi’’nin bulunduğunu’” belirtti. Kontrgerillanın Kozmik Odalarına girmeye niyetlenen Savcı Doğan Öz, uyandırdığı rahatsızlığı canıyla ödedi ve TİP’’li yedi gencin katledilemesi (9 Ekim 1978) olayına da karışmış olan İbrahim Çiftçi tarafından 24 Mart 1978’’de öldürüldü.
Kontrgerilla ile bağlantısı tespit edilen Çiftçi, 7 yıla yakın süren dava sonucunda dört kez idama mahkum edilse de Askeri Yargıtay Dava Daireleri Genel Kurulu’’nun, kararı dördüncü kez bozması üzerine mahkeme, ’“Doğan Öz’’ü öldürdüğü sabit olan İbrahim Çiftçi’’nin beratine’” karar vererek, Dünya Hukuk Tarihinde ender görülen bir olaya da imza atmış oldu.