Her şeyi bilen, her konuda söyleyeceği bir sözü olan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Silah Alt Komisyonu'nun hazırladığı kanun tasarısı hakkında tek kelime etmedi hala.
Sabırla bekliyorum, bakalım ne zaman konuşacak.
Yasanın, ülkemiz açısından yaratacağı sakıncaları anlatmaya gerek yok. Sonuçta silah almak, satmak, ruhsat edinmek, bakkaldan bir sakız almak kadar kolaylaştırıyor.
Bugüne dek, silah ruhsatı almak isteyenlere çok ağır şartlar getirildiği halde her 10 kişiden birinin belinde silah var. Her üç evden birinde ateşli silahlı olduğu biliniyor.
Tabanca, tüfekle işlenen cinayetlerin oranı, yüzde 60'ı geçiyor.
Bu sıkı takibe rağmen böyle rakamlar karşımıza çıktığına göre, ateşli silahları almayı, taşımayı kolaylaştırmak, cinayetlere, intiharlara gaz vermekten başka ne anlama gelir ki...
İngiltere gibi eğitim düzeyi çok yüksek bir ülkede bile bireysel silahlanma yasakken, bizim gibi gücünü silahtan alan insanların çok olduğu Türkiye'de silahlanma teşvik ediliyor adeta...
Sigara reklamlarını, sağlığa zararlı diye yasaklayan, hatta bira adını taşıyor diye Efes Pilsen kulübünün adının değişmesini veya kapatılmasını isteyen hükümet, silah reklamlarına izin verecek.
İnanabiliyor musunuz, sigara sağlığa zararlı, silah değil!
18 yaşında silah edinen, silahıyla sokakta dolaşan gençleri hayal edebiliyor musunuz?
’“Kız arkadaşıma neden öyle baktın laaan... Daaan... Daaaan’”
’“Korna çalıyorum, neden yol vermiyorsun?’” diye sormaya gerek yok, çek tetiği olsun, bitsin!
Üst kattakiler gürültü mü yapıyor, al silahını, komşunun evini bas!
’“Sen benim notumu nasıl kırarsın hocam!’” deyip silahına davranan öğrencileri sıkça göreceğimiz kesin.
Bu örnekleri artırabiliriz.
Çünkü kavga etmek için bahane arayan bir milletiz. Sinirlerimiz gergin. Zaten barut gibiyiz, şimdi ateşle oynuyoruz.
Türkiye, silahlanma konusunda büyük bir hızla karanlığa sürüklenirken, silah tüccarlarını temsilen konuşan bir zat, ’“Eğer Boşnaklar silahlanmış olsaydı, Sırplar katliam yapamazdı’” diyerek, yasayı destekliyor.
Bu sözleri, silahtan para kazananların söylemesi kadar doğal ne olabilir ki.
Fakat bu sözün nereye gittiği konusunda kafa yormak lazım.
Çıkması muhtemel bir iç savaşın işaretlerini veriyor bu sözler.
Demek istiyorlar ki:
Silahlanın, yoksa mağdur olursunuz. Kaderiniz, Boşnaklarınki gibi olmasın!
* * *
Demokrasiden söz ederken mangalda kül bırakmayan AKP'liler arasından Allah'ın bir kulu bile silahlanmayı hızlandıracak yasaya karşı dik bir duruş sergilemiyor.
İşleri güçleri, CHP'ye laf atmak...
Kayıkçı kavgası gibi yumurta kavgası yapmak...
Bırakın bunları da şu insanın uykularını kaçıran yasayı Meclis'e getirmeyin. Eğer getirilirse, geçmesine izin vermeyin.
Türkiye'yi seviyorsanız... Tabancayla tüfekle vurulan insan sayısını 4 binden yukarıya çıkarmak istemiyorsanız... İç savaşa zemin hazırlanmasına gönlünüz razı değilse...
Lütfen, oyunuzun rengi kırmızı olsun. Lütfen bu yasaya karşı çıkın.
Unutmayın ki, alımını, satımını, ruhsat edinmesini kolaylaştırdığınız o silahların namlusu, bir gün size de doğrultulabilir.
Siz de bir kör kurşuna gitmeyin, biz vatandaşlar da... Ecelimizle ölelim, buna izin verin. Lütfen.