Savcı kelimesi, sav yapan anlamında, yani olsa olsa böyle olmuştur, böyle de olabilir mealinde. Savcı dünyanın her yerinde kamu adına kamu hukukunu korumak adına dava açar, savını yapar ve ilgilİ mahkemeye verir. Savcının savını mahkeme okur, bu sav için gösterilen delillere bakar eğer mahkeme savın doğruluğu hakkında tatmin olursa, dava açılır. Hukukumuzda savcının savı ile ilgili bir sınırlama yok. Savcı dilediği gibi sav yapar, bu savı yaparken ilgilinin hukukunu da dikkate almak zorunda, ama bunun için de yazılı kurallar yok, etik var, toplum vicdanı var. Savcı kamunun avukatı, ancak yetkileri avukata göre daha fazla.
Mevcut hukukumuzda iki türlü savcı var, normal yetkili,tabii savcılar, olağanüstü yetkilerle donatılışmış savcılar ki bunlar kaldırılmış bulunan DGM mahkemelerindeki savcıların yetkilerine sahip. Bunlara toplumda süper savcı diyoruz..İnsan tabiatı dolayısıyla, aşırı yetkiler, benliklerde zamanla tahribat yapar, öyle ya süper savcı filancayı alın getirin diyor, toplanıp getirebiliyor. Üç tam gün gözetim altında tutulan şahıs deliller oluşturulamadığı için şüpheli , hakim karşısına çıkarılmadan serbest bırakılabiliyor veya hakim karşısına çıkarılıyor, ama deliller olmadığı için hakim şüpheliyi salıveriyor. Zamanla süper savcının benliğinde yarı tanrılık vehimleri başlayabiliyor. Geçmişte böyle süper savcılar gördük. Yönetimler o tür savcıları değiştiremedi, onların bazıları sırtlarını kışlaya dayamış ve etrafa adeta terör estirir duruma girmişlerdi. İşte bu yetkilerle donatılmış savcılarda oluşabilecek karakter deformasyonlarını önlemek için görev sürelerini 2-3 yıl ile sınırlamak gerekir diye düşünüyorum.
Savcıların savları, hukuki sonuca etkili olmaz, çünkü kararı veren hakimdir. Geçmişte bir komutan hakkında ' Birlikte cürüm İşlemek için teşekkül oluşturmaktan' bir sav yapan savcıya o günkü HSYK ile meslekten men cezası verildi. Bana göre çok yanlış bir karardı. O savcı savını mahkemeye vermeden o savın doğru olup olmadığını HSYK belirleyebiliyorsa, hukuk sisteminde savcı kararlarının yargıca gitmeden temyiz makamı olmuştur.
Bu günkü durumda teorik de olsa Savcının yanlış ve absürd savları olursa, şahsın hak arama sadedinde yargıya gidebilme imkanı var ve savcıya yargıç kararı ile ceza verilme yolu kullanılmalıdır.
Geçmişte, askerlerin yargıya brifing vererek, kendilerini alkışlattıktan , Yargının brifing vererek kendilerini askerlere alkışlattıktan sonra,ortaya çıkan durum, tarihimizde bir leke olarak kalacaktır.O olaydan sonra bir çok savcı görevden alınmış haksızlıklara uğramışlardır.
Neyse ki yeni HSYK geçmişte verilen yanlış kararları düzeltme yoluna girdi. Temennimiz, bir çok hakim için verilen 'hakim de insandır, yanlış yapar' hükmü ile, rüşvet ve suiistimale bulaşmış kişilerin durumunu tekrar incelemeye alması, böyle kişileri yargı müessesesinden sür'atle uzaklaştırmasıdır.