Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’’e aşağıdaki soruları sordu:’¶
*Erzurum Savcısı Osman Şanal, AKP Hatay İl Örgütü Muhasip Üyesi Hasan Şanal’’ın amcasının oğlu mudur?(Adalet Bakanı, Hatay Milletvekili’’dir ve Ali Dibo olaylarında Hasan Şanal ile birlikte suçlanmıştı. Ali Dibo= Hatay’’daki tüm devlet ihalelerinin Sadullah Ergin tarafından yönlendirilerek AKP içindeki yakınlarına vermek. İddia sahibi, AKP Milletvekili Fuat Geçen idi. Fuat Geçen AKP’’den atıldı, suçlanan Sadullah Ergin Adalet Bakanı yapıldı.)
*Seferberlik Bölge Başkanlığı KOZMİK ODA’’SINDA arama yapan, Hakim Kadir Kayhan da Hatay’’lı mıdır?Kendisi ile arkadaşlığınız var mıdır?
*KOZMİK ODA’’DA arama için görevlendirme yapan Savcı Mustafa Bilgili’’ de Hatay’’lı mıdır?Kendisi ile arkadaşlığınız var mıdır?(Ankara’’daki, Askeri Mühimmat taşıyan kamyon için arama emri veren savcı)
*Fethullah Gülen’’e beraat kararı veren, polise Türkiye genelinde dinleme yetkisi veren ve Sivas katliamı davasının görüşüldüğü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi olan Kadir Kayhan ile, yine Sivas katliamı davasının zamanaşımından düşürülmesini talep eden Savcı Mustafa Bilgilinin KOZMİK ODA aramasında görevlendirilmesi tamamen TESADÜF MÜDÜR?

Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi asla mümkün değildir. Olanları görünce, duyunca insanın aklını kaçırması işten değil. Cemil Çiçek ve M. Ali Şahin’’in Adalet Bakanlığı’’ndan kaçar gibi ayrılmalarının gerçek sebebi de böylece anlaşılmış oluyor. Ne yazık ki, bir koltuk uğruna kendini bile peşkeş çektirmekten çekinmeyen ve her emre, ’“Başüstüne’” diyebilecek adamcıklar her devirde çıkıyor. Değişmeyen tek şey, bu tip adamcıkların sonlarının, hep felaket olmasıdır.
’“Mafya aleminde, önce adama suç işletirler, bunu da tespit ederler, sonra da o adamı tetikçi olarak kullanırlar. Bir müddet sonra ihbar edip, başlarından atarlar.’” Mesela dedik!
YAĞCILIKTA, NOBEL ÖDÜLÜ DEMİRTAŞ’’IN:
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile her türlü ilişkiden sorumlu, İzmir Ticaret Odası’’nda Ahmet Çalık’’ı ilk kez konuşturup plaket veren Oda Başkanı Ekrem Demirtaş, hızını alamayıp, AKP’’den İZMİR Milletvekilleri sıralamasını yapıverdi. Liste başına da Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’’ı oturttu. Şu ana kadar hakkında, ’“Yüce Divanlık’” en fazla dosya biriken bir Bakana yağ çekmek, Ekrem Bey’’in bileceği bir iştir. Fakat İzmir, Ekrem Beyin çiftliği değildir, bir. İzmir adına konuşma yetkisi onda değildir, iki. AKP’’de milletvekili listesini Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan yapar, yetkisini almaya kalkanı ise fena bozar, bu üç. Sizin Binali Yıldırım’’a verebileceğiniz tek koltuk, ’“Efe Rakı’” koltuğudur. Binali Yıldırım, bu ikrama evet deyip, İnali Yıldırım olmayı kabul eder mi, işte o bilinmez. Bilinen şey, Ekrem Bey’’in AKP’’ye yağcılıkta rekor kırmasıdır.
MANİPÜLASYON AĞIR SUÇTUR:
Sermaye Piyasası Kanunu MADDE 47; Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla kullanarak’… 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 10 Milyar liradan 25 Milyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar’…
11 Ocak 2010 günü Başbakan; ’“IMF ile olan görüşmeler büyük ölçüde, şu anda aşılmış noktada, bu konu ile ilgili olarak artık herhalde gün, hafta içinde bu iş çözülecektir’” demişti. Başbakan’’ın bu sözleri borsayı coşturmuş, garip gureba küçük yatırımcı tüm birikimini borsaya yatırmıştı. Bu beyandan sonra da dün, yani 10 Mart’’ta IMF ile ilişkilerin kesildiği yine Başbakan tarafından açıklandı. Birbiriyle zıt bu iki beyanı başkası verseydi, yukarıdaki yasa maddesi çerçevesinde hakkında dava açılmıştı bile. Başbakan’’ın 11 Ocak’’taki beyanı öncesi ve sonrası, kimler para kazandı?Bunu belirlemek elbette mümkündür. Şimdi olmazsa, ileride nasılsa bilinecek. Biz tarihe not düşelim de, bir gün bakan biri çıkar.
RAKAM ÖZÜRLÜLER:
Karadeniz’’in dağ köylerinden birinin mezarlığına içinde altı kişi bulunan küçük bir uçak düşmüş. Köylüler cesetleri çıkarmaya çalışırken, Temel, Dursun’’ a sormuş: Ula Dursun, cesetlerin hepsi çıktı mı?Dursun cevap vermiş: 18 tane çıkardık ama arkası geliyor!
Bizimkisi de tam tersi, gittikçe azalıyor. Son Elazığ depreminden sonra, Başbakan Yardımcısı 57, Sağlık Bakanı 51, Kaymakam 41 vatandaşımızın vefat ettiğini söylediler. Bırakın devleti yönetmeyi, haydi çocuklar okula!