Devri zamanda bizim Erzurum’’da solcu bir genci yakalamışlar. Haber yayılmış hemen bir komünist yakalandı diye. Birisi koşarak gitmiş karakola. Ne istiyorsun demişler.’¶ Komünisti görmeye geldim demiş. Aha demişler genci göstererek. Hemşerim bakmış... Bakmış... Nasıl yani... Buda benim gibi insan demiş.

Acı acı gülüyorsunuzdur. Gülmeyin bize bunu yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar.
Okumayan toplumların bilgi kaynağı propagandalardır, dedikodulardır.
Bu gün 12 Mart 1971 darbesinin yıldönümü. O zamanlar ben Ortaokula yeni başlamıştım. Televizyon yoktu. Tek kanallı radyodan saat başı yakalananlar veya ihbar edilmesi gereken anarşistlerin isimleri okunuyordu. O günün gaztipleri büyük puntolarla yazıyordu darbecilerin duyurularını.
Seviniyorduk yakalandıklarında.
Zaman geçip de gerçeklerle tanışınca tanıdık o gençleri. Zap suyuna köprü kurmuşlardı mesela harçlıklarını katarak, çöplerden kağıt toplayarak. İnsanlar hastaneye gidebilsinler diye. Emperyalizme karşı durduklarından ve tam bağımsızlık istediklerinden anarşisttiler onlar. Doğrandılar zalim ellerde. Sonra bir daha doğrandılar 12 Eylülde. Bu sefer yalnız değillerdi. Yanlarında ülkücülerde vardı doğranan. Kalanlar ekmek kaygısına düştü. Kimi yolunu şaşırdı devletin giotinlerine takıldı, kimi mücadele ettiği emperyalist sermayenin kucağına düştü. Hem de ne düşüş. Tamam gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar diye bir atasözümüz var ama, birde dönen dönsün ben dönmezem yolumdan diyen asil sözümüz var.
Ara sıra haberlerde görüyorum. Bir üniversite de protestoya katılan gençleri. Ya on kişi ya on beş kişi. Bu kadarlar işte. Bu kadar oldukları içinde yakalanıyorlar. Ağızları kapatılıyor, susturuluyorlar.
Diğer gençlik nerede derseniz onlar facebook'ta, msn'de.
Sonra... Sonrası yok işte. Emperyalizmin istediği buydu oldu. Uyuşuk, pısırık, klonlanmış gençlik köşe dönme hesapları yapıyor.
Sahi demokrasi, laisizim, hukuk, bağımsızlık yazar ya Anayasa’’mız da.
Bunlar ne demek?Ne demek özgür olmak’….

ÜZGÜNÜM ÇOCUKLAR ÖLDÜNÜZ
Öyküler dolusu umutlarım var
Sıkı bir karanlık kıvamında
Yargılanıyorum
Yargılanıyorum uykumu seyrettim
Silahsız
Ve imansız bir savaşın tutkularıyla
Okşadım yapraklarını ceviz verdi
Omuzlarımda
Hatırı sayılır kitap sayfası
Bütün taraflara tarafsızım
Ayrılıkları aynı toprağı kazdı yarım boy
Aynı kapıdan gönderildi şehitler
Acılarını öptüler birbirlerinin
Bilimin düşünde kucaklaştı kalanlar
Marşlar şafakta söylenir
Ki askerler görmesin karanfilleri
Saraylar maskesine sığınmış
Sığınaklarda kuşluk korkusu
Kayıplar
Kayıplar
Kayıplar
Yıllar ölümleriyle ünlü
Utancını övüyor tarih
Çocuğum
Çocuklarım
Çocuklar
İştah kabartıyor masumluğunuz
Top oynadığınız sokaklarda
Demir toplar patlıyor
Trafiğe kapatıldı sessizlik
Tükenen dönüşlere üzgünüm
Üzgünüm
Çocuklar
Öldünüz