Bacasız sanayi denen turizm, ülkeler için önemli bir gelir ve istihdam kapısı olmasına rağmen pamuk ipliğine bağlı. Turizm geliri, o ülkenin komşularıyla ve dünyayla barışık, huzurlu olmasıyla mümkün. Bırakın en küçük bir savaş olasılığını, koskoca ülkenin bir yerinde bomba patladı mı turisti göremezsiniz. Bu durumda bütün rezervasyonlar iptal edilir, gelmiş olanlar da acil olarak ülkeyi terk ederler.
Turizm Türkiye için son derece önemli bir sektör. Her yıl yaklaşık olarak 35 milyon civarında turist Türkiye'ye gelir ve 35 milyar dolarlık bir döviz bırakır.

Ancak bu yıl Türkiye için turizmde kayıp bir yıl. 2015 yılı Mayıs ayında Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,46 azalış göstermiş. Tüm bir sezon yaklaşık 5 milyar dolarlık bir kaybın söz konusu olduğu söyleniyor.

Şimdiden 30 otel el değiştirdi ve bu sayının daha da artacağından endişe ediliyor. 400 bin kişinin işsiz kalma riski bulunuyor. Bu da sosyal yapıya olumsuz yansıyacak.

Eskiden oteller, tatil köyleri uluslararası büyük turizm şirketlerinin bir takım oyunları ile el değiştirirdi. Yıllar önce Kuşadası, Bodrum, Marmaris gibi ilçeler turizme açılınca, yüzlerce otel ve tatil köyleri yapılmıştı. Önceleri bol müşterisi olan işletmeler, büyümek için krediler aldılar. Sonra Irak, terör gibi olayları bahane ederek, turizm acenteleri Türkiye'ye turist göndermemeye, rezervasyonları iptal etmeye başladılar. Bunun sonucunda alınan krediler ödenemedi ve yerli sermayeli oteller yabancı sermayenin eline geçti.

Acenteye ve otele sahip olan yabancılar, turistin bütün gereksinimlerini otellerden karşılamaya başladılar. Bu saatten sonra kasabadaki esnaf ise ne mal satabildi ne de hizmet.

Bugün Türkiye turizm sektöründe yaşananlar da buna benziyor. Ancak bir şartla. O gün yabancıların yaptığını, bugün ülkeyi yönetenler yapıyorlar.

Her ne kadar sınırınızdaki savaşa engel olamasanız da, Suriye iç savaşında taraf olma sonucunda terörü yanı başınıza getirerek, Irak'ın seçilmiş başbakanına posta koyarak, İsrail ile sürekli takışarak, Özellikle Ruhani'nin işbaşına gelmesinden memnuniyetsizlik duyduğunuzu İranlılara hissettirerek, Ermenistan ile bilek güreşine tutuşarak, Rusya'ya yan gözle bakarak ülkenize turist çekemezsiniz.

Komşu olmayan ancak din bağı bulunan ülkelerde, kayıtsız şartsız Müslüman Kardeşleri desteklemek suretiyle, Mısır'ı, S. Arabistan'ı, Tunus'u, Yemen'i ve son olarak da Katar'ı karşınıza alarak, Çekik gözlüleri (Uzak Doğu ülkeleri hiçbir zaman Türkiye'ye olumsuz tavır takınmamıştır) Uygur Bölgesi üzerinden farklılaştırarak, AB ile köprüleri atarak, ABD ile basın üzerinden takışarak ülkenize turist getiremezsiniz.

Bütün bunlara bir de dünyada özellikle de Yunanistan ve Rusya'daki ekonomik kriz eklenince turisti ancak tur rehberlerinde görürsünüz.

Bir de ülkenizde dün olduğu gibi terör saldırısı olmuşsa turistin ancak hayalini kurarsınız.
Bu arada Suruç'ta vahşice katledilenlere rahmet, kederli ailelerine, akrabalarına, arkadaşlarına, komşularına başsağlığı diliyorum.