Eylül VARDAR/ EGEDESONSÖZ- Parkinson hastalığı tedavisi için geliştirilen tıbbi adı derin beyin stimülasyonu olan ve kamuoyunda beyin pili şeklinde tanımlanan tedavi yöntemi, yüksek başarı oranlarıyla hastalar için yeni bir yaşam kapısı aralıyor. Tedavi yöntemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, tedavi yönteminin detaylarını Egedesonsöz’e anlattı.

Solunum yolu enfeksiyonları arttı: Uzmanından grip aşısı uyarısı
Solunum yolu enfeksiyonları arttı: Uzmanından grip aşısı uyarısı
İçeriği Görüntüle

555Gggd

“AMACIMIZ HASTALARIN GÜNLÜK YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRMAK”

Beyin pili tedavisinin kullanım alanlarını anlatan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, tedavinin amacını şöyle açıkladı:

“Halk arasında beyin pili olarak bilinen derin beyin stimülasyonu, Parkinson hastalığının yanı sıra ilaçlarla yeterince kontrol edilemeyen esansiyel tremor gibi hareket bozukluklarında da kullanılan bir tedavi yöntemidir. Dünyada ve Türkiye’de uzun yıllardır uygulanıyor; ancak hastaların bu tedavi seçeneği hakkında daha fazla bilgi sahibi olması önemli.

Parkinson hastalığı ilerledikçe bazı hastalarda ilaçların etkisi gün içinde dalgalanabiliyor. Titreme, hareketlerde yavaşlama ve kas sertliği günlük yaşamı zorlaştırabiliyor. Beyin piliyle uygun hastalarda bu belirtileri azaltmayı, günlük işleri daha rahat yapabilmelerini ve yaşam kalitelerini artırmayı hedefliyoruz. Bazı hastalarda ilaç dozlarını da azaltabiliyoruz; ancak tedaviyi her hastanın ihtiyacına göre planlıyoruz.”

“BEYİN PİLİNİN AYARLARINI HASTAYA ÖZEL YAPIYORUZ”

Beyin pili ameliyatının nasıl uygulandığını anlatan Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, ameliyat sonrası ayarlama sürecinin önemini vurguladı:

“Parkinson hastalarında genellikle beynin belirli bölgelerine iki ince elektrot yerleştiriyoruz. Bu elektrotlar, cilt altından geçen kablolarla çoğunlukla göğüs bölgesine yerleştirdiğimiz pil olarak bilinen uyarıcı cihaza bağlanıyor. Cihazın gönderdiği elektriksel uyarılar, hareketi kontrol eden sinir devrelerindeki anormal aktiviteyi düzenlemeye yardımcı oluyor.

Ameliyat sonrası iyileşme sürecine göre cihazı açıyor ve hastaya özel ayarları yapıyoruz. Bazı hastalarda uyarı başladığında titremede belirgin bir azalmayı kısa sürede görebiliyoruz. Ancak kalıcı faydayı değerlendirmek ve uygun ayarları bulmak için düzenli kontroller gerekiyor.

Bu kontrollerde uyarının şiddetini, frekansını ve darbe süresini hastanın belirtilerine göre düzenliyoruz. Amacımız titremeyi ve diğer hareket belirtilerini mümkün olduğunca kontrol altına almak, günlük yaşamı kolaylaştırmak ve uygun hastalarda ilaç ihtiyacını azaltmak. Elde edilen fayda kişiden kişiye değişiyor; ameliyat kadar sonrasındaki programlama ve takip de önem taşıyor.”

“TÜRKİYE İKİNCİ SIRADA”
Türkiye'nin bu alandaki küresel konumuna dikkat çeken Özdemir, başarı verilerini şu ifadelerle paylaştı:

"Başarı oranında Türkiye,Dünya’da en çok tercih edilen ülkelerden biri. En son ki verilere göre durum bu ve global ölçekte yaptığımız vaka sayımız ve başarı oranımız ile en çok tercih edilen ülkelerden biriyiz.

“UYGUN HASTALARDA KISA SÜREDE BELİRGİN FAYDA GÖREBİLİYORUZ”

Beyin pili ameliyatının avantajlarını anlatan Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, şunları söyledi:

“Beyin pili ameliyatından çekinen hastalarımız oluyor. Elektrotları kafatasında açılan küçük açıklıklardan yerleştiriyoruz; ancak bu, ameliyatın risksiz olduğu anlamına gelmiyor. Her hastada cerrahi riskleri ve beklenen faydayı ayrıntılı değerlendiriyoruz.

Parkinson hastaları yıllar boyunca ilaç kullanıyor. Beyin piliyle uygun hastalarda ilaç ihtiyacını azaltabiliyor ve hareket belirtilerini daha iyi kontrol altına alabiliyoruz. Bazı hastalarda, özellikle titremede, cihazı açtıktan sonra kısa sürede belirgin bir azalma görebiliyoruz. Sonrasında düzenli kontrollerle ayarları yaparak bu faydayı günlük yaşama yansıtmayı hedefliyoruz.

Maliyet açısından da yalnızca ameliyatı değil, uzun dönemli tedavi sürecini değerlendirmek gerekiyor. Beyin pili sonrası takip, cihaz ayarları ve ilerleyen yıllarda pil değişimi gerekebiliyor. SGK kapsamı ve hastanın karşılayacağı tutar ise güncel koşullara ve işlemin yapıldığı kuruma göre değerlendirilmelidir.”