İzmir'in tarihi ve sancılı yürüyüşü EXPO…
Sayısız tartışma, görev değişimi ve istifanın ardından nur topu gibi de bir çıkmazı var artık!
'Mesele 3-5 ağaç değil', 40 bin kadar ağaç, büyük emeklerle bataklıktan devasa bir nefes alanına dönüşen bir bölge ve bir doğa harikası…
BIE Genel Kurulu'nun Paris'teki son oturumunda delegelere izletilen sunumda İnciraltı EXPO alanının lanse edildiği halinden söz ediyoruz.
Projenin gösterilen haline göre bölgedeki kent ormanının üzerine, lagünlerin yanı başına taşınabilir pavyonlar yerleşiyor. 'Nefes kesen Ege manzarasıyla her bir pavyon için eşsiz bir konum' vaat edilerek sunulan 'taslak'ta, 'herkes için sağlık' parolasıyla çıkılan yolda kentin en büyük nefes alanın yerini uzay üssü gibi yapılar almış… Geçici yapılar ama… Zira EXPO kazanılır, bu taslak önce proje olur sonra planlaşırsa da hayata geçerse ağaçlar sökülecek, fuar bitince yeniden takılacak!
'Katliam taslağı', sunumun ilerleyen bölümlerinde 'doğayla dost' elektrikli otobüsler tanıtımıyla birleşince ortaya çıkan fotoğraf fabrikasının atıkları çevreye dehşet saçan bir patronun hibrit otomobil kullanması gibi bir şey!
'İzmir'in Gezi'siyse bu vaka 'İzmir'in 'Sırrı'sı da başka bir deyişle 'rant makinelerinin' önüne karşı ilk atılan ismi de Mimarlar Odası Başkanı Hasan Topal oldu. 'Durun' dedi, 'Hile var' dedi, 'Plan buysa EXPO varsın olmasın' dedi. Önemli bir de çizgi çekti Topal, 'BIE bu durumu bilse kovulurduk' dedi.

Topal, sorunu EXPO'yu istememek sanan ve hemen silahına sarılanlardan 'istemezükçü' etiketlerini birer birer yeme pahasına İzmir'in hak ettiği açıklamayı almasını sağladı.

Hiç bir şey başaramamış olsa bile EXPO'ya zarar vermeme adına 'Kasım'dan önce' konuşmama kararı alan Başkan Aziz Kocaoğlu'nun masaya vurmasını, içimizi rahatlatmasını sağladı.

Aynen şöyle dedi Sayın Başkan: Ben EXPO'nun yapılmasından yanayım. İnciraltı'nda yapılmasından yanayım. Ama birinci derece sit alanında ve lagünde, sağ olduğum müddetçe bina yaptırmam. Sadece belediye başkanı olarak değil, vatandaş Aziz Kocaoğlu olarak da yaptırmam. Çünkü yapamazlar; öyle şey yok! Esas EXPO kazanımımız, arkadaki 4 bin dönüm alanın A'dan Z'ye sağlık konsepti planlanmasıyla olacak.

Büyükşehir yatırımlarının odak noktasına çevre hassasiyetini koyan, 'Kızılelma'sı 'Yüzülebilir Körfez' olan, 'Yarımada nasıl kalkınır?' sorusuna hayata geçirecek yanıt arayan bir Başkan'ın aksini söylemesi beklenemezdi…

Gelinen nokta da kaygıları rafa kaldırmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu 'katliam taslağı' kısa sürede oluşan karşı kamuoyu ve 'koca' bir güvenceyle 'yersen'den öteye gidemedi, İzmir yemedi!

Amma velakin yeni ve büyük bir soru işaretinin varlığı da aşikar… Yine Başkan Kocaoğlu'nun açıklamalarından hareket ederek… 'Paris'te gösterilen film bir plan değil ki! Onu plan olarak alamazsınız. O bir taslak öneri. EXPO proje taslağı... Yarın biz bunu yaptığımızda böyle olacak mı? Hayır öyle olmayacak! Lagün ve civarındaki birinci derecede doğal sitte yapılmayacak' diyor Başkan…

Biz de doğasına dokunmayan bir EXPO isteyen, hem de çok isteyen İzmirliler olarak soruyoruz:
İzmir 31 Mart 2008'de yaşadığı trajedinin ardından ayağa kalkarak, iktidar, yerel yönetim ve kent dinamikleriyle tek yürek olarak, varını yoğunu ortaya koyarak 'olmazsa olmaz' dediği EXPO'yu bu kez almak için oylama öncesi son sunumda hayata geçmesi imkansız bir taslakla mı etkilemeye çalıştı BIE Genel Kurulu'nu?

Delegelere gösterilen tanıtımda kentin doğasını yapılarla donatıp peşkeş çekmek, kente bu paniği yaşatmak… Bu ne cüret!