Torba yasa tasarısında, kazanılmış haklarını kaybedeceklerini bilen işçilerden, sendikacılardan oluşan binlerce çalışan Ankara’’da toplandı. Amaçları TBMM önüne gidip, halen komisyonda görüşülmekte olan yasa tasarısı ile hem milletvekillerinin hem de kamuoyunun dikkatini çekmekti’…
Zamanın İçişleri Bakanı tarafından odası basılan ve Emniyet Genel Müdürlüğü koltuğundan zor kullanılarak alınmış olan şimdiki Ankara Valisi, bir gün önce zehir zemberek bir açıklama yaptı;
Katılanlar sorumlu olacak- Güvenlik Güçleri engelleyecek- Fırsat verilmeyecek- Yasal İşlem yapılacak gibi, faşist rejimlerde görebileceğimiz ’“emir kipi’” talimatlar yağdırdı. Arkasından yegane işi Başbakan Erdoğan’’a söz söyleyen siyasetçilere hakaret etmek olan İçişleri Bakanı da benzeri açıklamalar yaptı.
Tek amaçları, demokratik protesto haklarını yerine getirmek ve hak aramak olan insanlar, (-2) derecelik soğukta, soğuk su ve biber gazı saldırısına muhatap oldular.
Mısır’’ın halen Cumhurbaşkanı olan Hüsnü Mübarek, Başbakan Erdoğan’’a şu şekilde bir mesaj gönderme hazırlığı yapıyormuş!..
’“Kardeşim Erdoğan, benim en sıkışık anımda beni arkamdan hançerleyenler oldu. Sen de ’“Koltuğu bırak, halkının sesini dinle, çekil git’” dedin. Ben Mübarek bir Cumhurbaşkanıyım amma, bundan böyle sen de Mübareksin. Bu ismi sana ben armağan ediyorum. Duydum ki Ankara’’da işçileri dövdürüp, ıslatıp, biber gazına boğmuşsun. Yapma Mübarek kardeşim. Benim halime bak. Daha dün benimle görüşmek için aracılar koyan siyasetçiler bu gün bana akıl vermeye başladılar. Yarın sana da, ’“halkının isteklerine uy, zor kullanma, çekil git’” diyenler çıkar, şaşırıp kalırsın. Allaha emanet ol, sevgili Mübarek Kardeşim benim. İşleri düzelteyim seni davet edeceğim. Nil’’deki Timsahları sana göstermek benim için zevk olacak, şükran ya küçük mübarek..’”
Bu beyanat hazırlığının doğruluğu hakkında kesin bilgiye sahip değilim. Biliyorsunuz, Arabın yalellisi ve palavrası boldur. Başbakanımıza oyun yapıyor olabilirler. Fakat, Hüsnü Mübarek’’in, Suudi Kralı ile çok özel bir görüşme yaptığı hakkında kesin bilgiye sahibim. Eğer Mübarek, öncelikle Eylül ayına kadar yerinde kalabilir ve kendisinden sonra ki yönetimi tanzim edebilirse, bu konuda çok önemli açıklamalar yapacak’…
BAŞBAKAN ERDOĞAN’’DAN ÖNEMLİ RİCA İlk defa Başbakan’’dan bir ricam olacak. Duydum ki Denizli’’ye gitmeden evvel, kendisini protesto etmesi muhtemel kişileri, devletin(!) polisi toplayıp, gözaltına almış. Onun mübarek vücudu Denizliyi terk edince de bir daha ki sefere kadar, tutukladıklarını serbest bırakmış. Bu tutum hangi rejimlerde olur, onu Prof. Toktamış Hocaya soracağım! O, cevabı bulamazsa, nasılsa Fethullah Hoca’’ya sorar, öğrenir!..’”
Benim ricam şu; Dinlettiğiniz telefonlarımdan da bildiğiniz gibi ben İzmir’’de ikamet ediyorum. İzmir’’e geldiğinizde sizi şiddetli olarak protesto edeceğim. Bu yüzden sizin mübarek vücudunuz İzmir’’e teşrif etmeden evvel, İzmir’’de gözaltına alınacaklar listesine beni şimdiden yazdırmanızı rica ediyorum.
Bir de, beni gözaltına aldırdıktan sonra İzmir Valisine ve Emniyet Müdürüne İzmir’’de nasıl gezebileceklerini de söylemenizi rica ediyorum’…
Başbakan’’a ricamın kabulü dileğiyle bir adet fıkra hediye etmek istiyorum;
’“Sovyet Rusya’’da komünizm zamanında, bir parkta ’“aksırıncaya-tıksırıncaya’” kadar içmiş biri hükümete ana-avrat dümdüz gidiyormuş. Olayı gören Rus Polisi; ’“Hükümete küfretmek ağır suçtur. Seni tutukluyorum’” demiş. Sarhoş adam; ’“Ama ben Amerikan Hükümetine küfrediyorum, o da mı suç’” diye sormuş. Polis;’” Has..tir lan. Ben 20 yıllık polisim, hangi hükümete küfredilir, ben iyi bilirim, yürü karakola..’” demiş’…
Başbakan’’ın Polisleri, kimin Başbakanı protesto edeceğini önceden nasıl biliyorlar acaba?...
Müneccim mi bunlar?...