Hani bir deyim vardır, kılavuzu karga olanın... diye başlar.
Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı'nın başına ne geldiyse, o kargalardan geldi.
Sürekli eleştiri oklarına hedef oldu. Neden?
Çünkü çevresindekiler, halkın yararına, belediyenin çıkarına bir şey yapmak yerine, Tatı'nın başını ağrıtacak işlere giriştiler.
İşte sonuncusu...
Tatı, ihaleye fesat karıştırmak suçundan yargılanacak. Hem de 19 ila 49 yıl arasında hapis istemiyle...
* * *
Tatı'nın şu günlerde dilinden düşürmediği şarkı, ’“Ben nerde yanlış yaptım’” olsa gerek.
Bugüne kadar yanlış yaptığını kabul etmeyen Tatı, çıkar amaçlı suç örgütüyle işbirliği yapmaktan yargılanması kesinleştikten sonra kendiyle yüzleşmek zorunda kaldı.
Aynaya bakıp, vicdanının sesini dinleyip özeleştiride bulunacaktır muhakkak.
Kendisiyle birlikte yanlış hareketin içinde bulunan Başkan Yardımcısı Hüsnü Kara ile belediye görevlisi Fatih Kara da yargılanacak.
İnsan içinde paranın döndüğü bir işe girişirken, ihaleye imza atarken, bir değil bin defa düşünür.
Her şeyden önce, 20 küsur yılın ardından CHP, Buca'da iktidar olmuş.
Bu başarının altında, öyle ya da böyle Ercan Tatı'nın imzası var.
Hal böyleyken, hata yapma lüksünün olmadığını bilmeliydi Tatı...
İhaleler konusunda hata yaptı veya yapmadı; ona yargı karar verecek.
Fakat Tatı'nın en büyük hatası, biraz önce de vurguladığım gibi kargaları kılavuz seçmesiydi.
Oysa her fırsatta Tatı'ya doğru yolu göstermeye çalışan arkadaşları vardı.
Üstelik aynı partiden...
Tatı ne yaptı?
Onları mümkün olduğunca kendinden uzak tuttu, hatta disipline göndermeye kalkıştı.
Hatadan dönmek için kendisine tanınan fırsatı görmedi, göremedi.
Her neyse... Olanlar oldu.
Bir temizlik ihalesi yüzünden başı derde giren Sayın Ercan Tatı, bu bataktan nasıl kurtulacak, merak ediyorum.
Başkan Ercan Tatı 19-49, Başkan Yardımcısı Hüsnü Kaya 22-54, Fatih Kara da 16-42 yıl hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkacak.
Hüsnü Kaya ve Fatih Kara için herhangi bir temennide bulunamayacağım ama dilerim ki Ercan Tatı, bu davadan aklanır; aklını başına toplar, doğru kılavuzlarla çalışır.
Ercan Tatı, bundan sonra dostunu düşmanını iyi seçer umarım.
Bugüne kadar dostla düşmanı ayıramıyordu Tatı...
Mesela, seçimlerden önce kendisine en büyük muhalefeti yapan gazeteciyi 'dost' diye kucaklamaz, onun isteklerine boyun eğmezdi.
’“Aman benimle uğraşmasın’” mantığıyla o dosta sırtını dayayarak kamuoyunda küçük düşmezdi.
Tatı, dostla düşmanı ayırabilseydi eğer, seçim öncesi birlikte yola çıktığı silah arkadaşlarının samimi uyarılarına kulak asardı.
’“Sayın Başkan, şu temizlik ihalesinden pis kokular geliyor. Tuzağa düşme’” dediklerinde, dosyayı inceleme zahmetinde bulunurdu.
Koltuğa oturmadan önce birazcık olsun belediyecilik dersini çalışsaydı tatı, çevresindeki rantçıların farkına varırdı.
Sözün bittiği yerdeyiz.
Allah yardımcın olsun Sayın Ercan Tatı...