Yıl 1981... Taa 30 yıl önce...
Mümin amca, Mersinli semtindeki evini iki arkadaşımıza kiralamıştı. Reşit ve Sahip'ten başkasını tanımıyordu.
Bizler de evin misafiri görünüyorduk ama evin sakinleriydik aslında.
Kiralık verdiği evin tam karşısında oturuyordu Mümin amca...
Sabahları perdeyi aralar, evden çıkanları tek tek sayardı.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi...
Çılgına dönerdi evinden o kadar çok insan çıkmasına, ’“Otel mi burası?’” diye kızardı.
Bir gün akşam saatlerinde yağmur başladı. Birkaç saat sonra şiddeti arttı.
Şimşekler çakıyordu, yakınlarımıza yıldırımlar düşüyordu.
Hepimiz yorgunduk. Kimseyi rahatsız etmiyordu gökyüzünün yırtılacak kadar patlaması...
Yağmurun sesi ninni gibi geliyordu hepimize...
Horul horul uyuyorduk.
Sabah yataktan ilk kalkan ben oldum. Evin içinde diz boyu su...
Gözlerime inanamadım.
Ayağım suya değdiğinde irkilmesem, yine de anlamayacaktım başımıza gelenleri...
Arkadaşlarımı uyandırdım, onlar da şaşkınlık içindeydi.
Kitaplarımız, eşyalarımız yüzüyordu evin içinde...
Paçaları sıvadık, tek tek evi terk etmeye başladık.
Mümin amca balkona çıkmış, yine kelle sayıyordu.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi...
O gün karar verdik, Mersinli semtinden taşınmaya... Başka bir semte gittik.
Bunu niye anlattım.
Mersinli semtinde kirada oturduğumuz evde tam 30 yıl önce, arkadaşlarımla birlikte yaşadığım bu sorun, daha yeni halledildi.
30 yıl, dile kolay...
Mersinli'de, Çınarlı'da evleri basan, arabaları yüzdüren taşkınlar artık olmayacak.
Çukurda biriken, göl oluşturan sular, üç pompa ile çekilecek, hem de anında...
2 milyon liraya mal olmuş. Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık.
Saniyede 980 litre su çekiyormuş. Hüüüpleyecek Mersinli'yi...
Mersinli ve Çınarlı'da yaşayanlar, oralardan yolu geçenler, bundan sonra rahat edecek.
Yeni düzenlemeyi duyunca, aklıma geliverdi ev sahibimiz Mümin amca...
Keşke bugünü, rahmetli Mümin amca da görseydi.
Belediyeye defalarca dilekçe yazmıştı, bizi su taşkınlarından kurtarın, diye...
Hiç kimse ilgilenmemiş ya da günü kurtaracak küçük makyajlarla işi idare etmişlerdi.
Mümin amca gibi kader kurbanları, küçücük çabalarla bile mutlu olmuş, isyan çığlıklarına son vermişlerdi.
Bir dahaki su baskınında tüm mahalle, yine belediyedeydi.
Teşekkürler Aziz Kocaoğlu... Mümin amcanın hayattaki son arzusunu yerine getiren başkan olduğun için...