Başbakan Erdoğan'ın ''Kürtaj cinayettir'' söylemi günlerdir bık bık bık konuşuluyor…
Öncelikle ülkemizde açıklanmasına ihtiyaç duyduğumuz bir dünya konu varken, Başbakanımız yine ihtiyaç duyulmayan bir konuda görüş bildirerek beni hiç ama hiç şaşırtmadı, söylemeden geçemeyeceğim…
* * * *
Kürtajı tamamen doğru bulmamakla beraber, yasak olmasına da karşıyım…
Karnında büyümüş bir bebeği aldırmak evet bana göre de cinayet, ama ya isteği dışında hamile kaldıysa?
Ya tecavüze uğradıysa ki, tecavüz artık suç bile değilken bu ülkede...
Bu olayın binlerce yönü var… Hiç bir zaman kürtaj doğrudur ya da yanlıştır denilemez… Ve emin olun tecavüz sonucu doğup nefret edilmektense doğmamayı tercih eder her insan…
Ve yine istenmeyen hamileliğin akla gelmeyecek kadar çok nedeni olabilir…
Doğum kontrol yöntemlerinin yeterince bilinmemesi, bilinse bile çeşitli kültürel veya dini nedenlerle uygulanamaması, normalde uygulanırken bir seferliğine sehven ihmal edilmesi, uygulansa bile o gün için işe yaramaması, hamilelik istenmişken sonradan kimi ekonomik veya duygusal veya başka nedenlerden istenmez hale gelmesi, vs. vs. vs...
Elbette bu sayılanların hepsi de hata… Ve kürtaj yapılsın yapılmasın böyle bir hatanın sonuçları zaten hayat boyu insanın peşini bırakmaz… Ama yapılan hatanın cezasını ömür boyunca, başta hiçbir suçu olmayan çocuk olmak üzere, tüm ailenin sırtına yüklemek nedir ki?
* * * *
Günlerdir okuyorum, izliyorum dinliyorum… Kürtaja dair söylenenler genelde ''Tecavüz durumlarında olabilir ama onun haricinde olmamalı''…
Peki kaç kişi düşünüyor, bir kadın bir çocuğu sadece tecavüze uğradıysa mı istemez?
Ya kendini buna hazır hissetmiyorsa, ya o çocuğa bakabilecek durumda değilse?
Sakın şimdi e korunsaydı o zaman demeyin… Korunmasına rağmen defalarca hamile kalan kadınlar tanıyorum, o kadınlar ne olacak… Sevişmesinler o zaman mı demeliyiz…
Erkek boşalır ve işi biter bir kadın ise bu sürecin her evresini yaşar… Hamile kalır, doğurur, bakar, büyütür, bu süreç hep kadın üstünden ilerler…
Ve, bu süreci kişi eğer istemiyorsa yaşamak zorunda değildir… Hiç kimse istemediği bir çocuğu doğurmak zorunda değildir… Bu konuda kadının söz hakkı normal olarak herkesten fazladır, çünkü beden kadının bedeni…
İnsanların başka bir kişinin bedeni ve hayatıyla ilgili kendilerinde bu kadar söz hakkı bulmaları bana fazlasıyla anlamsız geliyor…
Bu söylem böyle kısaca ''kürtaj cinayettir'' demekle de kestirilip atılamaz… Hamile kalan kadının nasıl ve ne şekilde hamile kaldığı gibi, çocuğu nasıl bir ortamda yetiştireceği de önemlidir... Önemli olan yargılamadan önce bütün önyargıları bir kenara atarak, empati kurarak değerlendirmektir bunu…
Kürtaj cinayettir, kimse kürtaj olmasın, herkes doğursun sonra da sokağa atsın… Sokak çocukları ve çocuk istismarları tavan yapsın… Bu mudur yani? İstenmeden doğan, sokağa cami önlerine ve yetimhanelere terk edilmiş, başına onca felaket gelmiş, cinsel istismara uğramış, sayısız çocuğun günahı da ''kürtaj cinayettir'' diyen zihniyetin boynuna o zaman…
Kürtaj cinayet değildir, asıl cinayet, doğurduğun çocuğu sokağa, cami avlusuna bırakan zihniyettir.
* * * *
Elbette ki kürtaj hiçbir kadının sevinerek alacağı bir karar değildir…
Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi de değildir…
,Ama kürtaj cinayettir demek, kendini bilmezliğin uç noktasıdır bence...
Belki bazılarına göre cinayet gibi görünebilir ama, kimse keyfine kürtaj yaptırmaz zaten… ''Ay bu bana hiç yakışmadı, alın bunu buradan'' demez herhalde hiçbir kadın…
Doğurmak isteyen bir kadına zorla kürtaj yaptırmak cinayetse, doğurmak istemeyen bir kadına zorla doğuracaksın diye ısrar etmek de aynı derecede cinayettir benim gözümde… Birinde kadını öldürürsün, diğerin de çocuğu...
Aile Planlaması ve Ana Çocuk Sağlığı birimlerine kaç çocuk gelin geliyor, haberiniz var mı? Kaçı 18 yasından önce henüz bedeni gelişmemişken hamilelik esnasında ve sonrasında sorun yaşıyor biliyor musunuz?
Kaç Türk erkeği zahmet edip prezervatif kullanıyor, ya da diğer doğum kontrol yöntemlerini bir bilginiz var mı?
Peki ya kaç kadın kocasının evlilik içi tecavüzüne uğruyor, istemediği halde hamile kalıyor?
Ben diyorum ki, başbakanımız kadınların karınlarındaki potansiyel çocuklara kafa yoracağına, önce bu sorulara, hatta çocuk yaşta dedesi yaşında adamlarla evlendirilenlere, babasının amcasının dayısının tecavüzüne uğrayan çocuklara, cezaevlerinde yetiştirme yurtlarında tecavüze uğrayan çocuklara falan kafasını yorsun…
Seçilmişlerin öncelikli görevi bu olmalı…
* * * *
Unutulmasın…
Kürtaj bir haktır…
Kürtaj, 10. haftaya kadar yasal bir haktır…
Kürtaj hakkı; kadınların yaşam hakkıdır…
Kürtaj, bir kadının vücudu üzerinde söz söyleme hakkıdır…
Sadece bu hakları nedeniyle, hiç ama hiç kimse kürtaj olan kadını katil ilan edemez…
Son söz: Kürtaj bir cinayet değildir... Kürtaj kadının sorumluluğudur… Kürtaj bir anne sorumluluğu, bir anne cesaretidir... Buna karar vermesi gereken devlet ya da toplum değil, bizzat annedir… Baba bile, baba olsa dahi annenin kararına saygı göstermek zorundadır…Devlet devletliğini böyle durumlarda göstermeli, medeniyetsiz toplumların şerrinden anneyi ne karar verirse versin korumalıdır…