EGEDESONSÖZ – Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Örentaht Mahallesi’nde yaklaşık üç yıldır tartışma konusu olan kömür ocağı projesinde bölge halkının açtığı hukuk mücadelesinden sonuç çıktı. Yatağan Termik Enerji Santrali’nin linyit ihtiyacını karşılamak amacıyla DYGMadencilik Şirketi tarafından planlanan kömür ocağı projesine verilen “ÇED gerekli değildir” kararı, Danıştay tarafından da hukuka aykırı bulunarak kesin olarak iptal edildi.

Aydın Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı Örentahtlılar ve Latmos Platformu tarafından dava açılmıştı. Hukukçu Mehmet Çilsal’ın hazırladığı dava dilekçesi kapsamında görülen davada Aydın 2. İdare Mahkemesi, 25 Temmuz 2025 tarihli kararıyla söz konusu işlemin iptaline hükmetmişti.

Kararın temyiz edilmesinin ardından dosyayı inceleyen Danıştay, ilk derece mahkemesinin iptal kararını hukuka uygun buldu. Danıştay’ın 19 Şubat 2026 tarihli kararında temyiz istemleri reddedilirken, Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin kararı oyçokluğuyla onandı. Kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca kesin olduğu belirtildi.

683 HEKTARLIK RUHSAT SAHASINDA PLANLANMIŞTI
Yatağan Termik Enerji Santrali’nin linyit ihtiyacını karşılamak amacıyla planlanan proje, Bozdoğan Örentaht Mahallesi’nde 683,72 hektarlık işletme ruhsat sahası içerisinde gündeme geldi. Projenin ilk aşamasında yaklaşık 147,01 hektarlık alan ÇED alanı olarak belirlenirken bu alan Aydın ve Muğla illerinin sınırlarını kapsıyordu.

Proje sahibi şirketin, alanın Muğla sınırları içerisinde kalan 69,01 hektarlık bölümünden vazgeçmesiyle proje alanı Örentaht’ta yaklaşık 78 hektara düşürüldü.

Söz konusu alanın mera, çayır, otlak, tarım ve orman niteliğindeki arazilerle birlikte linyit rezervlerini de barındırması, proje nedeniyle bölge halkı ile şirket arasında uzun süren bir hukuki sürecin yaşanmasına neden oldu.

58 PARSEL İÇİN ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI
Proje kapsamında tarım alanlarında bulunan 58 parsel için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27’nci maddesine dayanılarak acele kamulaştırma kararı alınması da bölge halkının tepkisine neden oldu.

Acele kamulaştırma işleminin dayanağı ise Cumhurbaşkanı’nın 1 Kasım 2024 tarihli ve 9088 sayılı kararı oldu. Söz konusu karar 2 Kasım 2024 tarihli ve 32710 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

DANIŞTAY: TARIM ALANLARI, ZEYTİNLİKLER VE SU KAYNAKLARI YETERİNCE İNCELENMEDİ
Danıştay kararında projenin çevresel etkilerine ilişkin önemli tespitlere yer verildi.

Yüksek mahkeme değerlendirmesinde, madenin işletilmesi, pasa depolanması ve taşınması sırasında oluşacak tozun proje alanının çevresindeki 3 kilometrelik mesafede bulunan zeytin ağaçları ile tarım alanlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Kararda, bu etkilerin giderilmesine yönelik alınması öngörülen önlemlerin yeterince incelenmediği belirtildi.

Ocak ve pasa alanlarının büyük bölümünün ekili tarım arazileri üzerinde kurulmasının, dağlık arazi yapısı ve bölgedeki tarım alanlarının sınırlı olması nedeniyle tarım arazisi kaybına yol açabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Ayrıca proje tanıtım dosyasında bazı eksikliklerin bulunduğu, projenin hayata geçirilmesi halinde ortaya çıkabilecek veya çıkma ihtimali yüksek sorunların yeterince değerlendirilmediği belirtildi.

DEPREM VE SU ETKİSİ DE YETERİNCE ARAŞTIRILMADI
Danıştay kararında, proje alanının deprem bölgesinde bulunmasına rağmen bu yöndeki analizlerin yeterince dikkate alınmadığına da işaret edildi.

Projenin yüzey ve yeraltı sularına olası etkilerinin de yeterli düzeyde incelenip açıklanmadığı kaydedildi.

Bu gerekçeler doğrultusunda Danıştay, eksik araştırma ve değerlendirmelere dayalı olarak verilen “ÇED gerekli değildir” kararında mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna vardı.

DANIŞTAY KARARI KESİNLEŞTİRDİ
Danıştay, Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin 25 Temmuz 2025 tarihli, E:2024/1196 ve K:2025/701 sayılı kararının temyiz edilen kısmını onadı. Temyiz istemleri reddedilirken kararın oyçokluğuyla alındığı belirtildi. Dosyanın yeniden Aydın 2. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildi.

Örentahtlılar ve Latmos Platformu ile hukukçu Mehmet Çilsal tarafından yapılan açıklamada karar, “Örentahtlıların hukuk zaferi” olarak değerlendirildi.

Whatsapp Image 2026 08 12 At 13.53.26

Türk bayrağını yakıp kaçan şahıs gözaltına alındı!
Türk bayrağını yakıp kaçan şahıs gözaltına alındı!
İçeriği Görüntüle

Yapılan açıklama şu şekilde:

YAKLAŞIK 3 YILDIR KÖMÜR KABUSU GÖREN ÖRENTAHLILARIN HUKUK ZAFERİ !

Yatağan Termik Enerji Santrali’nin linyit ihtiyacını karşılamak için DYGMadencilik Şirketi’nin Aydın İli, Bozdoğan İlçesi, Örentaht Mahallesi’nde 683,72 hektarlıkİşletme Ruhsatı sahasında planlamış olduğu“Kömür OcağıMaden İşletme Projesi” hakkında Aydın Valiliği’nindüzenlediği ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR işlemi,Gönüllü Hukukçu Mehmet ÇİLSAL’ın hazırladığı dava dilekçesi ile Bilirkişi Raporu’nu esas alan Mahkeme Heyeti’nin oybirliği kararıyla İPTAL EDİLMİŞTİ

Proje’nin başlangıcında 683,72 hektarlık Ruhsatın yaklaşık 147,01ha’lık alanı ÇED Alanıolarak belirlenmişken bu haliyle Aydın ve Muğla illerinin sınırlarını kapsamaktaydı. Ancak süreç içerisinde faaliyet sahibi tarafından ÇED alanının Muğla İli sınırları içerisinde kalan 69,01 ha’lık kısmının tamamından vazgeçmesi sonucunda geriye Örentaht’ta 78ha’lık alankalmıştı. Söz konusu ÇED/Proje Alanı’nın hem “Mera-Çayır-Otlak”, “Tarım” ve “Orman” Alanı vasıflı hem Linyit rezervli alan olması nedeniyle Şirket ve Halk arasında bu yüzden husumet oluşmuştu. Çünkü tarım alanlarındaki 58 parsel için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27’nci maddesi gereğince ve Cumhurbaşkanı’nın02.11.2024 tarih, 32710 sayı nolu Resmi Gazete’de ilan edilen 01.11.2024 tarih, 9088 sayı nolu İşlemi’ni dayanak yapanMaden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü(MAPEG)tarafındanacele kamulaştırma kararı verilmiş olması bölge halkı için kabus olmuştu. Ancak temyiz başvurusunun devamında dosya Danıştay’da görülmeye başlandı. Yüksek yargımızcayapılandeğerlendirmede madenin işletilmesi, pasa depolanması ve taşıması sırasında sürekli toz oluşmasının proje alanı çevresinde 3 kilometre mesafe içinde bulunan zeytin ağaçlarını ve çevredeki tarım alanlarını olumsuz etkileyeceği ve alınacak önlemlere ilişkin inceleme yapılmadığı, ocak ve pasa alanının tamamına yakınının ekili tarım alanı üzerinde kurulacak olmasının bölgenin dağlık ve tarım alanının azlığı nedeniyle tarım alanı kaybına neden olacağı, toz etkisinin ekili dikili tarım alanlarına olumsuz etkisinin olacağı, proje tanıtım dosyasında bazı eksikliklerin ve yeterli inceleme yapılmayan hususların bulunduğu, projenin hayat geçirilmesi durumunda oluşacak ya da oluşma ihtimali yüksek olan sorunların çözümünün yetersiz olduğu, alanın deprem bölgesi olması nedeniyle bu yönde analizlerin de dikkate alınması gerekirken alınmadığı, projenin gerek yüzey gerekse yer altı suyuna etkisinin yeterli derecede incelenerek açıklanmadığı, bu haliyle eksik araştırma ve değerlendirme ile hazırlanan proje tanıtım dosyasına dayalı tesis edilen dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz istemlerinin reddine,

2. Temyize konu Aydın 2. İdare Mahkemesinin 25/07/2025 tarih ve E:2024/1196, K:2025/701 sayılı kararının temyiz edilen kısmının Üye H....'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 19/02/2026 tarihinde karar verildi.

“Hukuk; biz onu işletirsek var”.......Yaşasın hukuk, yaşasın adalet !

Örentahtlılar ve Latmos Platformu

Hukukçu Mehmet ÇİLSAL